• 05 Nisan 2019, Cuma 8:49
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

Hıristiyanlığın Kısa Tarihçesi (3)

Misyonerliğin de kurucusu kabul edilen Saint (Aziz) Pavlus: Tarsus’ta doğmuş ve Roma İmparatorluğu vatan­daşlı­ğını ka­zanmış bir Yahudi’dir. Kudüs’e Yahudi din adamı olmak, yani ‘Hahamlık’ öğrenmek için gitmiştir. Bir müddet geçimini çadır dikip satmakla kazanmıştır. İlk za­manlar İsevilere her türlü zulmü, işkenceyi ve katliamı yapmış ve yapanların içinde bu­lunmuştur.

Şam tarafına kaçmakta olan Hıristiyanları takip ederken, Hz. İsa’nın gö­rüntüsüyle karşı­laşmış, onun etkisinde kalarak güya tövbe etmiş­tir.(1) Bu mucizevî olaydan sonra, Bir müddet Şam’da Hıristiyanlık fikirleri ile meşgul olmuş, daha sonra kendini Hıristiyanlığa adamış, Kudüs’e gelmiş, Aziz Petrus ve Hz. İsa’nın kardeşi olarak tanınan Yakup’la tanışıp, Havariler arasına karışmıştır. Aziz Barnabas’a yar­dımcı olmak üzere Antakya’ya gitmiş, ora­dan Kıbrıs, Perge, Pisidya, Parafilya, İkonion (Konya), Lystra (Konya-Hatunsaray), Demre ve Antalya’yı gezmiştir.

Tekrar yanına bazı kişileri alarak Galatya, Lystra (Hatunsaray), Makedonya, Selanik, Atina, Korinthos, Efes ve Kudüs güzergâhında ikinci gezisini yapmıştır.

İkinci bir Makedonya gezisinden sonra Kudüs’te tutuk­lan­mış, Yahudilerin kendisine düşman olduklarını ileri sü­rüp, Ku­düs’te yargılanmayı kabul etmeyerek, Roma vatan­daşı olduğu için Roma’da yargılanmayı istemiş, Roma’ya götü­rülürken ge­mileri kazaya uğramış ve üç ay Malta’da kalmış­tır. Bilahare gittiği Roma’da iki yıl yargılanmayı beklemiş ve Yeni Ahitteki mektuplarının bir bölümünü bu­rada yazmıştır. Kesin olmamakla beraber MS 67 yılında Roma’da ölmüş­tür.

Bazılarına göre Pavlus; Misyonerliğin mucidi, Hıristiyan­lığı da kuran ve yayılmasını sağlayan bir kişi ola­rak bilinirse de,  Bazı ilim erbabına göre de; o hiçbir zaman katı ve katıksız bir Yahudi hahamı olmaktan ayrılmamıştır. Fakat zorla ve baskıyla Hıristiyanlığın yayılmasının önüne geçile­meyeceği, baskı ve zulümlerle bu din mensuplarını inançla­rından vazgeçiremeyece­ğini anlayınca, Hıristiyan görünüp Hıristiyanlığı bozmaya, deje­nere etmeye çalışmıştır.(2)

Bu sa­hada temayüz eden ve eserleri bulunan Harputlu İshak Efendi bu görüşte olanlardan biridir ve şöyle demiştir:

“İsa Aleyhisselâm’ın hak dini kısa zaman sonra düş­man­ları tarafından sinsice değiştirildi. Pavlus adın­daki bir Yahudi, Hz. İsa’ya inandığını söyleyerek ve İseviliği yay­maya çalışıyor görünerek Allah’ın indirdiği İncil’i yok etti.”(3) 

2. yüzyıla gelindiğinde dinî, siyasî, iktisadî nedenlerle Roma İmparatorluğu ikiye ayrıldı, daha sonraki dönemlerde yine aynı nedenlerle Ortodoksluk adı ile yeni bir mezhep ortaya çıktı. 16. Yüzyıldan itibaren de Alman Papaz Martin Luther (Ö. 1546) tarafından Hıristiyanlığın üçüncü ana mezhebi olan Pro­testanlık kuruldu. Bugün sayıları takribi olarak 2 milyara yakla­şan Hıristiyan nüfusun P’si Katolik, 0’u Protestan, ’si Ortodoks, =ediğer gruplardan oluşmaktadır.(4)

Başlangıç yıllarında Hz. İsa ve Havarilerin ellerinde Tev­rat’tan başka kutsal kitap yoktur. Hz. İsa’nın kısa süren pey­gamberlik döneminde de, İsevîlikle ilgili tek kelime yazılma­mıştır. Hıristiyanlık umdeleriyle ilgili ilk bilgileri Pavlus (ken­disi Havari değildir, Hz. İsa’yı görmemiştir) etrafa gönderdiği mektuplarda bahsetmeye başlamış, daha sonra başta havari Petrus olmak üzere, Havarilerin kaçtıkları yerlerde İncil adı altında nüshalar yazılmaya başlanmıştır.(5)

 Bu İnciller yazılın­caya kadar Hıristiyanların kullandığı, hükümlerinden faydalan­dığı Tevrat bablarına “Eski Ahid”, Havarilerin ve onlardan son­ra­kilerin yazdığı İncillere de “Yeni Ahid” denmiştir. Ama bu dö­nemde yazılan yani havarilerin yazdığı İncillerin hiçbirisi (Barnabas İncili hariç) bugün mevcut değildir, orijinal nüshaları kaybolmuştur. Bugün eldeki İnciller bu dönemde, yani havarile­rin kaçtıkları yerlerde yazılanlardan kopya edilen İnciller olduğu söylen­mektedir.(6) Fakat havarilerin yazdığı İnciller ile, bugün eldeki kopyalarının yazılma zamanları arasında nerdeyse 2 asra varan bir zaman farkı olduğu, değişik metotlarla ispat edilmek­tedir. 

İznik’te toplanan Konsüle gelinceye kadar binlerce hatta bazılarının değerlendirmelerine göre üst üste yığılsa Mısır Pira­mitlerinden daha büyük tepeler oluşturacak kadar tür ve çeşitte, birbirini tutmayan, değişik inanç ve itikat bilgileri içeren İnciller yazılmıştır.(7) Tabi bu İnciller bugünkü anlamda kitaplar gibi düşünülmemelidir.

Dipnotlar:

1-Yaşayan Dünya Dinleri, Komisyon, DİB Yay. Ank. 2010, s. 87.

2-Yaşayan Dünya Dinleri, Komisyon, DİB Yay. Ank. 2010, s. 86.

3-Harputlu İshak Efendi, “Cevap Veremedi”, Hakikat Yay. İst. 1995. s. 3.

4-İslâm Ansiklopedisi, TDV Yay. c. 17, s. 346.

5-İslâm Ansiklopedisi, TDV Yay. c. 17, s. 345.

6-Yaşayan Dünya Dinleri, Komisyon, DİB Yay. Ank. 2010, s. 78.

7-İncilin insan yazması olduğu Kaliforniya Üniversitesi Eski Ahit

Profesörü Friedman Who Wrote teh Bible   (İncili Kim Yazdı) adlı

kitabında İncillerin Hz. İsa’dan çok sonra yazıldığını çeşitli metotlar 

kullanarak ispat etmiştir.  Zafer Dergisi, 1988, sayı133, s. 38. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık