• 27 Aralık 2015, Pazar 10:58
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

Hile ? Desise
Sen usandırma eli, el de usandırmaz seni

Hilekârlık eyleme, kimse dolandırmaz seni

Dest-i âdâdan soğuk su içme kandırmaz seni

Korkma düşmandan ki, âteş olsa yandırmaz seni

Müstakim ol ki hazreti Allah utandırmaz seni

 

Doğruluğun zıddı; yalancılık, sahtekârlık ve hilekâr­lık­tır. Bunlar şeytanın sıfatlarıdır. Çünkü bu kötü huy ve has­letleri ile şeytan, Âdem a. s. ve Havva anamızı kandı­rıp cen­netten çıkarılmalarına sebep olmuştur. Şeytanın akıbeti nasıl kötü olmuş, lânetlenmiş ve Allah’ın rahme­tinden uzaklaştı­rılmış ise, onun sıfatlarına ortak olan hilekârların da akıbetle­rinin iyi olmayacağını Allah ve Resülü bildirmiştir.

Baştaki beyitte şâir de buna dikkat çekmiş, hilekârlık yapmayana kimse­nin bu kötülükle mukabele etmeyece­ğini dile getirmiştir. Yüce Allah(c.c.): “Hile ve komplolar kime lâyık ise onun boynuna dolanır”([1]) buyurur.

Hz. Mevlânâ şöyle der: “Sen Süleyman gibi (hilesiz ve desisesiz) ol ki, Şeytanlar sana köşk ve saray yapılması için yardımcı olup, taş kessinler” (13591).

Şâir Nâbî’nin bu hususta çok çarpıcı bir beyti var:

Olmuş o kadar halk-ı cihân mekrde üstad

Kim sâbıka-i şöhret-i şeytân unutulmuş

“Dünya halkı hilekârlıkta o kadar maharet kesp etmiş ki Şeytanın bu hu­sustaki eski şöhreti unutulup gitmiş, şeytana pabucu ters giydirenler günü­müzde pek çok”

Peygamberliğini iddia eden bir yalancı halife Memun’a getirilir, Memun; “sen peygamber misin?” der, muhatabı “evet” cevabı verir. Memun; “sen gaibi bilir mi­sin?” der, öteki “evet” der. Memun; “o halde benim şu anda zihnimden geçeni bilirsin söyle bakalım” deyince, hilekâr kişi; “evet sen şu anda benim bir sahtekâr oldu­ğumu düşünüyorsun” ceva­bını verir. Halife bu uyanığın cevabına güler ve bir daha bu iddiada bulunmayacağına dair söz alır ve serbest bırakır.

Osmanlının ilk dönemlerinde Karamanoğulları da ner­deyse onların gü­cünde bir beyliktir ve onlarla çok sür­tüşmüş, tepişmiş, onların idaresi altına girmemek için ne gerekirse yapmıştır. Aralarında akrabalık bağları da olan bu beylere Osmanlı Sultanları çok müsamahakâr dav­ranmış her isyan sonu yeni­lip yakalanan Karaman Beyle­rini “bir daha isyan etmemek üzere” yemin etti­rip sal­mışlardır. Onlardan bazıları da bu yemini edeceğinde hilekârlık ya­pıp koyunlarına bir gü­vercin sokar ve “bu can bu gövdede durduğu müddetçe Os­manlıya bir daha isyan etmeyeceğine” yemin eder, ama dı­şarı çıkınca kuşu salar ve bildiğini okurmuş. Bu da hilekârlı­ğın bir çeşidi.

 

Dipnot:

1- Fâtır Sûresi, 35.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık