• 11 Ekim 2015, Pazar 0:00
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

HASED
 

İslâm’ın şiddetle menettiği, kötü gördüğü ahlâk ve huylardan birisi de hasettir.

Haset kıskançlık, çekememezlik bir cemiyette yaygın ise, o toplumda hu­zur ve saadet olmaz. Fitne ve fesat çoğalır. İnsanların birbirlerine gü­venleri kalmaz. Güzel şeyler, iyi şeyler, terakki ve atılımlar hasut kişiler tarafından baltalanacağı için, ilerleme kaydedilemez. Bir öncekinin yaptı­ğını bir sonra gelen yıkıp yok edeceği için, böyle milletlerde ilerleme görülemez. Hatta Resûlullah’ın buyurduğu gibi, çoğunluğunu hasetçilerin meydana getirdiği milletler helâk olmaya veya çeşit çeşit bela ve musibet­lere maruz kalmaya mahkûmdur.

Şeytanı Allah'a isyan ettiren, Âdem Aleyhisselâma verilen nimetlere ha­set etmesidir. Onun için hasutların piri, lideri, önderi, rehberi şeytandır.

Yeryüzünde ilk cinayeti işleyen Âdem Aleyhisselam'ın oğlu Habil, kar­deşini kıskançlık ve haset yüzünden öldürmüştür.

Yusuf Aleyhisselam'ın babasının yanındaki sevgisini çekemeyen kar­deşleri onu kuyuya atmışlardır.

Osmanlı ordusunun, azda olsa yenildiği savaşlar tetkik edilecek olursa, ekserisinde hezimet sebebi olarak karşımıza yine hasetlik, yani zor du­rumda kalan bir kumandana başka bir paşanın veya kumandanın kıskançlık ve çekememezlik yüzünden zamanında yardım etmemesi çıkacaktır.

1947 de Arap İsrail savaşında Arap orduları Kudüs'e girmek üzeredir­ler. Ama Ürdünlü Gallup Paşa, Iraklı ve Türk asıllı Tabakcalı Paşa, Suriyeli ve Mısırlı paşalar Kudüs'e önce sen gireceksin, ben gireceğim kavgasına tutuş­muşlar, onların kavga ile geçirdikleri zamanda Yahudiler toparlanıp saldırıya geçmişler ve Kudüs'e girmek mümkün olmamıştır.  Misaller daha da çoğaltı­labilir.

Haset ve çekememezliğin neticesi bu kadar kötü olduğu için, İslâm şid­detle haram kılmış, hasedin münafıklık alâmeti olduğunu, Allah'a isyan ve itiraz manası taşıdığını, ateşin odunu yakıp tükettiği gibi, hasedin de iyi ve güzel amelleri eritip ettiğini bildirmiştir.

Gerçek mümin kati surette haset etmez, gıpta eder. Kendinden daha önde koşan bir kardeşinin ayağına çelme takmaz. Bilâkis düşerse elinden tutar. Ona ulaşabilmek hatta geçebilmek için var gücüyle çalışır.

Bu düsturları Resûlullah Efendimiz şu veciz sözleri ile ne güzel dile geti­rir: "Kendi nefsi için isteyip arzu ettiği şeyleri, mümin kardeşi için de isteyip arzu etmeyen kişi kâmil mümin değildir.’’ ([1])

Sözlerimizi Hz. Musa zamanından bir kıssa ile bitirelim.

İki komşu var. Birisi zengin ve varlıklı, öbürü fakir ve yoksul. Fakir olan Hz. Musa’ya münacatla: "Tur dağına gidip Allah’la konuştuğun za­man benim için istirhamda bulunda bana da biraz mal mülk versin" der.

Hz. Musa Tur'da: "Ya Rab sana her şey malum. Falan kulunun halini benden iyi bilirsin ama bana şöyle şöyle söyledi” deyince Yüce Allah bu­yurur ki: "Ey Musa o kulum çok hasuttur. Ben hasut ve kıskanç olanlara servet ve saman vermem. Onun hasutluk derecesini anlayabilmen için de ki, Allah her istediğini verecek ama bir şartla sana ne verirse zengin komşuna iki katını verecek.”

Hz. Musâ adama bunları anlatır ve söyle bakalım ne istersin deyince, adam; "Bir gözümün kör edilmesini istiyorum" der. Böylece komşusunun iki gözünün kör olmasını isteyecek kadar hasette ifrata gidenlerin şerrinden Allah muhafaza buyursun.

Namazlarda sık-sık okuduğumuz Felâk suresinde Yüce Rabbimiz, sevgili Peygamberimize dolayısıyla onun şahsında bizlere:

"Haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden Allah'a sığınırım de" ([2]) bu­yu­rarak konunun ehemmiyetini bizlere bildiriyor.

Yengeç avcıları avladıkları bir yengeci kovaya koydukları zaman çok dikkat ederler, kaçmaması için sık sık kontrol ederlermiş. Ama ikinci ve daha fazla yengeci kovaya koydular mı hiç aldırmazlar ve bakmazlarmış. Çünkü hangisi kovadan çıkmaya kalksa ötekiler mutlaka onun ayaklarından tutar, asılır ve çıkmasını önlerlermiş.

Hasetlik buna benzer ve hasut insanların çok olduğu cemiyet huzur ve saadet bulunmaz. Recâizâde Mahmut Ekrem’in dörtlüğü ile makâlemizi biti­relim:

Hasetperverlerin hâli yamandır

Ki yoktur bir bela beter hasetten

Sarılmış nefse bir müz’iç yılandır

Ki çıkmaz çıkmadıkça can cesetten.

 

 

Dipnotlar:

1-Müslim, İman, 71.

2-Felak Sûresi, 5.

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık