• 05 Ocak 2015, Pazartesi 8:35
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

HARF DEVRİMİ TÜRKÇE-OSMANLICA-2
  Emevîler döneminde devlet adamları kadrolu memurlar tahsis edip, ellerine büyük paralar verip, küffar diyarlarından bile kıymetli kitapları toplatmışlar,( ) yazılan kitapları altınla tartıp yazarlarını mükâfatlandırmışlar,( ) Yapılan savaşlarda yenilen Bizans, Pers gibi devletlerden savaş tazminatı olarak altın, gümüş, para ve kıymetli eşyalar değil, kitap talep etmişlerdir. “Hârun Reşîd Amoria ve Ankara’nın fethinden sonra tazminat olarak Yunan el yazmalarını istemiştir. “Halife El Me’mun Bizans İmparatoruna mektup yaza¬rak, depolarda, izbelerde, dehlizlerde... Okunmayan antik yunan eserlerinin kendisine gönderilmesini istemiş, impara¬tor da bunları göndermiştir.”( ) “Yine El Me’mun, Bizans Kralı 3. Michael’e karşı ka¬zandığı zaferden sonra, tazminat olarak antik filozofların henüz Arapçaya çevrilmemiş eserlerini istemiştir.”( ) İslâm dünyasında ilk kitapçı dükkânları Abbasiler döneminde ortaya çıkmıştır. El Yakubî Bağdat’tan bahsederken sadece bir mahallesinde yüzden fazla kitapçı dükkânının olduğunu yazar.( )  Endülüs halk ve idarecileri kitap ve okumaya o kadar hevesli imişler ki, etraf devletlerden gelen elçiler onlara hediye olarak kitap getirirlermiş.( ) Henri Peres’e göre bir Endülüslünün nazarında kitap mücevherden daha kıymetli idi.( ) Endülüs Müslümanları o gün için dünyanın en kültürlü milletidir, okuma yazma oranı Avrupalılara nazaran kıyas kabul etmeyecek kadar fazladır. Avrupa’da o dönemde saray mensupları ve papazlardan başka okur-yazar bulmak pek nadir iken, Endülüs Müslümanlarının nerdeyse tamamı okur-yazardır.( )  Avrupa’nın kalkınmasını yani Rönesans’ı Endülüs kültür ve medreselerinin hazırladığı hususunda bugün bütün dünya hem fikirdir. Fransız fizikçi Pier Curie şöyle der: “Kral Şarlman İspanyayı Müslümanlardan aldığında, Gırnata sarayının meydanında, bir milyon el yazması eseri şenlikler yaparak yaktırdı. Bunlardan bize sadece 30 eser intikal etti. Biz bu otuz eserle atomu parçaladık ve Ay'a çıktık. Eğer o yakılan kitapların yarısı kalsaydı, bugün galâksiler arasında seyahat eder olacaktık.”( ) Endülüs devleti son bulunca “Kraliçe İsabella’nın günah çıkardığı papazı Kardinal Francesco Ximines de Cisneros, Müslüman kitaplarının tasfiyesini organize etmiştir. 1499 yılında Granada’daki Plaza de Bibarrambla’da 80.000 kitap yakılmıştı.”( )  Rönesans sonrasını bir kenara bırakırsak kitap ve kütüphane yakma hususunda Avrupa’nın sicili hiçte temiz değildir. “Roma Kralı Jul Sezar’ın Mısır’ı işgali sırasında meşhur Museion Kütüphanesi’nin bütün kitapları yakılır. Klopatra bu kitapları telâfi etmek için Bergama Kütüphanesindeki kitapla¬rın bir kopyasını çıkartır. Fakat bunlar da yine bir Patriğin kurbanı olurlar. MS 336 yılında bu patrik mezkur kütüphanede, ne kadar kitap varsa hepsini yaktırır. Yine Patrik Teofilos, antik dünyanın en büyük kütüphanesi kabul edilen Serapeion Kütüphanesini ve kitaplarını yaktırır.”( )  “Kütüphanelerin Hikayesi” isimli kitap yazan Fred Lerner’in şu tespiti de çok çarpıcı: “Her ne kadar Papalar yüzyıllar boyunca kitap toplamışlarsa da, Ortaçağ yaşantısının kargaşasından ve papalığın 1309 yılında Avignon’a taşınmasından sonra hayatta kalan hiçbir daimi papalık kütüphanesi olmamıştır. Bugün dünyanın en büyük hazinelerinden biri olan Bibliotheca Vaticana’nın (Vatikan Kütüphanesinin) kuruluşu 1450 yılarına gitmektedir.”( )  Ali Ulvi Kurucu merhum, bir turistin hatıra defterinde, Endülüs medeniyetinin azameti hususunda şöyle bir cümle okuduğunu yazar: “Endülüs İslâm devletinin kalıntıları bu derece azamet ve ihtişam sergiliyor. Acaba bu devlet saltanatı zamanında nasıldı?”  Dünyada en çok kitap Hz. Muhammed’le ilgili yazılmıştır. Dünyada en çok okunan kitap Hz. Muhammed’in getirdiği Kur’an’dır. Dünyada en çok konulan isim Muhammed’dir. Dünyada en çok sevilin ve muhabbet edilen insan Hz. Muhammed’dir. Ezanlar, salâvatlar sayesinde kâinatın her yeri bir an Muhammed lafzından hali (boş) kalmaz.   Dipnotlar: 1- Mehmet Özdemir, “Endülüs Müslümanları-İlim-Kültür ve Sanat” TDV Yay. Ank. 1997, s. 15. 2- Hâlife El-Me’mun, Huneyn b. İshak’a, Arapça’ya ter¬cüme ettiği eserlerden bazılarını altınla tartar, bazıları için de 500 dinar verirdi  (bir işçinin aylığının 5-6 dinar olduğu bir dönemde). 3- Ahmet Çelebi, “İslâmda Eğitim ve Öğretim Tarihi”,Terc.Ali Yardım,Damla Yay.İst.1976,s.179.    4- Sigrid Hunke, “Avrupa’nın üzerine Doğan İslâm Güneşi”, Çev. Servet Sezgin, Bedir Yay.  1972, s. 273.    5- Ahmet Çelebi, a. g. e. s. 54.  6- Mehmet Özdemir, “Endülüs Müslümanları”, TDV Yay. Ank. 1994, s. 113.  7- Mehmet Özdemir, “Endülüs Müslümanları-İlim-Kültür ve Sanat” TDV Yay. Ank. 1997, s. 12. 8- İbrahim Refik, “Tarih Şuuruna Doğru-4”, Albatros Yay. İst. 2004, s. 95.   9- Sare Kurucu,“Bir Ömürden Sayfalar(Ali U.Kurucu’dan Hatıralar)”Marifet Yay.İst.2002.s, 227.  10- Fred Lerner, “Kütüphanelerin Hikâyesi”, Bileşim Yay. Çev. Dilek Çenkciler, İst. 2007, s. 113. 11- Sigrid Hunke, a.g.e, s. 260.    12- Fred Lerner, a. g. e. s. 153.   

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık