• 30 Kasım -1, Pazartesi 0:00
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

GÜLZAR (Gül Bahçesi) -3
Güle kendisini fazlasıyla kaptıran, ona vuslat için ça­ba­larken maktül veya kafeslere mahkûm olan bül­büller gibi, gülün aşkıyla yanan, aşk sar­hoşu olan ve kendisini anlama­yan avam’a derisini yüzdüren Seyyid Nesîmî’nin şu okuyanı mest eden gül şiirine ba­kalım:

Bugün ben şâhımı gördüm,

Çeşmi cemâli güldür gül,

Oturmuş postun üstüne,

Postu destârı güldür gül.

Gül olanın aslı güldür,

Peygamber’in nesli güldür,

Sağ oturan erenlerin,

Bezmi visâli güldür gül.

Kurusu gül yaşı güldür,

Toprağı gül taşı güldür,

Girdim şâh’ın bahçesine,

Cümlesi aşı güldür gül.

Gel ha, gel ha gül Nesîmî,

Geldi yine gül mevsimi,

Bu feryat bülbül sesi mi?

Sesi feryadı güldür gül.        

Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı, Sev­gili Peygam­be­rimiz Hz. Muhammed’i dünyaya ve özel­likle aziz Milletimize daha iyi tanıta­bilmek, O’nun âhir za­man Pey­gamberi, iki cihân Peygamberi, ins ve cinnin Pey­gamberi, ekmel ve efdal insan oldu­ğunu daha iyi öğrete­bilmek için 1989 yılından beri Mev­lit Kandili haftasını, yani O’nun dünyayı teş­riflerinin sene-i devri­yesi olan günün haftasını, Kutlu Do­ğum Haftası olarak canlı bir şekilde yaşanmasını kararlaş­tırmış ve birçok hayırlı faali­yetlerin yapılmasına vesile ol­muştur. Bu haftanın sloganı da “Sevdikleri­nize bir gül ve­rin”     cüm­lesidir.

Almanya’nın en meşhur gül metühassısı Conrad Adenauer 91 yaşında vefat etmiş, bir alman bilginine göre bu uzun ömrünü güllerle meşgul ol­ma­sına bağlı imiş. Stuttgart Üniverstesi nebatat Enstitüsü doçentlerinden Dr. Kurt, güzel kokunun tansiyonu düzenlediğini ispat etmiştir.([1])       Ecdadımı­zın hastalara gül ve çiçek götürmesindeki, taşa, toprağa, mermere, kâğıda kısacası her yere çiçek motifleri işlemesindeki hikmette böylece ortaya çıkmış oluyor.

Sünbül Sinan Hazretleri müritlerinden, sonradan Merkez Efendi diye şöhret bulacak olanı çok severmiş, ötekiler de bunu kıskanır, sebebini bir türlü bilemezlermiş. Bir gün müritlerinden çiçek getirmelerini istemiş. Her­kes de­ğişik çiçekleri koparıp gelmiş, Merkez Efendi solmuş bir çiçekle gelip: “hepsi Allah’ı zikrediyorlardı. Onları koparmaya kıyamadım, bu solmuşu getirdim” deyince Sünbül Sinan: “İşte ben bunun için bunu çok seviyorum” demiş.([2])

Çiçekler koparmak için değil, koklamak ve yerinde sevilmek, tefekkür ve tezekkür edilmek içindir.

  Dipnotlar:

1- A.Ragıp Akyavaş, “Asitane-ll”, TDV Yay. Ankra 2000, c. 2, s. 190.

2- Nezihe Araz, “Anadolu Erenleri”, Özgür Yayınları, İst. 2000, s. 68.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık