• 12 Ocak 2015, Pazartesi 8:35
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

ENERJİ TASARRUFU
Değerli okurlarım. Mensubu olduğumuz yüce İslâm dini,  bütün in¬sanlı¬ğın saadet ve mutluluğunu gaye edinmiş ve bunun temini içinde birçok kanun ve kaide koymuştur. Biz bu haftanın enerji tasarrufu haftası olması münase¬betiyle bu kaidelerden israf ve tasarruf üzerinde duracağız.  Her şeyde itidali ve orta yolu tavsiye eden İslâm,  lüks ve israfı kesin ola¬rak yasaklamıştır. Aşırı davranışlardan insanları menetmiştir. Cömertlik,  hayır ve hasenat yapma hususunda bile, ifrata kaçmanın doğru olmayaca¬ğını Resûlüllah Ekrem; bütün malını vakfetmek isteyen Kâb İbni Malike mani olarak göstermiş ve "Denizden abdest alırken bile suyu israflı kul¬lanma¬yın"( ) buyurmuştur. Altın ve gümüş kaplar kullanmayı,  eşyalarda lükse kaç¬mayı men ederek tasarruf fikrinin İslâm nazarındaki önemini in¬sanlığa vaz etmiştir.  Yüce Rabbimiz; "Gerçek müminler harcadıkları zaman israf et¬mez¬ler, bahillik de yapmazlar. Harcamalarda orta yolu tutarlar"( ) buyurmuş ve “israf edenleri saçıp savuranları şeytanların kardeşleri” ilân etmiştir.( )  Hal böyle olunca gerçek mümin hiçbir zaman müsrif,  savurgan ve lükse düşkün olmaz. Yakın tarihte istiklal savaşını,  şanlı ecdadın nasıl yokluklar,  sıkıntılar ve zaruretler içinde kazandığını düşünerek: "Her bolluğun bir dar¬lığı vardır" ilkesini kendine şiar edinir ve hayatının her safhasında tutumlu olmayı prensip kabul eder.  Bu dinî bir vecibe olduğu gibi,  Müslüman Türkün tarih sahnesinde lâ¬yık olduğu yere gelmesini arzu eden herkes için millî bir görevdir.  Devletlerin kalkınma ve ilerlemesinde en büyük rolü oynayan fertler¬dir. Fertler fedakârlık ve vefakârlık yaparak bilinçli hareket etmezlerse o millet kalkınamaz,  yükselemez.  İkinci Dünya Savaşında her tarafı harabe haline gelen Almanya bu¬günkü haline,  sıkıntılı yıllarda, kullandıkları diş macununu ve hap tüplerini bile çöpe atmayıp biriktirerek devlete teslim eden Alman halkının fedakâr¬lığı netice¬sinde gelmiştir.  Japonya bugün süper bir devlet olmasına rağmen,  iç piyasaya sürdüğü birçok malı dünya standartlarına uydurmuyor ki,  vatandaşı dışardan mal ve parça satın almasın mutlaka kendi malını kullansın.  Aziz okurlarım! Hem dinimiz,  hem de milli örf ve geleneklerimiz is¬rafı men edip tutumlu olmayı gerektirdiği halde,  biz bu saydığımız devlet¬ler ka¬darda mı olamıyoruz ki, bugün Müslüman Türk azınlığı bir kaşık suda boğ¬mak isteyen Bulgar çorbacısından elektrik ithal etmeye mecbur kalıyo¬ruz.  Medeniyetin en büyük nimetlerinden olan enerjiyi israf etmeden yeteri kadar kullansak,  dövizimiz dışarıya gitmese,  memleketimizin kalkınma¬sına yardımcı olsak,  kendi yağımızla kavrulup kimseye muhtaç olmasak,  her fırsatta bize sıkılacak kurşunların parasını kendi ellerimizle dış        düş¬manlara teslim etmesek, milli şeref ve haysiyetimize daha iyi yakışmaz mı? Hepinizden her hususta,  bilhassa enerji hususunda tutumlu ve ölçülü ha¬reket etmenizi bekler,  yüce Allah'dan sıhhat ve afiyetler temenni ederim.  Dipnotlar:                                       1- Müsned c. 2, s. 221,  İbni Mâce,  Taharet 48. 2- Furkân Sûresi, 67. 3- İsra Sûresi, 27.    

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık