• 30 Kasım -1, Pazartesi 0:00
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

DÜNYA OSMANLIYI ARIYOR (1)
  

Tarihçi Hammer’in tabiriyle Osmanlı İmparatorluğunu; "Evi om­zunda" 400 kişi kurmuştur.  Çadırını omzuna alıp,  Söğüt civarına yerle­şen bu 400 hane,  maya ve cevherlerinde taşıdıkları hasletler sayesinde,  Namık Kemal'in:

Biz ol nesl-i kerim-i dûde-i Osmaniyan’ız kim

Muhammerdir serâpa mâyemiz hûn-i şehaâdet'ten

Biz ol â’l-i himem erbâb-ı cidd-u ictihâdız kim

Cihangirâne bir devlet çıkardık bir aşîret'den

 

Sözleriyle de ifade ettiği gibi, dünyaya 600 sene mührünü vu­racak,  in­sanlığıyla,  adaletiyle,  hüsnü muamelesiyle düşmanlarına bile kendini sevdi­recek,  Yunanistan'ın Solono Piskoposu Dorotheus'a Yıldırım’dan yardım istetecek,  Yedi adaların Os­manlı eline geçmesiyle Aziz Hrıstomos kilisesinde şükran ayini yapılacak,  Girit Venediklilerden alınınca,  Hammer’in de kay­dına göre, Osmanlı ve adaleti geldi diye bayram yapıla­cak ve birçok bölgeden ve özellikle papazlardan "gelin bizim memleketi­mizi de koruyucu kanatlarını­zın altını alın" ([1]) diye davetiye alacak bir imparator­luk kurmuşlardır. 

Osmanlı’yla çok uğraştığı için kendisine Haçlı Âlemi tarafın­dan "Hı­risti­yanlığın şövalyesi" unvanı verilen Boğdan Voyvodası Büyük Stefan ölürken evlatlarına şöyle vasiyet etmiştir: "Belki de yakında himayeye muhtaç olacak­sınız.  Rus’a asla yaklaşma­yın.  Haindir sizi yok eder.  Mec­bur kalırsanız kendinizi Os­manlıya teslim edin.  Adil ve merhametli­dir"

 Buna en bariz ör­nek: Girit’te Venedikliler halkın bin bir zahmetle elde ettiği mah­sulün üçte birini vergi diye tarlada alıp,  eğer pazara sat­maya geti­rirse birde orada vergi alır­ken,  İngilizler Hindistan’da asırlarca müstah­silin hasadının tam yarısını vergi diye alırken,([2]) Osmanlı fethettiği yerlerde bu hususta gayet adil ve insanî davrandığı için, birçok yerde yerli halk on­ları davet etmiş ve gelişlerine se­vinmişlerdir.([3])  

Osmanlı hâkimiyetindeki gayri Müslim halkın çok rahat ol­duğunu,  hatta kendi dindaşlarının idaresinden daha rahat olduğunu,  bu yüzden pa­pazların ve halkın Osmanlıyı memleketlerine davet ettiklerini, ([4]) savaş başlayınca Hıristiyan ahalinin kendi ordularına değil,  Osmanlı ordusuna yardımcı ol­duklarını, ([5]) hatta cephedeki askerlerin bile hür olarak yaşa­maktansa daha iyi şartlar sağlandığı için gönüllü olarak nasıl ecdadımıza esir olduklarını([6]) yine ecnebi kaynaklar yazmaktadır. 

 

Osmanlı’yı erkekçe yenemeyeceklerini anlayan Haçlı Âlemi çareyi içi­mizde asırlardır huzur ve rahat içinde yaşayan tebaayı yani Rum,  Er­meni ve Arapları ifsâd edip ayaklandırmada,  veli nimetlerine karşı hainlik yaptırmada buldular.

  Osmanlının bir lav gibi içine alıp muhafaza ettiği,  asırlarca her şeylerine müdahale etmediği,  dolayısıyla Osmanlı milletin­den daha zengin ve huzurlu yaşar hale getirdiği azınlıklarda,  bu oyuna geldiler. Ekmeğini yedik­leri kapılara işediler. O koca imparatorluk,  o koca çınar birkaç asır içinde sarardı,  soldu ve yıkılıp gitti. 

Ama bu hainlikleri yapanlar sonradan pişman oldular.  Os­manlı da bul­duklarını,  yeni efendilerinde veya zahirende olsa elde ettikleri istik­lallerinde bulamadılar.  Pişman oldular.  Ellerini diz­lerine vurdular ve hâlâ vurmaktalar ama iş işten geçti.

  Şimdi yana döne Osmanlıyı arıyorlar ama heyhat! Büyük bir hasretle Osmanlıyı arayan,  hatta onu ye­niden bekleyen milletlerden birkaç misal verelim:

Ürdün Yüksek Mahkemesi Başkanı Udek "400 sene huzur içinde ya­şa­yan Ortadoğu,  Osmanlı'nın çekilmesiyle cadı kaza­nına döndü"([7]) dedi.  Aynı itirafı yakın tarihte ABD başkan yardımcısı Algore de: "Osmanlı Or­tadoğu’ya huzur ve sükûn getirmişti"([8]) dedi.

 

Dipnotlar:

1-Hammer, “Osmanlı Tarihi” c. 1, s. 323; Yılmaz Öztuna, “Büyük Türkiye Tarihi”, c. 2,

        s. 317; Tarih ve Medeniyet Dergisi sayı, 26, s. 30. 

2-İbrahim Refik, “Destansı Hüzün”, Albatros Yay. 7. Baskı, İst. 2001, s.5-27 İsmail 

        İsmail Hâmi Dânişmend,“Tarihi Hakikatler”,Tercüman Gazetesi Yay.1979, c.1, s. 70.

3-Recep Şükrü Apuhan, “Ruhumda darp İzleri Var”,  İst.  l990 s. 136; Yılmaz Öztuna, 

          “Türkiye Tarihi” c. 5, s. 324. 

4-İsmail Hâmi Dânişmend,“Tarihi Hakikatler”,Tercüman Gazetesi Yay.1979,c.1, s. 210.

5-Fernand Grenard, Asya'nın Yükselişi ve Düşüşü, M.E.B. Yay. 1000 Temel Eser,

         terceme Orhan Yüksel, İst. 1970  s. 123.

6-Tarih ve Medeniyet Dergisi, sayı: 11, s. 24.

7-Yeni Nesil Gazetesi, 20. 01. 1986.

8-Milliyet Gazetesi, 25.03.1995.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık