• 08 Eylül 2016, Perşembe 8:35
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

DÜNYA OKUMA GÜNÜ (2)

Namık Kemalin oğlu Ali Ekrem Bey, babasının ölümünden altı saat önce kitap okuduğunu,  parasının büyük bir bölümünü kitaba yatırdığını zikretmiş­tir.([1])

Ama maalesef bu dinin mensubu,  bu milletin torunları olan bizler bu­gün dünya üzerinde en az okuyan bir milletiz. Dünya çapında yapılan araş­tırmaya göre en az okuyan Brezilyalılar 11.500 kişiye bir kitap,  ikinci Taylandlılar 10.500 kişiye bir kitap düşüyor,  üçüncü Türkiye 7.250 Türk vatandaşına bir kitap düşüyor...Yine memleketimizde yapılan bir araştır­maya göre kitabın ihtiyaç sıralama listesinde 222. sırada yer aldığı ortaya çıkmıştır.([2])   

Batılılar asırlar süren müstevli ve mezalim uygulamalarından sonra şu prensibi benimsemişlerdir: “Bir milletin kafasını kesmek yerine,  kültürel soykırıma uğratır,  kendine hamal yapar­sın”.([3])

Biz her halde bugün bu kategoride bir millet haline getirilmişiz.

Prof. Dr. Süheyl Ünver bir gün hocası Prof. Dr. Âkil Muhtar Özden’e:  “Hocam biz sizin yarınız kadar olsak ne mutlu” demiş,  o fena kızmış ve: “Süheyl,  sen benim yarım,  senin taleben senin yarın. ... olursa birkaç nesil sonra ortada bir şey kalmaz sıfır oluruz,  sizler bizi, sizin talebeleriniz de sizi geçmeliler. Terakki bu demektir” demiş.([4]) Ama nerde? Maalesef ve maale­sef.

 

Ama bu kadar hayıflanmadan sonra kıymetli hemşerilerime sevindirici bir haber vereyim. Kültür ve Turizm bakanlığının yaptığı araştırmaya göre kütüphanelerden faydalanarak en fazla kitap okuyan il,  Konya çıkmıştır.([5]) 

Amerika’daki Wiscansın Üniversitesi dekanlarından Dr. L. H. Adolfson,  eğitimin insan hayatındaki yerini ve önemini şöyle bir misalle anlatmıştır: Eski zamanlarda 3 atlı gece bir çölden geçiyordu. Gaibten bir ses: “Durun ceplerinize bir avuç taş alıp doldurun,  yolunuza devam edin. Güneş        doğdu­ğunda hem sevinecek, hem de üzüleceksiniz” söylenenler ya­pılıp güneş doğ­duğunda baktılar ki taş diye aldıkları en kıymetli altın ve elmaslar. Böyle bir şeye kavuştukları için çok sevindiler,  niye daha çok almadıkları içinde çok üzüldüler... İşte eğitim böyledir. Okuma böyledir. Bir zaman gelir ki aldıkları eğitimin işe yaradığını, okuduklarının onlara yol gösterip hayatlarını tanzim ettiğini görünce çok sevinirler,  niye daha çok okumadıkları içinde çok üzü­lürler.”([6])  

 

Şili,  Güney Afrika, Yeni Zelanda, Meksika,  Singapur,  Güney Kore gibi devletler girdiği halde biz giremiyoruz([7]) Çünkü bizin derdimiz ilim değil,  bizim derdimiz inanç­lara savaş açma olduğu için bu husus önemli de değil(!). Fakat dünyada ilk 100 otel içine 12 otelimiz giriyor.([8])

LGS de (Liselere Giriş Sınavı) da 2004 yılında 64 bin kişi,  ÖSS sına­vında 32. 177 kişi sıfır puan aldı. Bunlarda önemli değil([9])

 

Dipnotlar:

1- A. Ragıp Akyavaş, “Üstad-ı Hayat-2”,  TDV Yay,  Ankara 2005,  c,  2,  s. 133.

2- Tarih ve Düşünce  Dergisi, Yıl 2001,  sayı 2, s. 2.

3- Oktay Sinanoğlu,  “Bye- Bye Türkçe”,  Otopsi Yay.  İst, Şubat 2002,  s.  (374).                                                                 4-İbrahim Refik,  “Siz Bir Kartalsınız”,  Albatros Yay. İst. 2002,  s. 105.

5- Mostar Dergisi, Mayıs 2005, sayı 3, s. 78.

6- Sur Dergisi, Eylül 2003, sayı 330, s. 14.

7- Tarih ve Düşünce Dergisi,  Eylül 2004,  s. 75.

8- Milliyet Gazetesi, 11. 10. 2006.                                                                 

9 -Milliyet Gazetesi, 29. 07. 2004-09-28; Milliyet Gazetesi ,  27. 07. 2004.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık