• 15 Ağustos 2016, Pazartesi 8:40
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

DOĞRULUK-1

 

Ok gibi doğru olsam yayla atarlar beni.

Yay gibi eğri olsam,  elde tutarlar beni,

Doğruda aç görmedim,  eğride tok

Elde kalır eğri yay,  menzil alır doğru ok.

 

Müslümanlarda bulunması gereken en güzel haslet­lerden biri de doğ­ru­luktur. Asr-ı saadet ve daha sonraki devirlerde,  Müslümanlar bu hususa o kadar hassasiyet göstermişler ki; düşmanları bile onların doğruluklarını itiraf etmekten çekin­memişlerdir.

Geçmiş Müs­lümanların ekseriyeti gerçek manada doğru imişler. İçi dışı bir insan­larmış. Riyadan,  dalka­vukluktan, sahtekârlıktan,  şeytani duygu ve düşün­celer­den azade in­sanlarmış.

 Günümüzün Müslümanları ise (istisnalar hariç) minare gibi Müslümanlar. Dışarıdan   gayet doğru, muttaki,  mütedeyyin,  ama içleri eğri-büğrü,  kıvrım kıvrım.

Peygamber Efendimiz sık sık: "Beni Hut Suresi ko­cattı"([1]) buyurur­muş. İslâm âlimleri bir gün bu söz üze­rinde münazara yaparlar.

Bazı âlim­ler: Bu suredeki ağır hükümlü ayetlerden dolayı Resûlüllah böyle söyledi de­miş­ler. Bazıları: Bu surede anlatılan peygamber kıssaları (Peygamberle­rin ha­yat hikâ­yeleri) kocattı derken bazıları da; Bu surede,  daha önce helâk edilen ka­vimler ve helâk sebeplerinden bahsedil­diği için Peygamberimiz böyle derdi,  diye fikir beyan et­mişler.

Bu âlimlerden Ebu Ali Es-Sülemî,  o gece rüyasında Resûllüllah'ı gö­rür ve o'na sorar.  Peygamberimiz: "Hayır söylenenlerden hiç biri değil, beni o Suredeki ‘Emrolunduğun gibi doğru ol’" ayeti([2]) kocattı” buyurur. Bu se­beple Müslümanlar bu mevzuda çok hassas dav­ran­mışlardır.

Bedevinin biri peygamberimize gelir ve derki: "Ya Resûlallah! Ben cahil bir adamım. Fazla bir şey öğrenecek durumum yok. Bana dinimi öğ­ret ama zor olmasın,  ya­pa­mam. Uzun olmasın ezberleyemem. Başkalarına bir şey sor­mama gerek de kalmasın." deyince Resûl-i Ekem: "Allah'a inan ve doğru ol"([3]) diye çok özlü bir cevap verir.

Allahü Zülcelâl: "Ey iman edenler,  Allah'tan korkun. Bir de doğ­ru­larla beraber olun"([4]) buyurarak doğru kimse­lerin dünya ve ahirette kıymet ve kazançlarını biz­lere bildir­miştir.

Yine Sevgili Peygamberimiz bir hadislerinde: "Aley­hine bile olsa doğ­ruyu söyle, doğru ol"([5]) buyurmuştur. Sözleri­mizi bu hadis-i şerifin şerhi mahiyetinde olan Şai­r Eşref'in şu mısraları ile bitirelim:

 

Eylemen ölsem de kizbi ihtiyar

Doğruyu söyler, gezer bir şairim

Bir güzel mazmun bulunca, Eşrefa!

Kendimi hicveylemezsem kâfirim.

 

 

Dipnotlar:

[1]- Tirmizî, Tefsir 56.

        Kizb: Yalan, Mazmun: Mana, mefhum, yeri gelince, Hicv: Kötüleme, yerme.

2- Hûd Sûresi, 112.

3- Münâvî, Feyzül Kâdir, 3-232; Hadis Ansiklopedisi,  c.16, s. 252.

4-Tevbe Sûresi, 119.                                                                                                                                                                                    5- İbrahim Canan, “Hadis Ansiklopedisi”, Zaman Yay.  c. 16, s. 252.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık