• 23 Nisan 2016, Cumartesi 10:53
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

CÖMERT-1
 

Konuya Şâir Fennî merhumun çok güzel ve çok meş­hur Müsebba’ından([1]) bazı bentleri okuyarak başlayalım:

Yakışmaz bir sıfattır dil-şikenlik tab’-ı merdâne Bu gülşende gül ol hâr olma çeşm-i andelîbâne Geçinmekse merâmın istirâhatle hakîmâne Elinden geldiği müddetçe sa’y et bezl-i ihsâne Sezâ ancak budur her sâlik-i şeh-râh-ı ‘irfâne Sakın bir dîdeyi ağlatma handân olmak istersen Dokunma hâtır-ı mûra Süleymân olmak istersen

 

“Mert ve yiğit insanların karakterine gönül kırıcı ol­mak asla yakışmaz.

Gül bahçesinde bülbülün gözüne batan diken değil de, onun hayran ol­duğu gül ol.

Eğer huzurlu bir hayat sürmek ve gönüllerde isim bı­rakmak istersen, cimri değil, cömert ol,

Elinde olanları ahırete götürecek değilsin, onları lâ­yık olanlara bezlet, saç, dağıt.

Ölecek ve ahiret yolcusu olacak kişilere yaraşan ve ya­kışan budur.

Mesut ve bahtiyar olmak istersen, bir gözü, yani hiç kimseyi ağlatma, üzme.

Hz. Süleyman gibi hem dünya, hem ahiret saltanatı is­tersen onun yaptığı gibi, karıncanın bile hatırını in­citme.”([2])

 

Tuz ekmek hakkını hıfz eylemekte i’tinâ göster Hudâ’dan gayre ‘arz-ı ihtiyâç etme gınâ göster Şikâyet etme Hak’tan halka her hâle rızâ göster Tama’dan kıl ferâgat ehl-i îsâr ol sehâ göster Düşen bî-keslere rahm et tarîk-i i’tilâ göster Sakın bir dîdeyi ağlatma handân olmak istersen Dokunma hâtır-ı mûra Süleymân olmak istersen

 

Dost ve ahbaplık hakkın gözetmekte vefalı ve sadık ol.

Allah’dan başka kimseye halini söyleme, bir şey is­teme, gözü tok ol.

Kullardan bir şeyler istemek suretiyle, Allah’ın lütfuna muhtaç olan kul­lara, Allah’ı şikâyet etme. Tak­dire razı ol. 

Aç gözlülükten uzak dur, kendi ihtiyacın olsa bile, sende olan bir şey is­tenirse, vermekte tereddüt etme, cö­mert ol. 

Düşkünlere, acizlere merhametli ol, yüce duygulu, ulvi gönüllü ol.

Mesut ve bahtiyar olmak istersen, bir gözü, yani hiç kimseyi ağlatma, üzme.

Hz. Süleyman gibi hem dünya, hem ahiret saltanatı is­tersen onun yaptığı gibi, karıncanın bile hatırını in­citme.

Tesâdüf eyledikçe bir fakîr ebnâ-yı âdemde Edip taltîfîne himmet bırakma berzah-ı gamde Ne buldun saklamakla surre-i dînâr u dirhemde Gerek sahn-ı kenîsâda gerek Beyt-i mükerremde Hüner bir kalb-i mahzûnu sevindirmektir ‘âlemde Sakın bir dîdeyi ağlatma handân olmak istersen Dokunma hâtır-ı mûra Süleyman olmak istersen

 

İnsanoğullarından bir fakire tesadüf ettiğinde, onu dert­leriyle baş başa bı­rakma, onun dertlerine derman olmaya ça­lış.

Elinde olan servet ve samanı vermeyip cimrilik yap­makla ne kazanacak­sın? kim ne götürebiliyor?

İster Kâbe’nin civarında ol, ister kilisenin avlusunda ol, ölmemeye veya topladıklarını götürmeye imkân var mı?

Bu dünyada hüner ve en büyük mutluluk bir kalbi se­vindirmek, bir gönlü handan eylemektir.

Mesut ve bahtiyar olmak istersen, bir gözü, yani hiç kimseyi ağlatma, üzme.

Hz. Süleyman gibi hem dünya, hem ahiret saltanatı is­tersen onun yaptığı gibi, karıncanın bile hatırını in­citme.

 

Dipnotlar:

1- Müsebbat: Yedişer mısralı bentlerden oluşan nazım türü.

2- Hz. Süleyman’ın ordusu Neml Vadisi (karınca vadisi) isimli yerden geçeceklerinde,karıncalırın reisi dişi karınca “Süleyman’ın ordusu geliyor, bizi görmeyip ezebilirler,hepiniz yuvalarınıza girin”emrini  veriyor, Süleyman Peygamber bunu duyup, onlara zarar vermemek için, ordusunu biraz bekletiyor, yani karıncaların hatırı incitmiyor, gözetiyor.           (Neml Sûresi, 18).

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık