• 25 Mart 2019, Pazartesi 8:42
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

ÇANAKKALE SAVAŞI GÜNLÜKLERİNDEN (1) 

Mehmet Sinan Bey,  günlüğünün bir yerinde şun­ları yazar: "Bittabi bu şerâit (şartlar) altında hareket etme­nin ve hatta yaşamanın bile imkânı yoktu. Nitekim kolordu mıntıka­sında harp ikinci plana düşmüş,  iaşe derdi ön safta bütün zi­hinleri işgal etmiş bulunuyordu… karınları doyma­yan efrâd (fertler, askerler) karınca yuvalarını kazarak tane bulmaya ve bul­dukları kemikleri ezerek (ve ebegümeci otu) yemekle sava­şıyor, başıbozuk­lar ise açlıktan ölen her nevi hayvanların leşlerini paylaşıyorlardı.”(1)

Çanakkale Savaşları esnasında " Cepheden Cepheye"  is­miyle günlük tutan muhariplerden,  Mümin Mustafa hatıralarının bir yerinde şöyle der: "…Ah bir damla sirke. Bir parça şeker ne enfes bir şeymiş. Dün­yanın bu nefis gıdalarını görme­sek,  kokusunu duymak da yetişir. Ah bir tabak sa­lata!"

O günkü ecdadımız ile bugünkü torununun hayat fel­se­fesi ne kadar farklı.  Çanakkale’de çarpışan askerlere verilen çok cüz’i miktar­daki maaşı bile;“Tütünü ve ye­meği bulduk­tan sonra ne yapa­cağız biz parayı” diyerek reddedenler olmuş­tur.(2)

Günlerdir boğazından hiçbir şey geçmemiş,  aç bir vazi­yette savaşır­ken ağır yaralanan Mehmetçiğe ekmek verdik­lerinde şöyle de­miş­tir:“…Kardeşlerim şimdi benim bu ek­meği yemem uygun düşmez. Ben bi­raz­dan öleceğim için bu ekmek zi­yan olmasın (boşa git­mesin). Gavurla çarpışan bir arka­daş yesin de ona enerji olsun.” (3)

Giyecek hususunda da Mehmetçiğin çektiği sıkıntıları,  yaşa­dığı im­kân­sızlıkları anlatan birkaç anekdot sunuyo­rum: “…Bazı as­kerlerin aya­ğında iple tutturulmuş ça­rıklar bu­lunu­yordu. Bazıları ayaklarına çaput bağlamıştı. Ki­minin ayağı ise çıplaktı. 19. Tümen Kurmay Başkanı Yarbay İzzet­tin (Çalış­lar) 59. Alayın talimini izle­diğini,  her taburda ayağı tama­men çıp­lak 50-60 asker gördü­ğünü söyler.”(4)

“Erat için istenen sayıda haki üniforma bulunama­mıştı. Bu erler kendi giysileri ile hizmet etmek zorunda kalmış­lardı. Birlikle­rin büyük bir bölümü kaputsuzdu. Özellikle ayakkabı yokluğu du­yuluyordu. Dayanıklı ayak­kabı azdı. Eratın pek çoğu çarık giyi­yordu. Bir bölümü ise daha peri­şandı. Yalın ayak yürüyenler vardı. Çamaşır durumu da iyi değildi. Köyün­den kentinden getir­diği eşya,  kullanılmış ve yenilemek olanağı bulunamamıştı. Böy­lece er,  yırtık ve acı­nacak du­rumdaki giy­sisini iç çama­şırsız giymek zorunda kal­mıştı.”(5) 

Şu olayda ne kadar ibretli: İki taburu daha önce Anzakların karşısında tamamen şehit olan,  fakat Anzaklar’a geçit vermeyen "... 57. Alayın komu­tanı,  Bombasırtının gü­ney eteklerinden aşağıya baktığında çok garip bir şe­kilde,  ara­zide yayılmış küme küme be­yazlıklar görür ve hemen tabur  komu­tanını çağırarak sorar: "Bun­lar ne?"

Tabur komutanının cevabı ilginçtir:

"Efendim,  onlar,  fecre az bir zaman kala emriniz ile hü­cuma geçecek erlerimizin iç çamaşırlarıdır."(6) Onlar kendileri­nin mut­laka şehit olacakla­rını biliyorlar ve yine bili­yorlar ki, geride kalan,  düşmanla çarpışacak Mehmet­çik kar­deşlerinin çoğunun giyecek iç çamaşırı yok. Hiç olmazsa boşa gitmesin,  onlar giysinler diye ge­ride bırakı­yorlar.

Dipnotlar:

1- Mülâzım Mehmet Sinan, “Harp Hatıralarım”, (Çanakkale-Irak- Kafkas Cephesi) Hazırlayanlar: Hasan Babacan,  Servet Avşar,  Muharrem Bayar, Vadi Yay. Ankara 2006. s. 98.

2 -Harp Mecmuası,  Hazırlayanlar: Ali Fuat Bilkan, Ömer Çakır, Kaynak Kitaplığı,  İst. 2004, s. 142.

3 -Türk Dünyası Tarih Dergisinde yer alan Aydın Ayhan’ın Tespitlerinden naklen Mustafa Turan, a. g.e.s.125.

4- Yusuf İzzettin Barış, “Çanakkale Savaşları”,  s. 95.

5 -Binbaşı Muhlman, “Çanakkale Muharebesi”,  Çev. Alb. Halil Kemal, Askeri Matbaa,İst. 1927,  s. 4.

6 -Necdet Muallimoğlu,“Düşünen İnsana Hazire”,Şahsi Basım,İst.1996,s.1106.Yeni Düşünce Dergisi,sayı 7,      1981,  a. g.  yazı dizisi.   


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık