• 04 Ekim 2016, Salı 8:32
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

CAMİLER HAFTASI (2)

Sadece Balkanlar da 11 bin caminin yaptırıldığını tarihçi İsmail Hami Danişmend zikretmektedir.([1]) Yine bunların hemen hemen tamamına yakı­nının ya yıkıldığını,  ya kiliseye çevrildiğini,  ayakta kalan birkaç tanesinin de bilhassa Yunanistan da meyhane,  sinema,  tiyatro ve kahve­hane olarak kulla­nıldığını Türkiye Gazetesi resimleriyle beraber basıp dile getirmiştir.([2])

Sultan Selim, Alaeddin,  Aziziye,  Şerafettin,  Piri Paşa camii gibi Konya merkezindeki ve memleketin bir­çok yerindeki ca­miler değişik maksatlarla (askeri depo, müze, anbar, ahır vb.) kullanılmış mesela:

Sultanahmet Camii 1939-1945 yılları arasında askeri kışla gibi kulla­nıl­mış, içinde ocaklar yakılmış, yemekler pişirilmiş, çamaşırlar kaynatıl­mış…bunların nemi ile çiniler, sıvalar ve birçok yerleri zarar görmüş­tür.([3]) 1948 yılında Dolmabahçe Camii yıllarca müze olarak kullanıl­mış,([4]) , Karamustafa Paşa camii cumhuriyetin ilk yıllarında Anadolu Saz Evi ola­rak kullanılmış,([5]) Fahrettin Altay Paşa Konya 2. Ordu kumandanı iken Selçuklula­rın emaneti Alaaddin Camiini hububat anbarı yapmış ve birçok ta­rihi camiyi tekke ve türbeyi yıktırmıştır.([6])

Lefkoşe merkezdeki Sarayönü Camii evlendirme dairesi olarak kulla­nıl­maktadır. İçine sıralar konmuş, bazı düğünlerde çalgı çalınmakta hatta şam­panyalar içilmektedir...”([7])

Müslüman halkın gönlü rencide edilmiş ve halka şu sözler söyletil­miştir:

Viran olmuş mabetleri aman Allah

La havle velâ kuvvete illâ billâh

Elhamdülillah o günler geride kaldı. Bu gün memleketimizin her ye­rinde cami var ve yenileri yapılıyor. Fakat ecdadınkilerle fiziki,  estetik ve gaye yönünden kıyaslamak mümkün değil.

Meşrutası yok. Vakfı yok. Geliri yok ve her yönüyle halka muhtaç ca­miler. Yapımıyla,  yakıtıyla,  tamiriyle, ısınmasıyla,  sergisiyle,  hatta süpür­gesine ve ampulüne varıncaya kadar vatandaşa muhtaç mabetler.

Her şeyi benim çilekeş meslektaşlarımın boynunda. Görevi yapacak,  si­lecek, süpürecek,  tamir edecek veya ettirecek,  kışın sobasını yakacak,  yazın çocuk okutacak yine hacı amcalardan da zaman zaman fırça yiye­cek,  azar işitecek. Merhum Hacı Veyis Zade Mustafa Efendi: "Bizim ma­hallenin dokuz evi var,  on sekiz beyi var" diyerek mahalle kadınlarının da imam­lara müda­hale ettiğini dile getirmiştir.

Eskiden bazı cemaat,  büyük bir manevi zevkle camileri süpürür,  te­miz­ler,  çıkan tozu toprağı biriktirir kerpiç haline getirir ve: "ölünce benim meza­rımdaki saptırmalara bunları koyun" diye vasiyet ederler ve Allah'dan affe­dilmelerini umarlardı.

Şimdi bunun tersi oluyor. Hacı efendi gelip bir yerlere elini sürüp,  bi­raz sonra arkasına namaza duracağı imama: "Hoca! bu toz ne?" diyor.

İşte camilerin ihtiyaçları,  tamir ve temizliği hususunda imam-cemaat iş­birliğini sağlamak, ecdadımızdaki o manevi hazzı ve duyguyu uyandır­mak, mümine kadınları bile bu işe ortak etmek,  böylece senede bir defa da olsa, imece usulüyle camilerin her tarafının elden geçirilip temizlenme­sini ve tamir edilmesini  sağlamak,  birlik ve beraberliğe vesile olmak dü­şünce­siyle Ekim ayının ilk haftası Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından CAMİ­LER HAFTASI ilân edilmiştir.

Başta değerli meslektaşlarım olmak üzere,  hafta vesilesiyle bu ha­yırlı hizmetlere iştirak eden kardeşlerimi tebrik eder,  Cenâb-ı Allah'dan sıhhat,  selâmet ve afiyetler dilerim.

Dipnotlar:

1- Yılmaz Öztuna, “Tarih Sohbetleri”, s. 279. 2-- Bak Türkiye Gazetesi, 09. 01. 1990. 3- Ahmet Kabaklı, Temellerin Duruşması, Türk Edebiyatı Vakfı Yay. İst. 1989, s. 192;          İbrahim Refik, Tarih Şuuruna Doğru-2, Albatros Yay. 7. Bas. İst. 2001, s. 46.  4 - Mustafa Armağan, “Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı-2, s. 123, 5 - Tarih ve  Medeniyet Dergisi, sayı  54, s. 71. 6 - Dersaadet, Münevver Ayaşlı, Timaş Yay. İst. 2005, s.148. 7 - Mustafa Gencer, Kudüse Uzanan Kanlı Yol, Tarih ve Düşünce Dergisi, Kasım 2004,sayı 53, s. 77.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık