• 18 Kasım 2019, Pazartesi 9:24
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

Beynelmilel Siyonist Direktifler (4)

Hudutsuz bir lüks ve baş döndürücü modalar icat edilip, çılgınca sarfiyat teşvik edilecek:

Yahudi’nin bir numaralı hedefi Türk milleti olduğu için, Lüks ve israfa bağımlı yapabilmesi için de en çok bi­zim milletimiz üzerinde duruyor, bizi denek olarak kulla­nıyor ve bu hususta da başarıya ulaşmış durumda. Sözle­rimizin ispatı kabilinden birkaç misal sunuyorum:

Kurban ve Zekât bağışı toplayabilmek için Al­manya’ya giden Kızılay ekibi, o tarihte oda fiyatları 300 Ero olan Frankfurtta Lindner otelde kalırken,(1) Mev­lânâ’yı ziyaret için Konya’ya gelen İspanya Kraliçesi 5 yıldızlı otellerde değil de çok mütevazı butik otelde kal­mıştır.(2)  

Balkan savaşlarında 5 gün ağzına ekmek alamayan ve “bir parça ekmek” diye bağıra bağıra şehit olan askerle­rin(3) torunları bugün sadece İstanbul’da Norveç’in bir günde tükettiği ekmeği bir günde çöpe atıyor.(4)

Cumhuriyetin ilk yıllarında İçişleri Bakanı Fethi Ok­yar 17.5 liraya makam odasına bir kalem takımı alınca Meclis “bu israftır” diye ateş püskürmüştü.(5) Ama 2000 li yıllarda bile, milli geliri bizden 9 kat fazla olan İngilte­re'de başbakanın özel uçağı yok, fakat bizim vardır.(6)

Dip notlarda belirtilen tarihlerde: THY da, 68 uçak varken, 700 pilot vardır.(7) Bizim bakanlıklarda 448 ma­kam arabası varken, Japonya'da 44 makam  arabası var­dır.(8) 

ABD ve Japonya da her parlamentere 3 çalışan düş­tüğü halde, bizde 9 kişi düşmektedir.(9)  Çin nüfusu 1.5 milyara yakın bakan sayısı 29, Almanya’nın 15,(10) Ja­ponya’da 12, ABD de 14 iken,(11)  Türkiye nüfusu 65 mil­yon bakan sayısı 38 dir.(12)    Batıda ve doğuda 38 üyeli bir kabine yoktur.(13)

Dünyada ezilen, sürülen, horlanan, öldürülen, hakkı gasp edilen, mülteci kamplarında inleyen, açlıktan ölen, onuru zedelenen, gururuyla oynanan, adam yerine konma­yan, kendisiyle alay edilen, kısacası her türlü aşağılamaya maruz bırakılan Müslümanlar olduğu halde, onların bu hususta ne kadar bencil, vurdumduymaz, egoist oldukla­rına şu misal yeterlidir her halde:  

Azeri asıllı işadamı Telman İzmailov'un Moskova'daki doğum günü partisine davetli olarak katılan Jennifer Lopez, söylediği 4 şarkı karşılığında 2 milyon dolar ile pırlantalarla süslü bir altın mikrofon aldı.(14) Bunu bir Siyo­nist yapmıyor. Böyle saçıp savuracak parası varsa İsrail birkaç mermi fazla alsın ve birkaç Müslüman daha fazla öldürsün diye oraya gönderiyor. Onun için Müslümanlar daha çok Yahudi ve Ermeni önünde yüz üstü sürünmeye mahkûmdur. Allah bizlere basiret versin.

Aşağı sınıflara tahakküm edilip, sınıf farklılıkları (Irkçılık) ortaya çıkarılacak:

Siyonistler kendileri ırkçı olduğu için, ırkçılığı körük­lemektedirler. Çünkü bu fanatik fikirler yayıldıkça dün­yada savaşlar, arbedeler eksik olmaz. Onların istediği de zaten bu. Her ifrat başka bir ifratı doğuracağı için potansi­yel suçlular çoğalacak demektir. Başkan Bush’a bile öyle bir “ben”lik pompalıyorlar ki; “Yıldızların ötesinden haber aldığını, tanrı ile ilişki kurduğunu, yaptığı ve söyledikleri­nin tanrı buyruğu olduğunu” söyleyebilmektedir.(15) Böyle hasta ruhlarla, daha doğrusu hiç ruhu ve vicdanı olmayan yaratıklara dünyayı idare ettiriyorlar.

Avrupalı ve Amerikalı hiçbir zaman bu duygudan, yani üstün ırk oldukları iddiasından uzak kalamamışlardır. Tarihi süreç içindeki ırkçı tutumları malum. Çünkü Batı kültürü demek Latin yani Yunan kültürünün bir uzantısı­dır. Antik Yunan kültürü; başka milletleri doğuştan kendi­lerinin kölesi telakki etmiştir.(16) Bugün ABD asker ve polis­leri dünyanın hemen hemen bütün devletlerinde tu­tuklanıp yargılanamıyor. Sebep: Bu üstün ırk hobisi.

Türkiye’ye gelince: Yine bu oyunların uzantısı olarak alevi-sünni, Türk-Kürt, inanan-inanmayan, türbanlı-açık, tarikatçı, partici, şucu, bucu… gibi birçok kamplara ayrıl­mış, nifak ve tefrika bataklığına saplanmış durumdadır.

ABD de Avrupa’da iç savaş, iç kavga çıkmıyor ama Bu devletlerin göz diktiği yerlerde iç savaşlar çıkıyor(17) ABD ve İngiltere’de yani La Rouche’un dediği gibi; “dünya terörünün idare ve organize edildiği” bu iki ül­kede hiç iç isyanlar ve karışıklıklar çıkmıyor. Hâlbuki özellikle ABD her ırk, her din ve her mezhebin, dünyevî ve siyasî zıt fikirli insanların birlikte yaşadığı bir memle­ket.

Dipnotlar:

1- Milliyet, Melih Aşık 20.09.2007

2- Kerem Pulgat, Konya, (DHA)  Milliyet 26.09.2007

3- İlhan Bardakçı, “Tarihten Bugüne”, Türk Edebiyatı Vakfı Yay. İst. 2004, s.121.

4- Zafer Dergisi, sayı 138, s.36.

5- Bütün Dünya Dergisi, Nisan 2006, sayı 4, s.38.

6- Milliyet Gazetesi, 05.08.1998

7- Melih Aşık, Milliyet Gazetesi, 27.02.2002

8- Milliyet Gazetesi, 24.03.1995

9- Engin Ardıç, Star TV  23.12.1997 yorum.

10- Milliyet Gazetesi, 20.10.1998

11- Yeşilay Dergisi, sayı 809, s.11.

12- Milliyet Gazetesi, 13.03.1998

13- Milliyet Gazetesi, 02.09.1998

14- Cenk Başlamış,Milliyet Gazetesi, 31.10.2006

15- Milliyet Gazetesi, 21.01.2005

16- Arkeo Atlas, Doğan Burada Yay. Sayı 6, 2007, s.103.

17- Yavuz Bülent Bâkıler, “Türkistan Türkistan”, TDV Yay. 7. Baskı, Ankara 1197, s.18.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık