• 22 Mayıs 2016, Pazar 12:27
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

Berat gecesi (2)
 

Berat lügatte: Borçtan,  suç ve cezadan,  hastalıklardan... kurtulmak ma­nasına gelir. Mahkemece suçsuzluğu ispatlanmış,  kovuşturması,  so­ruştur­ması biten birine “berat etmiş” deriz.

Istılahta ise: Mübarek Şaban ayının 15. gecesi Berat gecesi olarak ihya edilir. Bazı rivayetlerde Kadir gecesinden sonra en kudsî,  en değerli,  en be­reketli gecedir.

 Affı,  merhameti,  şefkati,  kullarına olan sevgisi sonsuz olan Yüce Rabbimiz bu mübarek gecelerde o kadar cömert ve sa­havetli davranıyor, bu gecelere hürmet eden,  ihya etmeye çalışan insan­lara o kadar farklı mua­mele ediyor ki,  müminler günahlarından,  borçla­rından,  dolayı­sıyla   çeke­cekleri azaplardan kurtulup,  berat ediyorlar.

Günahsız ve hatasız olmak sadece ve sadece Allah’a mah­sustur. Hiç gü­nah işlemeyen kul ol­maz, Peygamberler bile küçük günahlar işlemişler­dir ki,  Allah’ın bu sıfatına ortak olmasınlar.  Allah hiç günah işlemeyen kuldan zi­yade,  işlediği az günahtan pişman olup kendisine samimiyetle tövbe eden kullarını sever. Cenâb-ı Hak,  sonsuz rahmet ve merhamet sa­hibi olduğu için,  günahkâr kullarının günahlarını,  isyanlarını ve cü­rümle­rini affettire­bilmele­rine fırsat olması bakımından,  onlara mübarek günler ve ge­celer ihsan etmiş­tir. Bu sözlerin delili,  Allah Resûlü’nün şu ha­dis-i şerifidir:

“Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki,  eğer siz hiç gü­nah işlememiş olsanız,  Allah sizi toptan öldürür,  günah işle­yen,  ar­kasın­dan da tövbe ve istiğfar den bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi”. ([1])

Kullar, içten ve samimi duygularla tövbe eder,  bu kutsi ve mübarek ge­celeri değerlendirip ihya ederse,  az zamanda çok sevap kazanarak,  geçmiş­teki günahlarını Allah’a affettirip kurtuluşa           erebilir­ler.

Berat gecesi de bu fırsatlardan birisidir. Adından da anlaşıla­cağı üzere; suçlardan berat etme,  günahlardan kurtulma,  huzur ve saadete kavuşma ge­cesi manalarına gelen bu gece hakkında       Cenâb-ı Allah şöyle buyurur:

 "Andolsun o Kitab-ı Mübine ki, biz onu mübarek bir ge­cede in­dir­dik. Çünkü biz uyarıcıyızdır. O gecede her hikmetli buyruk ayrılır ve katımızdan bir emirle,  ilgilisine yolla­nır. Çünkü biz Rabbin katın­dan bir rahmet olarak peygamberler göndericiyizdir. Gerçek şu ki,  tam olarak işiten ve bilen ancak odur. . . "([2])

Bu geceye atıfta bulunulan ayetlerden de anlaşılacağı üzere; Kur'an-ı Ke­rim bu gecede Nezd-i  İlâ­hî’den melekût âlemine,  yani Allah’ın yüce katından melekler âlemine indirilmiş,  Kadir gece­sinde de,  melekler âle­minden dün­yaya inmeye başlamıştır.

 Yine kulların bir senelik amellerinin incelenip muha­sebesinin yapılması da bu gecede olduğu için, müminlerin yılbaşısı veya ikinci Kadir gecesi mesabesindedir.([3])

 Bu sebeple kâmil mü­min,  Hıristi­yanları taklit ederek,  yılbaşı kutlarız diye,  geçmiş senenin son,  gelecek se­nenin de ilk gecesini Allah'ın nehyettiği amellerle geçiren in­sanlar gibi yapamaz. Bu gece her geceden daha sakin,  daha vakur,  daha hassas ve duy­gulu olması gerekir.

Cenâb-ı Hakk'ın "Düşününüz", "Tefekkür edi­niz"“te­zekkür edi­niz-hatırlayınız…” ayetlerinin muhatabı olduğunun idraki ile bir se­neyi nasıl geçirmiş,  Allah ve ahiret için neler           ya­pabilmiş,  dünya ve dün­yalık­lara fazla mı meyletmiş? Yoksa Pey­gamberimiz (s.a.v.) in "Bugün ölecek­miş gibi ahiret,  hiç ölme­yecekmiş gibi dünya için çalışın"([4]) hadi­sindeki inceliği kavrayıp,  iki dünyası içinde müsavi çalışabilmiş mi? Za­rarda mı,  kârda mı?

Rabbinin lütfettiği bu yeni yılda nasıl bir hayat yaşa­malı,  neler yapmalı ki,  "zarar edenlerden,  sapı­tanlardan..."([5])olma­sın. Bunların tefekkürü ile tövbe ve istiğfar ederek,  ibadet ve taatlar da bulunarak, gele­cek sene ile ilgili plân ve projeler yaparak gecesini ihya eder.  

 

Dipnotlar:

1-Müslim,  Tövbe 9,  (2748).  İbrahim Canan, “Hadis Ansiklopedisi”, c. 11, s. 286.

2 -Duhan Sûresi, 3-5.

3-İbrahim Canan,  “Hadis Ansiklopedisi”,  Akçağ-Zaman Yay. c. 3,  s. 286.

4-Heysemî,“Mecmeu’z-Zevâid”,  (2143-6659).

5-Fatiha Sûresi, 7.

 

 

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık