• 16 Aralık 2019, Pazartesi 9:14
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

ANTİ SİYONİST YAHUDİLER (1)

Kendilerinden nadir de olsa aklı selim sahipleri de çı­kıyor. Bakın Bengurion Üniversitesinden Dr. Lev Grinberg şöyle der: “İsrail, devlet terörü, ABD li yetkililer tarafın­dan “Meşru müdafaa” olarak tanımlanırken, bireysel inti­har bombacılarına terörist deniliyor. Aradaki tek küçük fark, İsrail saldırganlığının Ariel Şaron, Ben Elizer, Şimon Perez ve Şaul Mofaz’ın doğrudan sorumluluğunda olması. Bireysel terörist eylemlerin ise, genelde Arafat’ın isteği dışında hareket eden, ümitsiz kişiler tarafından gerçekleş­tiriliyor olması”.(1)

Mordehay Vanunu bir İsrail Yahudi’sidir. İsrail’in nük­leer programında çalışmış ve ne kadar tehlikeli bir gi­diş içinde olduğunu görünce; İsrail’in Nükleer progra­mını İngi­liz Sunday Times gazetesine açıklamış ve o dö­nemde barış kah­ramanı ilan edilmiş. Nobel’e aday göste­rilmiş ama Mossad(2) ajanları bir kadın ajanı da kullanarak Roma da ya­kalayıp İs­rail’e götür­müşler. 18 yıl hücre ceza­sına çarptırılmış, işkence görmüş, delir­tilmek istenmiş ama cezasını tamamla­yıp serbest bırakılmıştır. İsrail’in 200 nükleer başlığı ile dünyada beşinci nükleer güç olduğunu ve yaptıklarından pişman olmadığını söylemiştir.(3)

Filistin’e karşı yapılan bu zulüm ve katliamları tasvip etmeyen, askeri harekâtlar başlayınca bunu onaylamadıkla­rını göstermek için, miting ve gösteriler yapan guruplar, hatta bu devlet soykırımın bir parçası olmamak için cep­heye gitmeyen, istifa eden, mahkemelere verilip cezalandı­rılan askerlerde vardır. Ama bunlar çok azınlıkta kalan insanlardır.(4)

Yahudilerin gayelerine nasıl ulaştıklarını, dünya he­gemonyasını nasıl kurduklarını, 1.5 milyarlık İslâm ale­mine, 6 milyonluk İsrail’in nasıl kafa tutabildiğini, hatta onları gülünç durumlara nasıl düşürebildiğini, Müslüman­ların çok iyi bilmesi gerekir. Çünkü kesin teşhis konulabi­lirse hasta yarı yarıya şifaya kavuşmuş demektir.

İlk İntifada'nın yaşandığı yıllarda Beytüllahim yakın­larında, bir Hıristiyan kasabası olan Beit Shaur'da yaşayan ünlü yazar Norman Finkelstein'ın, şahit olduğu bir olay,  İsrail askerlerinin müdahalesinin savunma amaçlı olmadı­ğını gözler önüne seren örneklerden biridir:

“Jalazoun mülteci kampında çocuklar etrafına top­landıkları bir lastiği yakıyorlardı. Derken bir araba geldi. Birdenbire kapılar açıldı ve dört adam (ya yerleşimcilerdi ya da sivil kıyafetleri içinde İsrail askerleri) indi araba­dan. Rastgele etrafa ateş açmaya başladılar. Hemen ar­kamdaki çocuk sırtından vuruldu. Kurşun karnından dışarı çıkmıştı. Ertesi gün Jerusalem Post'da askerlerin kendile­rini korumak için ateş etmek zorunda kaldıkları ya­zıldı.”(5)  

Siyonizm din dışı, ırkçı bir ideolojidir. Dindar Yahu­dilerden, ilim adamlarından, hatta akl-i selim hahamlardan bile buna karşı çıkan, eleştiren, bu fikirlerin Yahudi milleti ve insanlık için tehlike arz ettiğini söyleyen, çabalayan, mücadele eden dindar Musevî’ler vardır. 

Nitekim bugün pek çok dindar Yahudi, İsrail'in Siyo­nist ideolojisine ve bu ideoloji uğruna gerçekleştirdiği vah­şetlere karşı çıkmaktadır. Örneğin İsrail'de farklı Yahudi mezheplerine bağlı dindar hahamlar tarafından kurulan "İnsan Haklarını Savunan Hahamlar" (Rabbis For Human Rights) gibi. Söz konusu kuruluşun metinlerinde, Yahudi inancının temelinde adalet ve merhametin yattığı söylüyor ve Siyonizm’in İsrail halkını vahşi yaratıklar ha­line getirdiğini dile getiriyor.

Bu ılımlı, insancıl, samimi ve gerçek anlamda dindar yaklaşımı savunanlar, "İnsan Haklarını Savunan Haham­lar" ile sınırlı değildir. İsrail'de veya Yahudi diasporasın­daki diğer pek çok Yahudi, İsrail radikalizmi­nin Yahudi dinine aykırı bir sapma olduğunu savunmakta­dır. İngilte­re'nin Baş hahamı Prof. Jonathan Sacks, 2002 Ağusto­su'nda İngiliz The Guardian gazetesine yaptığı bir açık­lama ile bu konuda oldukça bilge yorumlar yapmıştır.

İsrail'in Filistin topraklarında sivil halka karşı uygula­dığı şiddeti kınayan Baş haham Sacks, "İsrail'in şu andaki durumu Yahudilik ile bağdaşmamakta ve Filistin'le olan bu mücadeleleri Yahudi kültürüne zarar vermektedir" di­yerek, şöyle devam etmektedir:

“Bir Yahudi olarak yaşanan olaylar içinde beni ra­hat­sız eden şeyler oluyor, İsrail askerlerinin, öldürdükleri Fi­listinlinin üzerine basıp, gülümseyerek poz verdiklerini gördüğümde şok oldum.”    

Dipnotlar:

1- NTVMSNBC deki çeviriden alan Mehmet Barlas, Yeni Şafak 03.04.2002 

2- İsrail casus teşkilatı, Kurucusu bir hahamdır.

3- Milliyet Gazetesi, 21.04.2004 

4-Tarih ve Düşünce Dergisi, Nisan 2004, s.38.

5- İan Gilmour, İsrael’s Terrörists, The Nation, 21 Nisan 1997.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık