• 30 Kasım -1, Pazartesi 0:00
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

Af ve Ceza

 

Arkadan dil uzatan itlere verme kıymet, Yedikleri herzeyi göm toprağın altına Her havlayan köpeğe bir taş atarsan eğer Taşın dirhemi çıkar gitgide bin altına                             Abdullah Fevzi Uluboy Her işte besmele çekmemizi tavsiye eden Allah Resûlü, günde yüzlerce defa Allah’ın “Rahmân ve Rahîm” isimlerini bize andırıyor. Rahmân kelimesi Kur’an'da 57 yerde, Rahîm ismi celili ise 115 yerde geçer. Rahman daha geniş kapsamlı, kafire-mümine merhamet eden manasına, ancak Rahîm sıfatı ise daha özel, müminlere merhamet eden, farklı muamele edecek olan Hâlık manasına gelir. (1)

Hz. Mevlânâ şöyle der: “İnsanın işi hata, Allah’ın işi ata (af) dır. Ya Rabbi sen de kulun harekâtına göre muamele edecek olursan arada ne fark kalır. Kul günah işlemese Allah'ın rahim sıfatı nasıl tecelli edecekti?..” (Mesnevi, beyit no: 1565).

Cenâb-ı Allah merhametlilerin en merhametlisi, şefkatlilerin en şefkatlisidir.Kullarına da“Affı almalarını” (2) tercih etmelerini, bağışlamayı ve toleranslı olmalarını tavsiye eder. Ama tabii ki bunun da ölçülü olması gerekir. Şeyh Sadi Şirazî: “Zalimleri affetmek, mazlumlara zulümdür” der. Tekrar şairin beytini hatırlayalım:

Zalimlere lâyık oldukları işkenceyi çektir Mazluma da hakkını ver ki, adalet bu demektir.

Bu aflar ölçüsüz, tartısız olursa zalimlere prim verilmiş olur Malum “canavarları taviz analar doğurur” demişler. Hz. Ali: “Size kötülük eden bir düşmanı affediniz ama, vatanınıza ve milletinize kötülük eden birini asla affetmeyiniz.” Buyurur.

Baştaki şiirden de anlaşılacağı üzere, bir köpek seni ısırırsa, senin de onu ısırman gerekmez. Ama bu tekerrür ederse eline sopayı almaktan da çekinme. Hz. Mevlânâ şöyle demiştir: “Allah fazlını göstermek için bir suçu defalarca örter de, sonunda adlini göstermek için suçluyu cezalandırır.” (12632).

Hıristiyan bir beldede kuralcı, hiç toleransı olmayan, her yerde ve basit suçlara ceza kesmekten zevk alan bir trafik memuru varmış. Bir gün kilisenin papazı onun görev alanından geçeceği için her eksiğini tamamlamış, her hazırlığını yapmış, bisikletine binip giderken, mezkür memura rast gelmiş, adam sormuş, bakmış, eksik aramış ama yok, her şey tamam. Papaz ayrılırken: “hazırlıklı çıktım, her şeyim tamam, duamı da ettim, İsa benimle” deyince memur: “Hah tamam İsa seninleyse bisiklete iki kişi binmek yasak” demiş ve yine ceza yazmış. Bu kadar cezacı olmak doğru değil ama zalimleri affedip mazlumları madur etmek de, gayretullaha dokunur ve şairin ayet meali ile mecz ettiği şu beyti mutlaka tecelli eder:

Zalimlere bir gün dedirir Hazreti Mevlâ “Tallahi legad aserakâllahü aleyne”

Neyzen Tevfik malum rind meşrep bir adam. Ramazanda güpegündüz kuytu bir lokantaya girmiş yemek yiyor bu arada bir de delikanlı gelip ona eşlik ederken zaptiyeler basıyor ve karakola götürüp cezalandırmak istiyorlar. Neyzen: “Ben gayri Müslim’im” deyince, saçları falan da şimdiki bonus reklamındaki zatların saçı gibi olunca, inanmışlar ama delikanlıyı götürmekte ısrar ediyorlar. Neyzen: “Ben gayri Müslim’im ama şu Ramazan ayının feyz ve bereketinden, manevi etkisinden olsa gerek içimde farklı duygular oluşuyor, ben Müslüman olmak istiyorum fakat şu delikanlıyı affederseniz” der. Zaptiyeler razı olur Neyzen Kelime-i şahadet getirir zaptiyeler çeker gider. Neyzen delikanlıya şöyle nasihat eder:

“Evlâdım, gâvur oldum kendimi kurtardım. Müslüman oldum seni kurtardım ama her zaman benim gibi birini bulamazsın, bir daha böyle halt etme.”


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık