Erdoğan: Türkiye ve Çin aynı vizyonu paylaşıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak, dünya barışı, güvenliği ve istikrarının korunması, çok taraflılığın teşvik edilmesi ve serbest ticaretin sürdürülmesi gibi alanlarda Çin ile aynı vizyonu paylaşıyoruz." değerlendirmesinde bulundu

Erdoğan: Türkiye ve Çin aynı vizyonu paylaşıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Çin'in başkenti Pekin'de gerçekleşecek görüşme öncesi, ülkenin önde gelen yayın organlarından "Global Times" gazetesinde, "Türkiye ve Çin: Ortak Gelecek Vizyonu Olan İki Ülke" başlıklı bir makale kaleme aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, makalede, yeni bir dünya sisteminin ortaya çıkmaya başladığı bu dönemde Türkiye ve Çin’e büyük sorumluklar düştüğünü vurguladı. 

Coğrafi uzaklıklarına rağmen Türkiye ve Çin'in yüzyıllarca yakın ekonomik ve kültürel iş birliği içinde olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Asya’nın en doğusunda ve Asya’nın en batısında yer alan iki kadim medeniyete sahip olan Çinliler ve Türkler, tarihi İpek Yolu’nun koruyuculuğunu üstlenerek ticaret ve kültürel etkileşimin gelişmesinde insanlığa büyük katkı sağladılar.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin, Kuşak ve Yol girişimini güçlü şekilde desteklediğini, hatta girişime 2013’te verdiği destekle bunu yapan ilk ülkelerden biri olduğunu aktaran Erdoğan, “Ülkelerimiz arasında yüzyıllar boyunca devam etmiş bu iş birliği günümüzde de Çin Devlet Başkanı değerli dostum Sayın Şi Cinping’in öncülük ettiği Kuşak ve Yol girişimi ile daha da güçlenerek devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin öncülük ettiği Orta Koridor girişiminin Kuşak ve Yol girişiminin merkezinde yer aldığını ifade eden Erdoğan, Türkiye’den başlayıp demiryolu ile Gürcistan’dan Azerbaycan’a, buradan da Hazar Denizi’ni aşarak Türkmenistan ve Kazakistan’ı takiben Çin’e ulaşan Orta Koridor’un, Kuşak ve Yol projesinin en önemli bileşenlerinden birini oluşturduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hayata geçirdiği Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi, İstanbul Boğazı’na inşa edilen 3. köprü Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İstanbul Boğazı’nın altından geçen Marmaray ve Avrasya tünelleri, Çanakkale Boğazı’nda inşasına başlanan 1915 Çanakkale Köprüsü, bölünmüş yollar, otobanlar, hızlı tren hatları, lojistik üsleri ve tüm iletişim altyapısının Orta Koridor projesi kapsamında gerçekleştirilen altyapı yatırımları olduğunu, tüm bu projelerin Kuşak Yol Projesi’nin Pekin ile Londra arasındaki bağlantıyı sağlama hedefine doğrudan katkı sunacağını anlattı.

Orta Koridor’un sağladığı zaman avantajı ve mevsim etkilerinden bağımsız 12 ay boyunca hizmet verebilecek bir güzergâh olması nedeniyle Kuşak ve Yol projesine çok büyük katkılar sunacağına inandığını dile getiren Erdoğan, “Bu kapsamda Kuşak ve Yol projesini, Orta Koridor ile entegre etmek için Çinli dostlarımız ile çalışmaya devam edeceğiz.” ifadesine yer verdi.

Erdoğan, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar doğrultusunda sürekli olarak gelişen Türkiye ve Çin ilişkilerinin 2010 yılında Stratejik İlişki seviyesine yükseldiğini vurgulayarak, “Şimdi de 'kazan kazan' anlayışıyla gelişen ilişkilerimizi Kuşak ve Yol girişimi ile paylaştığımız ortak gelecek vizyonu doğrultusunda daha üst seviyelere çıkarmayı amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye ve Çin’in Batılı ülkelere göre geç kalkınmaya başlamış olmaları nedeniyle ortaya çıkan gelişmişlik farkını 21. yüzyılda kapatmayı amaçlayan ülkeler olduğunun altını çizen Erdoğan, “Dünya üzerinde hakkettiği yerleri alması hedefine bu yüzyılda ulaşmak Çinliler için 'Çin rüyası', biz Türkler için de 'Türk rüyası'dır.” değerlendirmesinde bulundu.

Çin’in Çin Komünist Partisinin kuruluşunun 100. yılı olan 2021 ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin 100. yılı olan 2049’a yönelik kalkınma hedefleri gibi Türkiye’nin de, kuruluşunun 100. yılı olan 2023 ve 2053 yıllarına ilişkin hedefleri bulunduğunu belirten Erdoğan, “Ülkelerimizi birer refah toplumuna dönüştürmeye yönelik bu hedefler Türkiye ve Çin’in birlikte paylaştıkları başka bir ortak gelecek vizyonudur.” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İkili ilişkilerimizde artan iş birliği toplumlarımız arası etkileşimi yoğunlaştırmakta ve turizm alanında da önemli kazanımlar sağlamaktadır." ifadesini kullandı.

Çin’de 2018 yılının Türkiye Turizm Yılı olarak kutladığını ve bu kapsamda ülke genelinde onlarca etkinlik gerçekleştirildiğini aktaran Erdoğan, bu doğrultuda Türkiye'yi ziyaret eden Çinli turist sayısında da son yıllarda önemli artışlar yaşandığını görmenin memnuniyet verici olduğunu kaydetti. Erdoğan, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile birlikte belirledikleri "1 milyon Çinli turist" hedefine yönelik yürütülen çalışmaların, iki ülke arasındaki ilişkiyi ileriye taşıyacağını belirtti.

Çinli iş insanlarına çağrı

Çin ile karşılıklı ticaret hacmini, her iki ülkenin çıkarlarına hizmet etmeye yönelik daha dengeli ve sürdürülebilir bir temele dayalı şekilde mevcut seviyesinin önce iki katı olan 50 milyar dolara, sonra 100 milyar dolara çıkarmanın hedefleri arasında yer aldığını belirten Erdoğan, "Bu noktada Çinli iş adamlarını Asya ve Avrupa'nın kesiştiği nokta ile Kuşak ve Yol projesinin kalbinde yer alan ülkemize yatırım yapmaya çağırıyorum." ifadesine yer verdi.

Erdoğan, makalesinde şunları kaydetti:

"Unutmayalım ki Türkiye'ye yapacağınız yatırım sadece 82 milyonluk genç ve dinamik nüfusu ile dünyanın 16. büyük ekonomisine yapacağınız yatırım değil aynı zamanda ülkemizin hinterlandında bulunan 1,6 milyarlık bir nüfusa ve 24 trilyon dolarlık bir gayri safi milli hasılaya yapılan bir yatırımdır. Hepsinden önemlisi Türkiye'ye yapılan yatırım Kuşak ve Yol projesi ve hepimiz için yeni bir gelecek oluşturma rüyamıza yapılan yatırımdır."

Türkiye'nin Çin ile iş birliğini her alanda geliştirmeye sarsılmaz biçimde bağlı olduğunu kaydeden Erdoğan, eğitim alanında ortak üniversiteler kurulması yönünde ilk adımı atarak bu alanda çok daha yakın çalışma yürütülebileceğini ifade etti.

Erdoğan, "Savunma sanayinde son yıllarda hayata geçirdikleri özgün projeler ile kendi teknoloji ve üretim güçlerini dünyaya ispatlamış Türkiye ve Çin’in bu alanda da iş birlikleri gerçekleştirebileceğini düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Bugün dünyanın ciddi küresel meydan okumalar ile karşı karşıya olduğunu ve ekonomik küreselleşme derinleşirken, küresel serbest ticaret sistemine yönelik tehditlerin, bütün dünya ekonomileri için tehdit oluşturduğunu vurgulayan Erdoğan, "Halen tek kutuplu bir dünyada yaşadığımız gibi bir yanlış anlayışın ürünü olan bu tehditler, dünya barış ve istikrarını da zedelemektedir." diye yazdı.

Erdoğan, satırlarını şöyle tamamladı:

"Türkiye olarak dünya barışı, güvenliği ve istikrarının korunması, çok taraflılığın teşvik edilmesi ve serbest ticaretin sürdürülmesi gibi alanlarda Çin ile aynı vizyonu paylaşıyoruz. Dünyanın çok kutuplu yeni denge arayışı içerisinde olduğu günümüzde bütün insanlığın ortak çıkarını gözetecek yeni bir uluslararası sistem inşasına ihtiyaç olduğu apaçık ortadadır. Bu yeni sistemin inşası sürecinde de insanlık tarihinin en kadim medeniyetleri olan Türkiye ve Çin’e tekrar büyük görevler düşmektedir."

"Ticaret hacmimizi artırma konusunda mutabıkız"

Erdoğan, Çin haber ajansı Şinhua'ya verdiği yazılı röportajında ise başbakanlığı dönemine denk gelen 2010 yılında iki ülke arasında stratejik iş birliğinin oluşturulduğunu ve bu ilişkilerin güçlendirileceğini belirtti.

Ziyaretinde her konunun konuşulacağını kaydeden Erdoğan, ekonomi, ticaret, turizm, yatırımlar, güvenlik, savunma ve terörle mücadele gibi konulara daha fazla öncelik verileceğini ve aynı şekilde, ikili iş birliği alanlarının yanı sıra ortak gündemde yer alan bölgesel ve uluslararası konuların da istişare edileceğini aktardı.

Erdoğan, Türkiye'nin, Çin'in "Kuşak ve Yol Girişimine" ilk destek veren ülkelerden biri olduğunu ifade etti.

"Orta Koridor" projesi ile "Kuşak ve Yol Girişimi"nin tabiatları gereği uyumlu olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Çin Devlet Başkanı Şi'nin, ulaştırma ve iletişim ağının genişletilmesi, sadece fiziki ve ekonomik değil aynı zamanda kültürel ve beşeri bağların da artırılması yönündeki yaklaşımını benimsiyoruz. Ticaret hacmimizi dengeli bir şekilde artırma konusunda mutabıkız. Daha fazla Türk ürünü, bilhassa tarım ürünlerimiz Çin piyasasına girmeye başladı. Çinli yatırımcıların ülkemize ilgisi sürüyor. Turizm iş birliğimiz düzenli olarak gelişiyor, iki halkın karşılıklı ziyaretleri artıyor. Evvelce bahsettiğim gibi bizim Orta Koridor Girişimimiz ile Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi arasında doğal bir uyum var. Bu uyum, bize Orta Asya ve Afrika gibi geniş coğrafyalarda Çin ile iş birliği yapma imkanı sunuyor. Kalkınma yolundaki iki güçlü G-20 ülkesi olarak, ilişkilerimizdeki bu ivmeyi sürdürmek hem halklarımızın refahı hem uluslararası istikrar anlamında büyük önem arz ediyor."

Erdoğan, iki ülke arasındaki üst düzey görüşmeleri her alanda canlı tutmaya çalıştıklarını belirterek, "Karşılıklı artan ziyaretlerin meyvelerini toplamaya başladık. İş birliğini nasıl ilerletebileceğimize dair somut bir ikili gündemimiz var. Dolayısıyla Çinli dostlarımızla bu temasları, istişareleri sıklaştırdıkça, ilişkilerimizin siyasi, ticari, kültürel bütün veçhelerinin geliştiğine hep birlikte şahit olacağımıza inanıyorum. İş birliğini nasıl ilerletebileceğimize dair somut bir ikili gündemimiz var. Dolayısıyla Çinli dostlarımızla bu temasları, istişareleri sıklaştırdıkça, ilişkilerimizin siyasi, ticari, kültürel bütün veçhelerinin geliştiğine hep birlikte şahit olacağımıza inanıyorum. Küresel piyasalarda belirsizliğin arttığı mevcut iklimde önde gelen oyuncular olarak Çin ve Türkiye'nin iletişimi artırmalarının izlenecek en doğru yol olduğu kanaatindeyim." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Çin'in başkenti Pekin'de gerçekleşecek görüşme öncesi, ülkenin önde gelen yayın organlarından "Global Times" gazetesinde, "Türkiye ve Çin: Ortak Gelecek Vizyonu Olan İki Ülke" başlıklı bir makale kaleme aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, makalede, yeni bir dünya sisteminin ortaya çıkmaya başladığı bu dönemde Türkiye ve Çin’e büyük sorumluklar düştüğünü vurguladı. 

Coğrafi uzaklıklarına rağmen Türkiye ve Çin'in yüzyıllarca yakın ekonomik ve kültürel iş birliği içinde olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Asya’nın en doğusunda ve Asya’nın en batısında yer alan iki kadim medeniyete sahip olan Çinliler ve Türkler, tarihi İpek Yolu’nun koruyuculuğunu üstlenerek ticaret ve kültürel etkileşimin gelişmesinde insanlığa büyük katkı sağladılar.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin, Kuşak ve Yol girişimini güçlü şekilde desteklediğini, hatta girişime 2013’te verdiği destekle bunu yapan ilk ülkelerden biri olduğunu aktaran Erdoğan, “Ülkelerimiz arasında yüzyıllar boyunca devam etmiş bu iş birliği günümüzde de Çin Devlet Başkanı değerli dostum Sayın Şi Cinping’in öncülük ettiği Kuşak ve Yol girişimi ile daha da güçlenerek devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin öncülük ettiği Orta Koridor girişiminin Kuşak ve Yol girişiminin merkezinde yer aldığını ifade eden Erdoğan, Türkiye’den başlayıp demiryolu ile Gürcistan’dan Azerbaycan’a, buradan da Hazar Denizi’ni aşarak Türkmenistan ve Kazakistan’ı takiben Çin’e ulaşan Orta Koridor’un, Kuşak ve Yol projesinin en önemli bileşenlerinden birini oluşturduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hayata geçirdiği Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi, İstanbul Boğazı’na inşa edilen 3. köprü Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İstanbul Boğazı’nın altından geçen Marmaray ve Avrasya tünelleri, Çanakkale Boğazı’nda inşasına başlanan 1915 Çanakkale Köprüsü, bölünmüş yollar, otobanlar, hızlı tren hatları, lojistik üsleri ve tüm iletişim altyapısının Orta Koridor projesi kapsamında gerçekleştirilen altyapı yatırımları olduğunu, tüm bu projelerin Kuşak Yol Projesi’nin Pekin ile Londra arasındaki bağlantıyı sağlama hedefine doğrudan katkı sunacağını anlattı.

Orta Koridor’un sağladığı zaman avantajı ve mevsim etkilerinden bağımsız 12 ay boyunca hizmet verebilecek bir güzergâh olması nedeniyle Kuşak ve Yol projesine çok büyük katkılar sunacağına inandığını dile getiren Erdoğan, “Bu kapsamda Kuşak ve Yol projesini, Orta Koridor ile entegre etmek için Çinli dostlarımız ile çalışmaya devam edeceğiz.” ifadesine yer verdi.

Erdoğan, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar doğrultusunda sürekli olarak gelişen Türkiye ve Çin ilişkilerinin 2010 yılında Stratejik İlişki seviyesine yükseldiğini vurgulayarak, “Şimdi de 'kazan kazan' anlayışıyla gelişen ilişkilerimizi Kuşak ve Yol girişimi ile paylaştığımız ortak gelecek vizyonu doğrultusunda daha üst seviyelere çıkarmayı amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye ve Çin’in Batılı ülkelere göre geç kalkınmaya başlamış olmaları nedeniyle ortaya çıkan gelişmişlik farkını 21. yüzyılda kapatmayı amaçlayan ülkeler olduğunun altını çizen Erdoğan, “Dünya üzerinde hakkettiği yerleri alması hedefine bu yüzyılda ulaşmak Çinliler için 'Çin rüyası', biz Türkler için de 'Türk rüyası'dır.” değerlendirmesinde bulundu.

Çin’in Çin Komünist Partisinin kuruluşunun 100. yılı olan 2021 ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin 100. yılı olan 2049’a yönelik kalkınma hedefleri gibi Türkiye’nin de, kuruluşunun 100. yılı olan 2023 ve 2053 yıllarına ilişkin hedefleri bulunduğunu belirten Erdoğan, “Ülkelerimizi birer refah toplumuna dönüştürmeye yönelik bu hedefler Türkiye ve Çin’in birlikte paylaştıkları başka bir ortak gelecek vizyonudur.” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İkili ilişkilerimizde artan iş birliği toplumlarımız arası etkileşimi yoğunlaştırmakta ve turizm alanında da önemli kazanımlar sağlamaktadır." ifadesini kullandı.

Çin’de 2018 yılının Türkiye Turizm Yılı olarak kutladığını ve bu kapsamda ülke genelinde onlarca etkinlik gerçekleştirildiğini aktaran Erdoğan, bu doğrultuda Türkiye'yi ziyaret eden Çinli turist sayısında da son yıllarda önemli artışlar yaşandığını görmenin memnuniyet verici olduğunu kaydetti. Erdoğan, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile birlikte belirledikleri "1 milyon Çinli turist" hedefine yönelik yürütülen çalışmaların, iki ülke arasındaki ilişkiyi ileriye taşıyacağını belirtti.

Çinli iş insanlarına çağrı

Çin ile karşılıklı ticaret hacmini, her iki ülkenin çıkarlarına hizmet etmeye yönelik daha dengeli ve sürdürülebilir bir temele dayalı şekilde mevcut seviyesinin önce iki katı olan 50 milyar dolara, sonra 100 milyar dolara çıkarmanın hedefleri arasında yer aldığını belirten Erdoğan, "Bu noktada Çinli iş adamlarını Asya ve Avrupa'nın kesiştiği nokta ile Kuşak ve Yol projesinin kalbinde yer alan ülkemize yatırım yapmaya çağırıyorum." ifadesine yer verdi.

Erdoğan, makalesinde şunları kaydetti:

"Unutmayalım ki Türkiye'ye yapacağınız yatırım sadece 82 milyonluk genç ve dinamik nüfusu ile dünyanın 16. büyük ekonomisine yapacağınız yatırım değil aynı zamanda ülkemizin hinterlandında bulunan 1,6 milyarlık bir nüfusa ve 24 trilyon dolarlık bir gayri safi milli hasılaya yapılan bir yatırımdır. Hepsinden önemlisi Türkiye'ye yapılan yatırım Kuşak ve Yol projesi ve hepimiz için yeni bir gelecek oluşturma rüyamıza yapılan yatırımdır."

Türkiye'nin Çin ile iş birliğini her alanda geliştirmeye sarsılmaz biçimde bağlı olduğunu kaydeden Erdoğan, eğitim alanında ortak üniversiteler kurulması yönünde ilk adımı atarak bu alanda çok daha yakın çalışma yürütülebileceğini ifade etti.

Erdoğan, "Savunma sanayinde son yıllarda hayata geçirdikleri özgün projeler ile kendi teknoloji ve üretim güçlerini dünyaya ispatlamış Türkiye ve Çin’in bu alanda da iş birlikleri gerçekleştirebileceğini düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Bugün dünyanın ciddi küresel meydan okumalar ile karşı karşıya olduğunu ve ekonomik küreselleşme derinleşirken, küresel serbest ticaret sistemine yönelik tehditlerin, bütün dünya ekonomileri için tehdit oluşturduğunu vurgulayan Erdoğan, "Halen tek kutuplu bir dünyada yaşadığımız gibi bir yanlış anlayışın ürünü olan bu tehditler, dünya barış ve istikrarını da zedelemektedir." diye yazdı.

Erdoğan, satırlarını şöyle tamamladı:

"Türkiye olarak dünya barışı, güvenliği ve istikrarının korunması, çok taraflılığın teşvik edilmesi ve serbest ticaretin sürdürülmesi gibi alanlarda Çin ile aynı vizyonu paylaşıyoruz. Dünyanın çok kutuplu yeni denge arayışı içerisinde olduğu günümüzde bütün insanlığın ortak çıkarını gözetecek yeni bir uluslararası sistem inşasına ihtiyaç olduğu apaçık ortadadır. Bu yeni sistemin inşası sürecinde de insanlık tarihinin en kadim medeniyetleri olan Türkiye ve Çin’e tekrar büyük görevler düşmektedir."

"Ticaret hacmimizi artırma konusunda mutabıkız"

Erdoğan, Çin haber ajansı Şinhua'ya verdiği yazılı röportajında ise başbakanlığı dönemine denk gelen 2010 yılında iki ülke arasında stratejik iş birliğinin oluşturulduğunu ve bu ilişkilerin güçlendirileceğini belirtti.

Ziyaretinde her konunun konuşulacağını kaydeden Erdoğan, ekonomi, ticaret, turizm, yatırımlar, güvenlik, savunma ve terörle mücadele gibi konulara daha fazla öncelik verileceğini ve aynı şekilde, ikili iş birliği alanlarının yanı sıra ortak gündemde yer alan bölgesel ve uluslararası konuların da istişare edileceğini aktardı.

Erdoğan, Türkiye'nin, Çin'in "Kuşak ve Yol Girişimine" ilk destek veren ülkelerden biri olduğunu ifade etti.

"Orta Koridor" projesi ile "Kuşak ve Yol Girişimi"nin tabiatları gereği uyumlu olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Çin Devlet Başkanı Şi'nin, ulaştırma ve iletişim ağının genişletilmesi, sadece fiziki ve ekonomik değil aynı zamanda kültürel ve beşeri bağların da artırılması yönündeki yaklaşımını benimsiyoruz. Ticaret hacmimizi dengeli bir şekilde artırma konusunda mutabıkız. Daha fazla Türk ürünü, bilhassa tarım ürünlerimiz Çin piyasasına girmeye başladı. Çinli yatırımcıların ülkemize ilgisi sürüyor. Turizm iş birliğimiz düzenli olarak gelişiyor, iki halkın karşılıklı ziyaretleri artıyor. Evvelce bahsettiğim gibi bizim Orta Koridor Girişimimiz ile Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi arasında doğal bir uyum var. Bu uyum, bize Orta Asya ve Afrika gibi geniş coğrafyalarda Çin ile iş birliği yapma imkanı sunuyor. Kalkınma yolundaki iki güçlü G-20 ülkesi olarak, ilişkilerimizdeki bu ivmeyi sürdürmek hem halklarımızın refahı hem uluslararası istikrar anlamında büyük önem arz ediyor."

Erdoğan, iki ülke arasındaki üst düzey görüşmeleri her alanda canlı tutmaya çalıştıklarını belirterek, "Karşılıklı artan ziyaretlerin meyvelerini toplamaya başladık. İş birliğini nasıl ilerletebileceğimize dair somut bir ikili gündemimiz var. Dolayısıyla Çinli dostlarımızla bu temasları, istişareleri sıklaştırdıkça, ilişkilerimizin siyasi, ticari, kültürel bütün veçhelerinin geliştiğine hep birlikte şahit olacağımıza inanıyorum. İş birliğini nasıl ilerletebileceğimize dair somut bir ikili gündemimiz var. Dolayısıyla Çinli dostlarımızla bu temasları, istişareleri sıklaştırdıkça, ilişkilerimizin siyasi, ticari, kültürel bütün veçhelerinin geliştiğine hep birlikte şahit olacağımıza inanıyorum. Küresel piyasalarda belirsizliğin arttığı mevcut iklimde önde gelen oyuncular olarak Çin ve Türkiye'nin iletişimi artırmalarının izlenecek en doğru yol olduğu kanaatindeyim." ifadelerini kullandı.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık