• 06 Aralık 2017, Çarşamba 7:36
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

TUVALETLERE YAZI YAZANLAR

İzahı olmayan şeyin mizahı olurmuş. Bu mizah ise Türk toplumunun neredeyse hastalık derecesinde olan bir saplantısını anlatmaya çalışmak ve yine bazı rahatsızlıkları dillendirmek açısından kaçınılmaz bir mecburiyet ihtiva ettiğinden yeri gelmişken de yaşanılan hatta şikâyet mevzu olunan bir durumu da yani tuvaletlere neden yazılar yazılır böyle bir ruh hali nasıl bir haldir gibi bir konuyu da öncelikle bir öğretmen duyarlılığı ile bu yazımda irdelemeye çalışacağım.

Temizlikte inancımızın gereği tüm insanlığa güzel ahlak edep ve terbiye ve temizlik öğretmişiz. Düşünsenize biz ölüsüne bile temizlik yaptıran bir dinin mensubuyuz. Paris sokaklarında bir zamanlar halkın pisliğinden geçilmeyen sokaklarda çözüm olarak parfüm üretmekte bulan batılılar temizliğin abc ‘sini bizden öğrendiler ama biz bugün tuvalet eğitimi konusunda resmen sınıfta kaldık diyebilirim.

 Şiir sokakta edebiyatının yanında birde hastag olarak şiir wc’de konumuna dönüşen bir edebiyatın mümessillerimi olacağız yani durup dururken. Böyle giderse maalesef iyiye alamet değil bunlar. Bilhassa halkın umumi olarak kullandığı ortak tuvaletler aynı zamanda bir şehrin beldenin yani oranın temizlik göstergesidir. Nasıl bulmak istiyorsan öylece bırak sözüne bu gibi yerlerde sık sık rastlansa da yine eğitimle alakası olmayan tamamen farklı bir psikolojinin travmatik dışa vurum enstantanelerini bu gibi yerlerde görebilirsiniz.

Yazıların genelde edebe ve ahlaka mugayyir cümleler(yazılar) olduğu da bir vakıadır. Genelde okul duvarlarında wc’lerde sıraların üzerinde buldukları boş duvarlarda kamyon arkalarında bazen güldüren, bazen küfürlü, bazen de kendi lisanında eğitici mizansen yazılara rastlarsınız. Her ne şekilde olursa olsun, temizlik alışkanlığında yüce bir dinin mensupları olarak bizler asla bu hoş karşılanmayacak ve genel ahlaka ve edebe aykırı olarak yazıları yazanları ruhen hastalıklı bir birey olarak tanımlayabiliriz.

İnsanların yada  halkın ne biliyim öğrencilerin böyle umumi manada bir yerde ki olması gereken temizlik nişanesi ve toplumun genel göstergesi sayılacak bir yeri adeta yazı tahtasına döndürmeleri nasıl bir anlayıştır.? Ya da hangi psikolojinin bozuk dışa vurum travmasıdır. Bence bu iş küçüklükten beri ihmal edilen bir eğitimin büyüyünce açığa çıkan duygu patlamasıdır. Bastırılan ya da sindirilen iç duyguların ya da zamanında konuşulamayan önemli konuların baskın eğitim eksikliği ve anne babaların bu işe yeterince önem vermemeleri babında çocuklarında bozuk bir plak gibi dilde konuşulanlara kulak kesilmeleri ve mahalle ağzıyla argo konuşmalarının yaygınlığı, maalesef toplumu giderek bozmuş ve duygu patlamaları kimselerin olmadığı ya da görmediği alanları duvar yazı alınlarına dönüştürülen bir yere dönüştürmüştür.

Tuvalet konusu gerçekten önemlidir. İnsan sağlığı her şeyden önce gelir. Temiz tuvalet aynı zamanda bir uygarlık ölçüsüdür. Çünkü tuvaleti temizlemek kadar temiz kullanmak da önemlidir. Aslan yatağından bellidir derler ya, bizim toplumda aslanlar nedense temizlik konusunda sınıfta kaldılar sapır sapır döküldüler.

Mesela bir okulda çocukların evde kazanmaları gereken alışkanlıkları okulda da takviye edici broşür ve power point vs gösterileri ile anlatabilir ve çalışanların da gerekli temizlik hijyenine uymaları halinde disiplinli bir hale gelebilir.

Sınıflarda bilhassa hijyen ve tuvalet eğitimi konu başlığı altında: Tuvaletler niçin gereklidir? Sorusunu cevaplandırmaları açıklanmalıdır. Çevreyi temiz tutmak, dışkı ile bulaşan hastalıkları önlemek ve vücut temizliğimiz için hatta nezaketen tuvaletin gerekli olduğu bilinçlendirilmelidir.

Bir örneklik teşkil etmesi açısından şunları söylemekte yarar var: Mesela sıralarsak:

Alafranga tuvaletler kullanıldıktan sonra üst kapağı kapatılır. Alaturka tuvaletlerde ayak yerlerine basarak çömelmeliyiz. Tuvalet kâğıdı ve diğer atıklar etrafa atılmaz, çöp kutusuna ya da tuvalet deliğine atılır. Tuvalet deliğine çöp, taş, bez, meşrubat kutusu şişesi vb atılmaz. Tuvaletten çıkarken mutlaka sifon çekilir ya da bolca su dökülür.

Klozetlerde Tuvaletin üst kapağını açıp, oturma yerine oturarak tuvaletinizi yapabilirsiniz Sonra sifonu çekip kapağı kapatmalısınız. Eski tuvaletlerde ayaklarımızı doğru yerlere basmalıyız. Erkek tuvaleti / kız tuvaleti ayrımı önemlidir, boş olsa bile bizim için olmayan tuvalete girmemeliyiz ve içeriye bakmamalıyız. Tuvalete (kabine) girerken kapıyı çalmamız gerekir. Tuvalete girince kapıyı kapatmamız gerekir. Çıkarken tuvalet musluğunu kapatmak, kapanmıyorsa sorumluya haber vermek gerekir. Tuvalet kabininden çıkarken kapısını açık bırakmak gerekir. Sonra tabi ki sifona basmayı (veya çekmeyi) sifon yoksa tuvalete su dökmeye unutmamalıyız.

Erkekler erkek tuvaletine, kızlar kız tuvaletine gitmeli. Boş olsa bile öteki tarafa gitmemeliyiz. Tuvalete girerken kapıyı çalmalıyız. İçeri girince kapıyı kapatmalıyız. Çıkarken tuvalet musluğunu kapatmalıyız. Çıkınca kapıyı açık bırakmalıyız. Tuvalet duvarlarına ne olursa olsun asla yazılar yazmamalıyız.

Okulların hastanelerin sokak duvarlarının temiz ve bakımlı ve düzenli olması inancımızın gereği ve milli alışkanlıklarımızın yaşatılmasıdır. Temiz ve güzel ahlaklı olmak hayatımızın düsturu olmalıdır.

Kısaca temiz insan, temiz çevre, ,temiz okul, temiz sınıf, temiz öğrenci, ideal bir toplumun ahlaki değerleridir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık