• 15 Nisan 2017, Cumartesi 9:11
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

EVET, BAŞKOMUTAN KONYA?DAYDI

İnsanları, toplumları, devletleri hatta dünyamızı etkileyen kimlikler vardır. Karakter sahibidirler. Konumları kendilerini aşmış, başkaları tarafından cesurca konuşulan yeri gelip eleştirilen ama yerinde ve zamanında aldığı önlem ve tedbirler adından sıkça bahsettiren liderler vardır. Onlar hakiki bir kimlik savaşçısı ve duruş sahibidir. O dostunda düşmanında hakkını verdiği inkâr edemediği bir gerçektir. Zaten tarihimize baktığımızda devletin ve milletin içine düştüğü en bunalımlı hallerde Allah’ın bize milletimize acıyarak bir lütfü olarak sunduğu karizmatik çehreli ve nefsi emareyi alt etme yolunda uhuttan daha çetin olan mücadeleyi mütevazı bir muhasebe ile kazanma azmindeki kul kimliği ile milletine sevdalı bir âşıktan, hak ve hakikate bağlı bir aşk erinden gönül kimliğinden bugün bahsetmek ve Konyamızı şereflendirdiği içinde teşekkür etmek ihtiyacı duyuyorum. Sadece bizim coğrafyamızın insanı değil tüm dünyayı kucaklayan bakışıyla ve elindeki imkanları kullanarak paylaşımcılığı din dil ırk farkı gözetmeksizin aklı selim sahibi önemsemesiyle “Erdogan” ismi tüm dillerde bir fenomen olarak yerini almıştır.

Evet, bizim kimliğimizin içinde yani kendi ülkemizdeki sırf inat muhalifliğin geleneksel sıradanlığında en çok eleştiriye maruz kalıp yalnızlaştırılmak istense de hatta “dünya beşten büyüktür” gerçeğini korkmadan çekinmeden dile getiren bir yapısıyla ön plana çıksa da hala O’dünya coğrafyası içinde hakikaten bir değerdir. İstanbul BB’ ki başarılarını Türkiye için alın teri olarak döken ve ıslatan bu Kasımpaşalı yiğit her türlü maruz kaldığı iç ve dış oyun ve yapılanmalara karşı dik duruş mücadelesiyle         “Biz Allah için yola çıktık” düsturunu gönlü hoş ve tam bir teslimiyet içerisinde yerine getirmektedir.   Başka milletlerin bile gıpta ile baktıkları ve işte şu kadar süre için bize verin diye gönüllerindeki yatan gerçekleri haykıranların mütevazılığine karşı ne yazık ki hala inadın tavan yaptığı geleneksel siyasi particiliğin aşılamadığı kesimlerde kendisine kin bağlayanlarında sayısı az değildir. Başta çekememezlik ve kıskançlık olmak üzere her türlü duygusal manipülasyon krizine saplantılarla bağlı olanlarda, eminim bir gün kendisini yanılmış bir gurur, kibir sahibi ezikliği içerisinde alkışlayacaklardır.

Sadece bizi değil dünya basınının da kendisinden söz ettirmeyi başaran karizması hakkında, Türkiye’mizin son on beş yıla damgası vuran tüm zorluklarına ve tüm saldırılarına karşı gösterdiği sabır iman ve Allah sevdası direnciyle, canla başla mücadele etmenin en ağır imtihanını vermektedir.    Hele Türkiye gibi son yüz yıldır tamamen statükocu ve ağır hantal işleyen gelenekçi resmi vesayetin baskısı altında tüm imkânları batıya endekslenen enerjisinin elinden alındığı ve Uluslararası güçlerin resmigeçit teksas alanına döndürmek için uğraş verdikleri coğrafyamızdaki çabaları ve değişim için verdiği mücadelede halkında desteğini almasına rağmen bu iç ve dış vesayetçilerin tüm imkânlarını seferber ederek üstüne gelmesine rağmen şu ana kadar ki gösterdiği değişim direnci takdire şayan ve ancak imanlı bir duruşun eserine haiz olağan şeylerdir. Üst akıl denilen kirli odakların ve onların içerdeki satılmış beyinlerinin medya silahşorları, her vesileyle kirlettikleri kör kütük niyetlerini ortaya döküp her türlü çirkefliklerini yapsalar da O’ yılmamış ve asla duruşunu bozmamıştır. O hep milletine güvenmiş, onlardan ilham almış, onlara derdini dökmüş ve onlarla bir sofrada olmaktan ve halkın adamı olmaktan zevk almışlardır. Eğer gurur ve kibir olsaydı kendilerinde bir yerlerde tökezler ve artık işleyen bir saat gibi olamayabilirdi. Ama O gönlünü Allah’a açtığından O’ndan yardım dilendiğinden ki;    Allah’ta yalnız bırakmamış, milletimizde; Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran seferindeki gibi hep O’nun peşinde ona inanarak misali yoluna devam etmişlerdir. Şimdi yeni bir Yol ayrımı daha doğrusu yolun gerçek manada birlik ve beraberliğe dönüşmesi, yolların halkın tercihi yönünde katılımcı ve güçlenmesi ve iç ve dış vesayetin tamamen bitmesinin önünü açacak ufuk yolunun göründüğü yeni bir sevda masalına konu olan ve halkın gerçek kahramanının bizzat halkın kendisi olduğu/olacağı yeni bir dönem var önümüzde, hatta hemen yarın yani Pazar günü. Yani 16 Nisan. Şimdiden uğurlar getirmesini diliyorum Rabbimden. Türkiye’nin önünün açılmasını, ayak bağı olanların ortadan kaldırılmasını ve enerjisinin sinerjiye dönüştürüldüğü yeni bir oluşum ve sistem değişikliği var. Hep beraber yeni Türkiye’mizin diriliş destanı var yarın. O gün bizim için gerçek bir milattır. Yarın bizim için 15 Temmuzun teyidi var. O gün 15 Temmuzda tankın altına yatanların insanlık için verdiği onur mücadelesinin destansı tacının süslendiği gündür 16 Nisan. Kendisinden önceki liderlerin yapamadığını yapan, Türkiye’nin adını dünyaya gururla duyuran, din ve devlet işlerinde cesaret edilemeyen değişikliklere imza atan, kalabalıkları ve tüm toplulukları etkileyip yönlendiren ve hakiki manada Türk toplumunun ve günümüz Türkiye’sinin adeta olması gereken portresini yeni bin yıl çerçevesinde yeni bir kimliğe oturtmaya çalışan gayretiyle, hem İslam dünyasında hem de tüm dünya da dikkatle takip edilen liderimizin Konyamıza verdiği şerefli ziyareti çok çok önemsiyor ve Konyalı olarak ta inşallah üzerimize düşeni oyumuzla da ” Evet” yanındayız la teyit ediyoruz. Selçuklunun kadim başkenti sen; hep doğrunun ve doğruların yanında oldun. Hak ve hakikat erlerini gönülden selamladın. Şimdi bir kez daha aynı vazifedesin. Aklıselim duruşunu göster. Çünkü yozlaşmış bir yapılanmanın değişime ihtiyacı var. İslam dünyasının bize ihtiyacı var. Dünya beşten büyük ve adaletin bize ihtiyacı var. Aylan bebeklerin bize ihtiyacı var. İdlip’te gaz yiyen yavruların gelecekleri için onların bize ihtiyacı var. Yeni ufuklara muhkem yelken açmanın ve engellerin ortadan kaldırılmasının yolu senin vereceğin EVET oyları ile mümkündür. Geldiğimiz yer belli değil mi? O halde yaptıklarımız,  yapacaklarımızın teminatıdır. Fiemanillah.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık