• 21 Aralık 2016, Çarşamba 7:34
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

ETRAFINA KÖR BAKANLAR VE?!

Asil duruşlu bir lider portresi diye ifademi tamamlayacaktım fakat uzun olduğu için ancak “ve” olan kısmına kadarını konu başlığı olarak alabildim. Malum etrafın dilsiz, sessiz kalan yahut çıkarmaktan korkan bağımlı kör bakıcıların yanı sıra susmanın dilsiz şeytan olduğunu bilen ve sessizliği doğruların gür sesiyle haykıran ve çok şükür bizden olan bir lider portresinden bahsedecektim bugün ki yazımda.    İnsan neden kendi geçmişinden bihaber? Diye sormak istiyorum ilk giriş olarak. Hâlbuki Kerim kitabımızı okuyanlar bilir ki; “Yeryüzünde gezin dolaşın ki, sizden öncekilerin yaptıklarını; yaptıklarından dolayı da başlarına gelenleri göresiniz ve ibret alasınız”Diyor. Rabbimiz(c.c.) bize bildiriyor, bizden öncekileri haber veriyor. Bizler ise; Bu ilahi uyarılara kulak tıkıyoruz. Bu gerçeklere gözlerimizi kapatıyor ve yalnız bildiğimiz gibi yaşamaya uydum kuru kalabalıklara kabilinden sorgusuz sualsiz düşünce mahrumiyetten yoksun hafıza yetersizliğinde kıvranan hallerimizle aslında kendimize resmen işkence yaptığımızı ve en büyük cezayı uyguladığımızı anlamadan yaşamaya değil, nefes alıp vermeye devam ediyoruz. Oysa ne çok acı var içimizde, etrafımızda gözümüzün önünde kalbimizde, ancak ne bu acılar ne de her gün gelişen, çetrefilleşen girift olaylar zinciri yine bizim ruhumuza ve aklımıza uymayan alışkanlıklarımızı sürdürmemize engel olamıyor. Ve bizler adına yaşama diyorsak böyle geçip gidiyor ömür treni.

Hâlbuki bir de; Fırat kenarında bir kurt velev ki bir kuzuyu yerse bunun cevabını nasıl verebilirim endişesi içerisinde bulunan ve gecesini gündüzüne katan düşünen gönüller var. Devleti yönetmek asalet ve basiret gerektirir. En büyük mesele hak ve adalet çizgisinden kopmadan insanlara hizmet götürebilmek onu yaşanabilir bir ülkede, üretken ve düşünen ve ülkesi için insan olmayı deneyen bireylere dönüştürmek gayretinde olmayı şiar edinen adamlar yetiştirmektir. Bu kadar kurtlar sofrasının doymak bilmeyen nefsanî azgınlarının kapitalist çerçevesinde bu insanları ölüsü ve dirisiyle şeref ve haysiyetini koruma savaşı vererek yüklendiği sorumlulukların ağır vebali altında gün geliyor ki;”yalnız kaldığı hissiyatıyla bir başına mücadele ettiği intibaını oluşturmak” hâlbuki halkının on beş temmuz ruhunu yaşadığını bilmesine rağmen olayların ağır ve katlanması zor bunalımları altında böyle hissedebilmek normal bir durumdur. Ve bu ağır mesele ışığında her gün bir yenisi eklenen iç ve dış terör mihraklarının yıkıcı ve bölücü faaliyetleri topyekûn mücadele boşluğu oluşturmak başarılı olmak ancak; halkın bilinçlenmesi ve birbirine kenetlenmesi ile mümkündür. Dün Beşiktaş’ta ardından Kayseri’de İslam kalemiz olan Türkiye’ye efendilerinin talimatı ile tekrar yıkıcı bir dalga olarak üzerimize gelenler, şehitlerin sayısını artırmaya devam edebilirler ama bilinsin ki; İslam beldesi bu ülke asla teslim olmayacaktır. Biz güçlü bir dalgakıran olarak göğsümüzü set yaparak İslam ruhumuzla bu haçlı siyon ittifakının sürülerine dersini vereceğiz.

Bizler devletimizin yanındayız. Bizim birliğimize çomak sokmak isteyen daha doğrusu yüz yıl önceki geçerli olan ve bir olupbitti ile kabul ettirdikleri sözde barış antlaşmasını yeniden önümüze dikte ettirmeye çalışan ve bu hususta en büyük engel olarak gördükleri Türkiye’nin nezdinde Sayın Cumhurbaşkanımızı devirme hayallerini onların kursağına tıkayacağız. Mazlumların masumların elinden tutan duasını alan sadece Türkiye’mizde değil tüm bir İslam coğrafyasında adından sıkça söz edilen ve dua niyazda bulunulan lider olarak Sayın Cumhurbaşkanımız hem ülkemiz için hem de İslam coğrafyası hatta insanlık için önemli bir şahsiyettir. İnsanlık tarihi içerisinde, emperyalistler, firavunlar, nemrutlar diktatörlükler, zalimler neronlar gaspçılar hırsızlar arsızlar yüzsüzler gelip geçmiştir. Hepsinin bir hareket noktası olmuştur, inançlardır bu hareket noktası. Ama bu dünya gezegeninde şahsiyet elde edebilen ve milli bir duruş sergileyen insanlar yukarıdaki yüz karalarının yanında birer ayna olarak halen parlamaya aydınlatmaya devam ediyorlar. Ve halen ne yazık ki; Amerikan emperyalizmine kucak açanların, Ruslardan medet umanların onlarla birlikte Ortadoğu’da askerlerini kendi süfli emellerine çarpıştıranların olduğu bir dönemde batıla arkan çıkan onlara stepne olan Müslüman kisvelilerin yanı sıra hakikaten; Türkün asaletinde İslami bir duruş sergileyen Sayın Cumhurbaşkanımızın yalnız olmadığını ilan ediyor ve on beş temmuz ruhunu koruduğumuzu bir kez daha deklare ediyoruz.Gelinen kör noktada;  İran Fitne Cumhuriyetinin Şia endeksli şeytani emellerini sasani pers imparatorluğu hayalleri ile süslediği,israilin adeta koruyucu melekliğini üstlendiği,Rusların Ortadoğu stepnesini gerçekleştirdikleri ve ölü Eset’i ayakta tutmaya çalıştıkları,resmen ve alenen Müslüman ve insanlık katili oldukları teşhir ve resmiyet kazanmışken,Daeş-İşid-Pkk-Ypg koridor noktaları oluşturularak Türkiye’yi çembere alıp susturmanın yahut yok etmenin planları içerisinde haçlı siyon ittifakının meşhurları  ile onlara kalemleriyle destek veren dahili ve harici müstevliler bilsinler ki; Bizim adımız Türkiye….Evet evet bizim adımız Türkiye ve bu devleti diz çöktüremeyeceksiniz ne yapsanız boşuna gayretiniz.Biz biliyoruz sizlerin ne yapmaya çalıştıklarını ve işimizi sonuna kadar da dişimizi sıkarak yapacağız.Biz biliyoruz sizlerin bizi İranla savaştırma gayretinizi ve biliyoruz bu olmazsa bu sefer iç çatışma ile kardeş kavgası yaşanmasını.Bunların hepsi kayıtlı şubemizde.Nezdimizde mahfuz.Bu nedenle başaramayacaksınız.Evet biz bu cümleleri yazarken ruhumuzla ve inancımızla kalem damlaları olarak dökülüyor.İçimizden geldiği gibi.Biz ülkemizde ayrılıktan yana değiliz.Hatta komşular içinde sıfır problem demiştik.Fakat bizi bize bırakmazlar nitekim komşu ya da dost diye bilinen ülkeler arkamızdan vurdular bunu da biliyoruz.Biz ülkemizde bu bildiklerimizin ışığında gerginlikten yana değil iç ve dış mücadelede her zaman kardeşlik dokusunu güçlendireceğiz.Bir gün anlaşılacak ki;İran’da,kanlı Suriye Esat yönetimi de döktükleri masum kanların kendilerinin saltanatını yerle bir edecek.Bu yaşanacaktır yakında.Olmalıydı ki;Orta Doğu Coğrafyası bu Tsunamileri yaşamasın ve gelgitler hayatımızda olmasın.İslam kardeşliği ruhumuzu aydınlatsın.gelin görün ki çerçeveye İslam yerine bireysel argümanlar ve batının laiklik tandanslı kek değerleri batıl saltanatları eklendiğinden araya saçılan nifak tohumları  bu güzelliği kaldırıyor.Bir gün yönetimler istemese de Halklar İslam kardeşliğinde donanımlı hale geleceklerdir.Ve bir gün aynen Mekke’deki gibi Halep’te hicret,fetih olacaktır.yeter ki o ruh kazanılsın,kazandırılsın.

İşte Sayın Cumhurbaşkanımız günümüzde ki nadide şahsiyetlerden biri olarak; sergilediği barış gayretleri birlik ve beraberlik çabaları ile dünyanın göz bebeği haline gelmiş, sayılı bir yer edinmiş şahsiyetiyle. İşte Türkiye’nin hızla yıldızının yükselmesi ve halen batının gözündeki Osmanlı İmajı korkusu, emperyalist batının önündeki engel olarak İslam ve Türkiye Başkanını görmesi bugün bize karşı yürütülen savaşın en büyük sebebidir. Zafer Allah’ındır. Biz seferle memuruz. Takdir O’nundur.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık