• 20 Haziran 2018, Çarşamba 7:41
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

ELİTİSTLERİN GÜÇ SAVAŞI VE CHP

Belli yaşta olanlar ya da yaşı yeni yetme olanlar değil de eskiler hatırlar ya da saklıdır hatıralarında anlatılmıştır bir yerde bir sohbette vs. Tek parti iktidarının bu millete yaşattığı çilelerin ve çileyi yaşayan halkın biçareliklerini. Hiç bir zaman hafızalardan silinmeyecek şekilde kazınmıştır anlamak isteyenlerin belleklerinde yer almıştır. Ama koyu bir yandaş partili olupta kendisine oklatılan ufacık bir menfaatin aşkına siyasi söylemlerine devam edenlerin elbet böyle bir kaygısı olamaz. Eleştiri kabul etmez zaten ve cevabı olmayan soruların hiçbir kadri kıymeti yoktur nezdinde.

Cumhuriyeti biz kurduk diye sahiplenenler iktidarları halk nezdinde taraftar bulmayınca belli dönemlerden sonra azgın bir azınlığa dönüştüler. Ormancının kral, öğretmenin yandaş,  il başkanının vali olması gibi aynen Sovyet Hükümetleri dönemindeki benzer uygulamaları örnek aldılar. Muhtar kabadayı olunca haliyle jandarma’da o dönemlerde açık oy gizli sayım esnasında vergi toplanmasında kendi üzerine düşen görevi katıksız yerine getirmiş ve elindeki malzemeyi halka doğrultmuştur. Ne yapsın garibim emir eri onunda yapacak bi şeyi yoktu ellaaaam.

Halkın kuşlar gibi soğukta tiril tiril titretildiği dönemler geride kaldı artık. Bir zamanlar askerin önünde korkudan el pençe divan olanlar ve askerin vesayetine bel bağlayanlar iktidarlarını borçlu olanlar ondan emir ve direktif alanlar zamanla söylemlerini Ak parti hükümetlerinin sivilleştirme etkinlikleri ile oluşan şeffaflık sonucunda askerin apoletlerini sökme sevdasına kapıldılar. Nerden nereye gelindiğine dikkat edin. İktidarını ona bağlayanlar zaman sürecinde ihtilal ve askeri vesayetlerin kalkışmalarına koltuk çıkanlar yeri geldi şimdilerde ağzını açıp tek kelime edemedikleri generallerin kendi dillerinden konuşmadıkları için apoletlerini sökmekten bahsediyorlar. Çünkü o generaller şimdilerde PKK’nın haddini bildirmekle açık ara önde de ondan dolayı kendilerine sanırım diş biliyorlar.

Tarihimizin kara sayfası diyebileceğimiz bu safha da nedense buna özlem duyanlar var. Hala Sovyet komünizmine bel bağlayıp ümit besleyenler olduğu gibi. Laikçi jakoben militarist ağızla hınç dağı oluşturup saldırganlaşan ve bayrak flamaya bile tahammül edemeyip kabalaşanlar var ülkede. Hala eski dediğimiz o karanlık yıllara ağıt yakanlar var. Neden olmasın ki? O günler onların altın yıllarıydı. Karışanları yoktu. Her elit tabakanın el attığı ve güç gösterisi yaptığı yerler belliydi. Bürokrasi şaşmaz vaziyette medya ile ülkeyi yönetiyor, ağır baskıcı hantal yapı vergilerle halkı ezdikçe eziyordu.    Geri kalmışlığımız diye din suçlanıyor, dindarlar potansiyel suçlu kabul ediliyor ve eski yönetim diye Osmanlı izleri teker teker siliniyordu. Camiler ahır yapılıyor satılıyor resmi evraklar yok pahasına balyalar halinde Bulgarlara satılıyordu.

Bugün de İP’iyle SAP’ıyla, PKK’sıyla, Temel’iyle Molla’sıyla, Akşener’iyle, Abdüllatif Şener’iyle millet ittifakı altında kümeleşip karanlık dehlizlerde yıkmaktan yakmaktan yok etmekten bahsediliyor. Yani Osmanlı’nın potansiyel suçlu ilan edilip ne kurumu varsa yok edildiği gibi, Bugün ki Muhalif kanatta iktidara ait ne varsa her şeyi yerle bir etmekten bahsediyor. Yapacakları hiçbir şeyleri yok. Hiç bir proje ile karşısına çıkmıyorlar milletin.

Menderes asıldı yok yere bu ülkede. Özal zehirlendi. Şimdi de hedefte Tayyip Bey var. Karşılarında çelikten bir duvar ördüğü için suçlu addediliyor maalesef. Başbakan Erbakan Hocaya küfreden generale boşalma hakkını kullandı dediler zamanında. Ne kadar ayıp değil mi? İçerdeki muhalefet dışarıdan destekle iktidara savaş açmış durumda. Fabrika kapatmak, rütbe sökmek, meydan okumak, hesap soracağım demek hep bu yıllardır kaybetmenin ezikliğindendir. Bu toplumda milletin inancına savaş açan elinde viski bardağıyla endam kıran, çalım satan, ülkenin kaymağını yiyen ve hizmet etmek yerine laf üreten zavallılar var. Bu milletin dinine diline vicdanına değerlerine kim savaş açtıysa kaybetmedi mi? Kaybetti. Bunlarda kaybedecekler işte 24 Haziran’da. Hani Fatih Sultan Mehmet demişti ya: Düşüncemin fikrimin birini sakalımın bir teli bilse İşte onu koparır atarım diye! İşte Sayın Cumhurbaşkanımızın hayaline bile yetişemezler bunlar.

Kin, nefret, yalan, dolan söylemlerle ve dış basın gücüyle, ekonomimize çekilen kur oynamaları ile dolar ayağından girişimlerle hizaya getirmeye çalıştılar. Saldırganlığın haddi hesabı yok. Türkiye’ye dışarıdan açılan savaşa içerdeki mevcut muhalefetin de destek vermesi akıl alır gibi değil. Emperyalist taşeronlara destek çıkanlar istediklerini alamayacaklardır.

Tanzimatla batının türbülansına giren zihniyet hala kendini kurtaramadığı için sorunlar başımızdan eksik olmuyor. Sürekli Yahudi zihniyeti oyun peşinde.

Şunu unutmayalım. Osmanlıyı yıkan zihniyet onun külleri üzerinde kurulan yeni devletimizin de gidişatına bakarak kendi menfaatlerine aykırı gördükleri her planda karşılarına duracaklardır. Derin devlet yapılanması, ABD ve AB versiyonları el ele kol koladır. Kapitalizm ve emperyalizmin üzerine çöreklendiği İslam dünyasını ezmeye devam ederken Tayyip Beyin dünya beşten büyüktür sözü elbette zorlarına gidecektir. Batıl kapitalizmin haksızlığı hak islamın sistemiyle yok olacaktır. Ama bizim önce kendi evlerimizde bu nizamı kurmamız lazım.

Bugün dünya devleti olma yolunda ilerlediğimiz göz önüne alındığında geleceği olan bir rüyanın uyanışı ile şu anda taşıdığı kan gözyaşı ve haksızlığın ritüelinde boğulma ile karşı karşıya olan batılı emperyalist vampirlerin savaşında kazanan taraf biz olacağız.

Uyanışa vesile olan o kadar çok alametler var ki? Başlı başına tek başına Filistin bile düşünen akıl sahibi Müslümanlar için en büyük uyanış vesilesidir. Tam olmasa da artık kıyamdayız. Bugün Ortadoğu coğrafyasındaki kuklalar batılı efendilerine dur diyebilseler bütün Müslümanlar ayağa kalkacak ama hiçbir şey bedel ödenmeden elde edilemez bunu da biliyoruz. Bu bedeli Filistin yıllardır ödüyor. Bir ölürsek bin diriliyoruz ve bu diriliş tüm batıl kökenli azgınların rüyasını yıkacaktır elbet.

Bu diyar da Kudüs’te kurtulacaktır. Ayasofya’da Camiye dönüşecektir. Sisi’de gidecektir gel pisipiside. Hak geldi batıl yok olmaya mahkûmdur çünkü.

Bu coğrafya’da Anadolu kaplanları artık Allah’ın izniyle kaybetmeyecektir. Pısırık olmayacaklardır. Kılıçarslanın torunları küffara ve bir avuç azgın azınlığa gereken dersi verecektir. Çapulcular ve yandaşlarının sözü değil, haklı olan mehmedin hayır duası ile yolumuza devam edeceğiz. Unutmayın 24 Haziran bizim için milattır. Rabbim hayırlısını versin. Âmin.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık