• 11 Ocak 2018, Perşembe 10:25
ŞükrüÖzbuğday

Şükrü Özbuğday

ŞEHİTLİK VE GAZİLİĞİN ÖNEMİ (2)

Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

 “Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah’ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin bilmediğiniz fakat Allah’ın bildiği diğer düşmanları korkutursunuz. Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size tam olarak ödenir. Size zulmedilmez”.(1)  

Bu ayet-i celiledeki “kuvvet” kavramı savaşta düşmana üstünlük sağlamaya yarayan her türlü silah, araç ve gereci içine alır. Top, tüfek, tank, cephane, uçak, gemi, yol, asker, kışla, depo, yiyecek, içecek, bilgi, fen, kültür, sanat, medeniyet, ekonomi, insan gücü gibi, maddi ve manevi her şey “kuvvet” kavramına dâhildir.(2)

Yeryüzünde şerefli bir millet olarak kalabilmek için bütün bunları tam ve eksiksiz bir şekilde hazırlamaya mecburuz. Dinen de bu konuda bütün gücümüzü kullanmakla yükümlüyüz.

Sevgili Peygamberimiz (a.s.) da birçok hadislerinde vatan sevgisinin ve savunmasının önemli bir görev ve sevabı çok bir hareket olduğunu haber vermişlerdir. Bu konuda birkaç hadis zikredelim:

“Siz düşmanla karşılaşmayı dilemeyiniz; karşılaştığınız zaman da sabır ve gücünüzle karşı koyunuz.”(3)

 “İki göze ateş dokunmayacaktır. Biri Allah korkusundan ağlayan göz; diğeri de Allah yolunda, gece vakti karakol bekleyen ve düşman gözleyen göz”(4)

 “Bir gün bir gece hudut boyunda nöbet tutmak, gündüzleri oruçla, geceleri de ibâdetle geçirilen bir aydan daha hayırlıdır. Vazife başında ölürse, yapmakta olduğu amelin sevabı ve rızkı devam eder ve kabir fitnesinden kurtulur.”(5)

Şehitlik ve Gaziliğin Fazileti:                                                                                                            Şimdi de şehit ve gazi kime denir, bunların Allah katındaki derece ve faziletleri nedir? Bunlardan bahsetmeye çalışalım.

İnsan çalışarak pek çok rütbe ve unvanlar elde edebilir. Şehitlik ve gazilik rütbesi ise, hayat karşılığında elde edilmekte ve inanç sayesinde kazanılmaktadır. Bu bakımdan rütbelerin en üstünü hiç şüphe yok ki şehitlik ve gaziliktir. Şehitlik mertebesine yükselmek hem Cenab-ı Hak katında, hem de halk yanında büyük bir şereftir.

Şehit, Allah’ın huzurunda diri olarak hazır bulunup, nimetlere erişeceğine ve cennete gireceğine şahit olunacağı için bu adı almıştır.

Gazi ise, Allah yolunda ve vatan uğrunda savaştığı ve şehit olmayı arzu ettiği halde ölmeyip, sağ kalan kimseye verilen addır. Gazi de şehit olmak ve bu mertebeye yükselmek için savaştığından dolayı o da şehitler derecesinde kabul edilmiştir. Bu konuda sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır.

 “Bir kimse Allah yolunda şehit olmayı can-u gönülden isterse, yatağında ölse bile, Allah onu şehitler derecesine ulaştırır.”(6)

Cenab-ı Hak, şehitlerin ölü değil, diri olduklarını ve kendisi tarafından rızıklandırıldıklarını bildiriyor. İnsan, ölmekle bu mertebeye yükseldiği halde, Yüce Allah, onların ölü değil, bizim anlayamayacağımız bir hayat ile diri oldukların bildiriyor ve şöyle buyuruyor:

 “Allah yolunda öldürülenlere (şehitlere) ölüler demeyin. Hayır, onlar diridirler, ancak siz bunu bilemezsiniz.”(7)   

Başka bir ayette de şöyle buyuruyor:

Allah yolunda öldürülenleri (şehitleri) sakın ölü sanma. Bilakis onlar diridirler. Rableri katında, Allah'ın lutfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşmayan ( henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku oymayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler"(8) Sevgili Peygamberimiz, şehitliğin derecesiyle ilgili olarak şöyle buyurmuştur:

 “Hiç kimse cennete girdikten sonra -bütün dünyaya sahip olsa bile- tekrar dünyaya dönmek istemez. Yalnız şehitler, erdikleri nimetler sebebiyle dünyaya dönüp, on defa şehit olmayı arzu ederler.”(9)

Bizzat Peygamberimiz, bir defa değil birkaç defa şehit olmayı istemiş ve şöyle buyurmuştur:

“Ruhumu kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, Allah yolunda savaşıp öldürülmemi, sonra tekrar dirilip savaşarak tekrar öldürülmemi, yine dirilip savaşta öldürülmemi arzu ederim”(10)

Dipnotlar:

1-Enfal, 8/60.                                                                                                                                           2-es-Sabunî, Muhammed Ali, Safvetü’t-Tefasir, Beyrut, t.y. I,511.                                                     3-Buhari, Cihad,112; Müslim, Cihad,19.                                                                                               4-Tirmizî, Fedâilü'l-Cihâd, 12.                                                                                                                  5-Müslim, İmâre, 163.                                                                                                                                   6-Müslim, İmare, 156–157.                                                                                                                            7-Bakara, 2/154.                                                                                                                                        8-Al-i İmran, 3/169–170.                                                                                                                            9-Buhari,Cihad, 6.                                                                                                                                       10-Buhari,Cihad, 7.                                                                                                                        

                                                                                                                      

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık