• 10 Nisan 2016, Pazar 11:46
ŞükrüÖzbuğday

Şükrü Özbuğday

Örnek Peygamber Hatemü?l Enbiyâ

 

İnsanlığın her zaman ve mekânda Hz. Peygamber’in tebliğ ettiği ilâhî mesaja ve bu mesajın hayata geçirilmiş şekli olan onun sünnetine ihtiyacı vardır. Çünkü İslâm sadece Kur’an’dan ibaret değildir. O, Hz. Peygamber’in şahsında açıklanmış, hayata geçirilmiş ve bizzat onun öncülüğünde kurumlaşmış bir dindir.

 Allah Rasulü, bir taraftan Kur’an’ı tebliğ etmiş, bir taraftan onu açıklamış ve uygulamaya koymuş, diğer taraftan da Kur’an’ın değinmediği konularda tamamlayıcı rol üstlenmiştir. Bu açıdan, Hz. Peygamber’in ve dolayısıyla sünnetin dinde önemli bir yeri vardır. Onun bu konumu, Kur’an’da çeşitli açılardan dile getirilmiştir.

Buna göre; bazen Peygamber’e mutlak itaat etmeyi, ona karşı çıkmamayı, onun verdiği hükümlere boyun eğmeyi emreden(1) bazen onun Kur’an’ı açıklamakla yükümlü olduğunu bildiren(2), bazen haram ve helâl kılma yetkisine sahip olduğunu belirten(3), bazen de Müslümanların uyması gereken güzel bir örnek olduğunu gösteren(4) âyetlerin Kur’an’da yer aldığı görülür.

Kur’an’da yer alan bu âyetler açıkça gösteriyor ki, Hz. Peygamber olmadan, Kur’an’ı anlamak, dîni tam olarak uygulamak mümkün değildir. Ayrıca, Kur’an’ı açıklama ve yürürlüğe koyma yetkisini Hz. Peygamber’e tanımak ya da tanımamak, insanlara değil, yalnızca Allah’a ait bir yetkidir.

Bu yetkiyi, Peygamberine bizzat Cenab-ı Hak tanımıştır. Muhtelif gerekçelerle sünneti reddedip, İslâm’ın sadece Kur’an’la anlaşılması gerektiğini savunanların iddiası dün olduğu gibi, bugün de önyargılı ve gayr-i samîmî bir anlayışın ürünü olmaktan öteye geçemez.

 Şurası muhakkak ki, bir Müslüman için, dînî ve dünyevî ayrımı gözetmeksizin Hz. Peygamber’in örnekliği kaçınılmazdır. Onun gönderiliş gayesi, kendisine verilmiş olan risâlet görevinin insanlığa ulaştırılması ve bu amaç doğrultusunda bir toplumsal yapının kurulmasıdır. Bu amaçla söylediği sözler ve yaptığı uygulamalar, kimi zaman farz, kimi zaman haram, kimi zaman müstehab, kimi zaman da mubah diye nitelendirilen hükümlere kaynaklık etmektedir. Bu durum, Kur’an’ın buyrukları doğrultusunda, Hz. Peygamber (s.a.v.)’e itaatin ve onu örnek edinmenin bir gereğidir.(5)

“Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim”(6) buyuran Hz. Peygamber’in, gerçekten, güzel ahlâkla yoğrulmuş hayat tecrübesini araştırmaya, ondan yararlanmaya, her zaman olduğu gibi bugün de çok ihtiyacımız vardır.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)’i, onun güzel ahlâkını, davranış ve uygulamalarını, gelişen dünya şartlarına yön verecek, insanlığın problemlerine çözüm getirecek Kur’an-ı Kerim zenginliği ile yeniden tanımalı ve tanıtmalıyız. Onun hayatı, muhabbet, şefkat, fazilet, ihlâs ve samimiyet dolu bir hayattır.

 O, insanlığa, Allah’ın en mükemmel ve son dini olan İslâmiyeti tebliğ etmiş, Yüce Allah, kullarına olan nimet ve ihsanını onunla tamamlamıştır. O, insanları bir tek Allah’a iman etrafında toplanmaya dâvet etmiş, muhabbet ve şefkatle birbirine bağlı, fazilet sahibi bir İslâm topluluğu meydana getirmiştir. Onun büyüklüğü ve başarısı; en güzel usullerle doğru yollardan insanlığı iyiliğe dâvet etmesindendir.

Bu geniş kapsamlı tanıma ve tanıtma, anlaşmazlıklar, siyâsî, felsefî ve ideolojik çalkantılar, ihtiraslar, savaş korkusu, maddî keşmekeşlik içinde çalkalanan ve bunalan insanlığa bir rahatlama ve huzur getirecektir. İnsanlık aradığı güven, huzur ve mutluluğu onda bulacaktır.

 

Dipnotlar:

1-bk. Âl-i İmrân, 3/2, 14; Nisâ, 4/4, 13.

2-bk. İbrahim, 14/4; Nahl, 16/44.

3-bk. Tevbe, 9/29; A’raf,7/157.

4-bk. Ahzâb, 33/21.

5-Yrd. Doç. Dr. Osman GÜNER, Sünnetin Anlaşılması Sorunu Diyanet İlmî Dergi, Cilt: 35,    Sayı: 4, s. 59, 60, 72.

6-Ahmed b. Hanbel, Müsned, II/ 381.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık