);*} Mübarek üç aylar ve geceler-1
  • 19 Nisan 2015, Pazar 0:00
ŞükrüÖzbuğday

Şükrü Özbuğday

Mübarek üç aylar ve geceler-1
Dînî literatürümüzde “üç aylar” diye bilinen çok feyizli ve bereketli bir mânevîyat mevsimine bir kez daha girmiş bulunuyoruz. Üç Aylar, Kamerî Takvime göre, Recep, Şaban ve Ramazan aylarıdır. Bu aylar, rahmet dalgalarının başladığı, mânevî huzur ve sükûnun kalplere doğduğu, ilâhi rahmetin coştuğu aylardır. Bu aylar girince, mü’minlerin ruhlarını mânevî bir hava kaplar. Bu mübârek aylar içerisinde öyle feyizli ve bereketli geceler vardır ki, Yüce Allah’ın rahmeti, bu gecelerde mü’minler üzerine yağmur gibi yağar. Üç aylardan ilki olan Recep ayının mânevî değerine Kur’an-ı Kerim’de ve Hz. Peygamber’in hadis-i şeriflerinde işaret buyrulmuştur. Tevbe Sûresi’nin 36. âyetinde şöyle buyrulmaktadır:                                                                                                             “Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı onikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin...” Âyette ifâde edilen “haram ayların”, “Zilkâde, Zilhicce, Muharrem ve Recep” ayları olduğunu Sevgili Peygamberimiz, şu hadisleriyle açıklamışlardır: “Muhakkak, zaman Allah’ın yarattığı günkü şekliyle akıp gitmektedir. Sene oniki aydır. Onlardan dördü haram aylarıdır. Bunlardan üçü peşpeşedir: Zilkâde, Zilhicce, Muharrem, bir de Cemâziyel-âhir ile Şaban ayları arasında olan ve Mudar Kabilesi’nin ayı Recep’tir.”([1]) Recep Ayı, gerek İslâm’dan önce, gerekse İslâm’dan sonra mukaddes bilinen bir aydır. İslâm dini gelmeden önce, bu ay girer girmez, Arap kabileleri arasında harp etmek, baskın ve çapulculuk yapmak yasaklanır, herkes kendisini bu ayda güven içinde hissederdi. İslâm geldikten sonra da, bu aya olan hürmet devam ettirildi. Bu ay, Regâib ve Mirac gibi mübârek geceler ve ilâhî tecellilerle şereflendirildi.Recep ayının başlangıcında Peygamberimizin şöyle duâ ettiği rivayetler arasında yer almaktadır: “Ey Allah’ım! Recep ve Şaban aylarını bize mübârek kıl, bizi Ramazana kavuştur.”  ([2]) Ülkemizde, yukarıdaki beyanlar ışığında, asırlardır bir “üç aylar” geleneği oluşmuş; Ramazana hazırlık, Recep ayının girmesiyle başlar hale gelmiştir.Bu aylar mübârek gecelerle doludur. Recep ayının ilk Cuma gecesi, Regâib gecesi, yirmi yedinci gecesi, Mirac gecesidir. Şaban ayının on beşinci gecesi Berat gecesi, Ramazan ayının yirmiyedinci gecesi de Kadir gecesidir. Regâib, çok değerli hediye, bağış, içten gelerek ve yoğun bir şekilde arzu edilen şey anlamlarına gelen Arapça bir sözcüktür. Cenâb-ı Hakk’ın, ilâhi ihsan ve manevî hediyelerinin diğer zamanlardan daha çok tecelli etmesi ve samimi kalple Allah’a yönelenlerin affedilme ümitleri dolayısıyla, müslümanlar tarafından heyecanla beklendiği ve gönülden arzulandığı için Recep ayının ilk Cuma gecesine “Regâib Kandili” denmiştir. Reğâib Kandili, Recep ayının 27. gecesindeki Mirâc ve Şâban ayının 15. gecesindeki Berat kandillerini; Ramazan ayını, Kadir gecesini, Ramazan ve Kurban bayramlarını müjdeleyen mübârek bir gecedir.Bu geceye mahsus bir ibâdet şekli olmamakla beraber, geceyi tevbe, dua ve ibâdetle geçirmek sevap kazanmaya vesile olur. Recep ayı içerisinde bulunan bir başka mübârek gece de Mirac gecesidir. Mi’rac gecesi; Allah’ın Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’i Mekke’deki Mescid-i Haram’dan, Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya götürdüğü([3])  ve oradan da göklerin derinliklerine yükselttiği gecedir. Mi’rac gecesi, Cenâb-ı Hakk’ın Hz. Peygamber’e büyük hakikatlerin ilâhî sırlarını gösterdiği, vasıtaları kaldırarak ilâhî vahye muhatap kıldığı, kendi âyâtını ve kâinâtın sırlarını seyrettirdiği, müminlere namazın farz kılındığı ve biz müslümanlar için de ilâhî lütuflarla dolu olan bir gecedir. Üç ayların ikincisi olan Şâban ayı ve onun içerisinde bulunan Berat gecesi de Müslümanlarca kutsal sayılmış, bu gecenin diğer gecelerden farklı bir şekilde geçirilmesi, bu gecede daha fazla ibâdet edilmesi âdet halini almıştır.  Bazı rivayetlerden, Hz. Peygamber’in Şaban ayına ve özellikle bu ayın onbeşinci gecesine ayrı bir önem vererek onu ihyâ ettiğini([4]) göz önünde bulunduran âlimler, bu geceyi ibâdetle geçirmenin sevaba vesile olacağını söylemişlerdir. Ayrıca bir kısım bilginlerin, kıblenin Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’dan, Mekke’deki Kâbe istikametine çevrilmesinin([5]); Hicret’in ikinci yılında Berat gecesinde vuku bulduğunu kabul etmeleri de geceye ayrı bir önem kazandırmıştır.([6]) (Konumuz haftaya devam edecek)   Bu vesileyle Mümin kardeşlerimin 23 Nisan Perşembe günü idrak edeceğimiz Reğaib kandillerini tebrik eder, bu kudsi ayların ve gecelerin  vatanımıza, milletimize ve insanlığa esenlikler getirmesini Yüce Mevlâ’dan niyaz ederim.   Dipnotlar: 1-Buhârî, Ehâdî, 5, Tevhid, 24; Müslim, Kasâme, 29; Ebû Dâvud, Menâsik, 67; Ahmed b. Hanbel, Müsned, I/37,  73. 2- Ahmed b. Hanbel; Müsned, I/259. 3- Bkz. İsrâ, 17/1 4- Tirmizî, Savm,39; İbn-i Mâce, İkame,191, Hadis No:1389 5- Bkz. Bakara, 2/185 6- Geniş bilgi için bkz. DİA, V, 475-476                

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık