);*} Hz. Mevlâna ve insan sevgisi-4
  • 04 Ocak 2015, Pazar 10:00
ŞükrüÖzbuğday

Şükrü Özbuğday

Hz. Mevlâna ve insan sevgisi-4
Mevlânâ cömertlik konusunda da Hz. Peygamber’in yolunu izlemiştir. Çünkü Peygamberimiz (s.a.v.) de çok cömert idi ve insanlara da cömertliği tavsiye  ederdi. Ashab’tan Câbir b. Abdillâh diyor ki: “Rasûl-i Ekrem Hazretlerinden dünya ile ilgili bir şey istenilince asla reddetmez, istenilen şey varsa  verir,  yoksa vaad ederdi.( )   “Hz. Âişe  ise şöyle diyor; “Peygamberimiz, kendisine bir hediye geldiği  zaman, onu getiren kişiye daha fazla ve değerlisiyle karşılık verirdi.”( )     Câbir (r.a.) diyor ki: “Rasülüllah’tan bir şey istenilip de hayır dediği asla vâkî değildir.( )   Şâir bunu şöyle anlatır: “Şehâdet kelimesinin “lâ”sından başka ömründe bir şey isteyene “lâ” yani “yok, hayır” demedi. Evet demesiyle, lütuf ve ihsanı  coşardı.( )   Mevlâna’nın sevgi ve tevâzusu, yalnız Müslümanlara değil, din ayrımı yapmaksızın bütün insanlara açıktır. O, kendisine selâm veren, önünde secde edercesine yere eğilen Hıristiyanlara o da aynı şekilde mukâbele etmiştir. Bu konuda yine Hz. Peygamberi örnek alır.   Yüce Peygamber; kendisine eziyet eden müşriklere hiçbir zaman lânet etmemiş, onların, hidâyete  ermeleri için duâda bulunmuş, herkese dostluk elini uzatmış, Yahûdî komşusu hastalanınca onu ziyaret etmiştir.( )   Mevlâna’nın en belirgin özelliklerinden biri de engin hoşgörüsüdür.  Mesnevî’de  başkalarının ayıbını yüzüne vurmamak gerektiğini nasihat ve hikâyelerle defalarca dile getirir. Hiç kimsenin hatası dolayısıyla incitilmesini istemez. O, şu tavsiyede bulunur:   “Eğer dostlarınızın kötülüklerini size anlatırlarsa, sizin onları yetmiş kere hayırla ve iyi niyetle te’vil etmeniz gerekir. Onu açıklamaktan tamamıyla âciz kaldığınız zaman, “Bunun sırrını  o bilir” deyiniz ve konuyu kapatınız ki, dünyada dostsuz  kalmayasınız. Çünkü ayıpsız dost arayan, dostsuz kalır.( )   Peygamberimizin davranışlarında  öne çıkan başka önemli bir husus da bilindiği gibi  yumuşak huyluluğu, hoşgörüsüdür. Bu konuda Hz. Enes (r.a.)’in anlattığı şu olay oldukça anlamlıdır: “Rasülüllah ile beraber yürüyordum. Üzerine Neccâr kumaşından yapılmış, sert ve kalın yakalı bir elbise vardı. Çölde yaşayan bir Arap yaklaşarak, Hz. Peygamber’in elbisesinden kuvvetlice çekti. O kadar sert çekti ki, elbisesinin yakası, ensesinde iz bıraktı. Sonra da şöyle dedi: “Ey Muhammed! Sende olan Allah malından bana verilmesi için emret. Bunun üzerine Rasülüllâh (s.a.v.) o adama döndü, gülümsedi, ve kendisine bir şey verilmesini emretti”( )   Yukarıda yapılan karşılaştırmalardan anlaşılıyor ki, Mevlânâ’nın bütün hareket ve davranışlarında Hz. Peygamber’i örnek aldığı Kur’an ve Sünnetten hiç ayrılmadığı açıkça görülmektedir.    Ancak, bazı kişiler Hz. Mevlânâ’yı yurt içinde ve yurt dışında yanlış anlatmışlar, tanıtmışlar; O’nun olduğu çok şüpheli olan hatta bazı kaynaklarda İranlı bir şâir olan Baba Efdal Kâşi’ye nisbet edilen “Bâzâ, bâzâ” diye  başlayan “gel, gel, kim olursan ol yine gel.” Rubâisini esas mânâsından saptırmışlardır.   Hz. Mevlânâ hiçbir zaman Mecusiyi ateşiyle, putperesti putuyla, kâfiri küfrüyle kabul edici bir söz söylememiştir. “Her şeyi  bırak Allah’a ve Rasülüne inanarak, Müslüman olarak gel dergahımıza senin eksik tarafını da inşallah biz tamamlarız.” özetinde insanlığa çağrıda bulunmuş ve tüm insanlığı birliğe beraberliğe İslâm’a dâvet etmiştir.   “Peygamberimizin yolu aşk yoludur. Aşk bizim anamızdır.” hükmünü ortaya koyan âşıklar sultanı Mevlânâ, Allah ve Rasulünün  yolundan hiç ayrılmamıştır.( )   Satırlarımı onun şu dörtlüğüyle bitirmek istiyorum:   Ben kul oldum, kul oldum, kul oldum Ben kulluğumu lâyikile  îfâ edemediğim için utandım ve başımı önüme eğdim.    Her köle âzâd edilince sevinir   İlâhi, ben ise sana kul olduğum için seviniyorum.( )   Dipnotlar: 1- Müslim; Fedâil, 56 2- Tirmizi; Şemail, 60 3- Müslim; Fedâil, 56 4- Algül; a.g.e, s. 188-189 5- Buhâri; Mezrâ, 11 6- Yeniterzi; a.g.e, s. 24 7- Buhârî; Libâs, 18 8- Derviş Ahmet, Aşık Kul Sâdî; Mesnevî Pınarı, Konya 9- Yaylalı; a.g.e, s. 159      

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık