);*} HZ. MEVLÂNA VE İNSAN SEVGİSİ-2
  • 25 Aralık 2016, Pazar 10:54
ŞükrüÖzbuğday

Şükrü Özbuğday

HZ. MEVLÂNA VE İNSAN SEVGİSİ-2

 

 

Mevlâna hazretleri daima Hz. Peygamberi kendine rehber edinir. Çünkü Kur’an-ı Kerim’de bu konuda şöyle buyrulur:

 

“Andolsun ki Allah’ın Resülünde sizin için, Allah’ı ve âhiret günü umanlar ve Allah’ı zikredenler için güzel bir örnek vardır.” ([1])

           

            Ashâb’dan Berâ (r.a.) de, Rasülüllah’ın, sîmâ  olarak da ahlâk itibâriyle de insanların en güzeli olduğunu söyler.([2])

 

            Mevlânâ’nın hamama gittiği bir gün, dostları ondan önce girerek hamamı temizler, diğer müşterileri dışarıya çıkarıp onu karşılamaya giderler. Bu arada cüzzamlılar hamama girer. Gelince durumu fark eden dostları, onları inciterek, sudan uzaklaştırmaya başlarlar. Mevlâna  bu duruma üzülür; arkadaşlarına engel olur ve hastaların yanına giderek, onların yıkandığı sudan kendi üzerine döker hepsinin gönlünü alır.

 

            Bir gün Mevlânâ evinde kızı Melike Hatun’un câriyesini azarladığını işitir. Hemen müdâhale eder ve: “Onu niçin dövüyor ve niçin incitiyorsun? O  hanım, sen de câriye olsaydın ne yapardın? İster misin ki, bütün dünyada Allah’tan başka hiç kimsenin köle ve câriyesi yoktur, diye fetvâ vereyim? Hakikatte onların hepsi bizim kardeşlerimiz ve hemşerilerimizdir. Çünkü Cenâb-ı Hak: “Allah sizi bir nefis gibi  yarattı ve dünyaya getirdi.” buyurmuştur, diyerek kızını ikâz eder. Bunun üzerine kızı da tevbe edip, o câriyeyi azâd eder.([3])

           

Sevgili Peygamberimiz de, özellikle yoksul ve yetim çocuklarla yakından ilgilenir, kız çocukları arasında hizmetçi ve işçi gibi çalışmak mecbûriyetinde kalanlara da  merhametle davranır, onların her isteğini dinler, her ihtiyacını gidermeye çalışırdı.

 

Nakledeceğim şu olay bu açıdan çok ilginçtir:

            “Hz. Muhammed (sav)’in cebinde on lirası (on dirhem) vardı. Elbise satıcısından dört lirasına bir gömlek aldı. Dışarıya çıkınca  yoksul bir  Medineli:

 

            -Ey Allah’ın Rasülü o gömleğe çok ihtiyacım var, onu bana verir misin? dedi. Peygamberimiz gömleği yoksula verdi. Elbiseciye tekrar girdi, geri kalan paranın dört lirasına da kendisi için bir gömlek  satın aldı. Dışarıya çıkıncı küçük bir hizmetçi kızın ağladığını gördü. Hemen yanına yaklaşıp sebebini sordu. Hizmetçi kız;

           

            -Ev sahibim bana un almak için iki lira vermişti. Onu kaybettim, onun için ağlıyorum, dedi.

 

            Peygamberimiz, yanında kalan iki lirayı da bu kızcağıza verdi. Fakat küçük kız, ağlamaya devam ediyordu. Peygamberimiz tekrar sordu:

 

            -Kaybettiğin iki liraya yeniden kavuştun, halâ niçin ağlıyorsun?

            -Eve geç kaldım, beni dövmelerinden korkuyorum, dedi.

            Bunun üzerine Hz. Muhammed (sav) küçük kızın elinden tuttu; “korkma yavrum, gel benimle” dedi. Onu eve kadar götürdü. Önce selam verdi. Ancak üçüncü selâmda kapı açıldı. Peygamberimiz; “İlk selâmımı duymadınız mı?  deyince, “Duyduk ama, selâmınızın artmasını ve sesinizi daha çok duymayı arzu ettik, sana canımız fedâ ey Allah’ın Rasûlü: buraya kadar niye zahmet ettiniz? dediler.

Hz. Muhammed (sav) “Şu kızcağız, geç kaldım diye dövülmekten korkuyordu da, size kadar getirdim” cevabını verdi.

 

Ev sâhibi: “Ey Allah’ın Rasûlü: Sizin evimize gelmenize sebep olduğu için bu hizmetçi kızı (cariyeyi) azâd ediyorum, artık hürdür” deyince Hz. Muhammed (sav) şöyle buyurdu:

“Allah’ın bana verdiği on lira, ne kadar bereketli imiş: Allah (c.c.) onunla Peygamberine ve Medineli  bir yoksula birer gömlek giydirdi, bir kız çocuğunu da sevindirdi, hürriyetine kavuşmasına vesile oldu. Şüphesiz bize sonsuz kuvvetiyle rızık veren O’dur.([4])

 

Mevlânâ; insanlığa yol gösteren bir mürşid oluşunun yanında müşfik bir babadır. Onun bütün insanları kucaklayan sevgisine çocukların da dâhil olduğunu görürüz. Oğlu  Sultan Veled’in canı sıkkın, üzgün bir halde oturduğunu  görünce; başına bir kurt postu geçirip “Bu  bu bu” diyerek onu güldürünceye kadar  şakalaşması küçük bir örnektir.

 

Dipnotlar:

1- Ahzâb Sûresi, 21

2- Tercid-i Sarih; 9/251

3- Yeniterzi; a.g.e, s. 20-21

4- Prof. Dr. Hüseyin ALGÜL; Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed; T.D.V.   Yayınları, Ankara 1994, s. 190-192

 

 

 

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık