• 27 Temmuz 2017, Perşembe 7:36
ŞükrüÖzbuğday

Şükrü Özbuğday

ÇOCUK EĞİTİMİNDE AİLENİN SORUMLULUĞU(1)

Çocuk, insanın çiçeği ve meyvesidir. Evlenmenin ve yuva kurmanın bir hikmeti de çocuk yetiş­tirmektir. Ekmek ve su kadar sevgi ye şefkate, bakıma ve ilgiye muhtaç olan çocuk, kendisine ihtimam gösteren anne ve babasının yanında yetiştiği gibi mükemmel bir biçim­de hiç bir yerde yetişemez. İnsan fidanı olan çocuğun yetişmesi için en elverişli iklim ve en güzel ortam mutlu ve huzurlu aile yuvasıdır.

 Çocuğun en mükemmel bir şekilde yetişmesi için var olması gereken haller ve şartlar aile yuvasında ta­bii olarak mevcuttur. Evlenme ve aile sahibi olmanın en büyük ga­yelerinden biri nesli ziyandan ko­rumak, sağlıklı, sağlam, dengeli ve gürbüz olarak yetiştirmektir. Yeni nesil ihtiyaç duyduğu bütün insanî faziletleri, beşeri hasletleri, ahlâkî değerleri, dinî inançları ve sosyal hayatta uyulan kuralları ilk önce ve en iyi şekilde aile yuvasında öğ­rendiğinden, bu müessese aynı zamanda en mükemmel bir eğitim ve öğretim yuvasıdır.

Yavrularına bilgi veren, edep ve terbiye öğre­ten anne ve baba da gerçek mana­da öğretmen ve eğitmendir. Ebe­veyn çocuklarını, hem beden hem ruh sağlığı bakımından en iyi şe­kilde yetiştirmekle tabii olarak gö­revlidirler. Bunun müeyyidesi de yüreklerindeki sevgi, şefkat ve iç­güdü ile zihinlerindeki çoluk-çocuk sahibi olma şuur ve idrakidir. Evlilik ve aile, hıfz-ı nesil dediğimiz bu amaç için zaruridir.

Bir ağacın, bitkinin veya hava­nın bile iyi ve sağlıklı yetişmesi, kendinden bekleneni en iyi şekilde vermesi için bakıma, ihtimama, itinâya, uygun ortama ve elverişli iklime ihtiyacı varken, bunlardan çok daha önemli olan insan yav­rusunun aynı şeye çok daha fazla ihtiyacı olmaz mı? İnsan nâzik ve hassas bir varlıktır, iyi-kötü her türlü tesire açıktır.

 Başlangıçta iyi huy ve alışkanlıklar edinirse, kötü olması imkânsız olmasa bile güç olur. Bunun aksi de böyledir. İyi yetişen insan melekler kadar ulvi­dir. Kötüler ise hayvandan bile kötü olma derecesine kadar dü­şebilir. İnsan bir yönüyle ruh ve melekler âlemine, öbür yönüyle madde ve hayvanlar âlemine bağ­lıdır.

Bu iki âlemden hangisine kayarsa öbür âlemden uzaklaşmış olur. En güzel biçimde yaratılan insanın aşağıların aşağısına itil­mesinin, hayvanlardan daha çok alçalmasının sebebi, hayvanların sahip olmadıkları manen yücelme ve ruhen yükselme imkânını ve fırsatını bile bile heba etmesidir.(1)

İslâm, çocukların eğitiminden bi­rinci derecede ana-babayı sorumlu tutmuş, onların iyi insan olarak ye­tişmeleri için elden gelen gayreti sarf etmelerini onlardan istemiş, in­sanın çocuğunu eğitme faaliyetleri­ni bir ibâdet, bir cennete girme ve­silesi kılmıştır.

Lokman Sûresi'nde. Hz. Lokman ile oğlunun şahsında, eğitimci bir baba ile oğlu arasındaki örnek di­yalog sergilenmiş, eğitimde takip edilecek usûl ve amaçlar konusun­da önemli ipuçları verilmiştir.(2)

İman edenlere hitaben "......Kendinizi ve aile fertlerinizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun"(3) buyrulmuştur. İn­sanları ilâhi cezadan korumanın belki de tek yolu, iyi bir din ve ahlâk eğitimi vermektir. Bir hadiste "Kişi­nin çocuğunu eğitmesi, sadaka vermesinden daha üstün bir ibâdettir"(4) buyrulmuştur.

İyiye yönlendirme, kötü olan davranıştan alıkoyma, eğitme yal­nızca dar manâda aile fertleri ara­sında değil, bütün akrabayı içine alan geniş aile içinde söz konusu­dur; aile büyükleri her fırsatta kü­çüklerin eğitimi ile meşgul olacak­lardır.(5) Böylece ailenin eğitim sorumluluğu çok boyutludur.

Ailede eğitim sorumluluğunun en geçerli metodu "sürekli örneklik" etmektir. Çocuk ve genç, nasihatten etkilenir. Ancak, bu kuşağın en çok etkilendiği eğitim yöntemi "doğru­ları görmek ve bunlarla sürekli olarak iç içe yaşamaktır." Bu ba­kımdan çocuk ve gencin eğitiminde aile büyüklerinin yapacağı küçük hatalar, belki de farkına varılama­yan büyük olumsuzluklar doğura­bilir. Ana-baba olarak çocuğumuz, aile üyesi olarak akrabalarımız ve aile olarak da yakın çevremiz için eğitim önderi olma sorumluluğu­muz, her adımımızı düşünerek at­mamızı gerektirir.

Ailede eğitim sorumluluğunun önemli bir boyutu da, aile üyeleri­mize kötü örnek olacak kişi ve çev­relerden uzak durmaktır. Atalarımı­zın "Ev alma komşu al" tarzındaki tavsiyesi bu bakımdan son derece önemlidir. Bu bakımdan aile üyele­ri, akrabalar, yakın komşular ve kü­çük yerleşim yerlerinde mahalle, hatta köy sakinleri, doğrular, yan­lışlar konusunda ortak bir tavır ala­rak ailede etkili, kalıcı ve iyiye, gü­zele doğruya yönelten bir eğitimi gerçekleştirmelidirler.(6)

Dipnotlar:

1-Furkan Sûresi; Âyet: 34-44; Tin Suresi; Âyet; 4-5; Prof. Dr. Süleyman ULUDAĞ, İslam'da Emir ve Yasakların Hikmeti. T.D.V. Yayınları Ankara 1989 S: 160-161.

2-Lokman Sûresi, Âyet: 16-19.

3-Tahrim Sûresi. Âyet: 6.

4-Tirmizi; Birr. 33.

5-Prof. Dr. Hayreddin KARAMAN; İslam’ın Işığında Günün Meseleleri. İst. 1992 C: 3. S: 339.

6-Dr. Hüseyin AĞCA; Ailede Eğitim, T.D.V. Yayınlan. Ankara 1993, S: 28-33.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık