• 02 Kasım 2017, Perşembe 6:42
ŞükrüÖzbuğday

Şükrü Özbuğday

Büyük Tehlike ALKOL ve UYUŞTURUCU (2)

Bugün alkol ve uyuşturucu, özellikle gençleri ciddî bir şekilde tehdit etmekte, bütün devletler bu tür maddelerin üretimini, alınmasını, satılmasını ve kullanılmasını sıkı bir denetime tabi tutmakta, uluslararası uyuşturucu ticareti yapan şebekelere ve kaçakçılara âdeta savaş ilân etmektedirler. Devletimiz tarafından desteklenen ve en eski kuruluşlardan biri olan Yeşilay Cemiyeti’nin gayesi de uyuşturucu maddeler ve alkollü içkilerle mücâdele etmektir.(1)

Yapılan bir araştırmaya göre; Türkiye’de alkol kullananların sayısında önemli bir artış olduğu ve uyuşturucu kullananların % 73’ünü de 20 yaşın altındaki gençlerin oluşturduğu bildirilmektedir.

Yine bu araştırmaya göre trafik kazalarının % 60’ı, cinayetlerin % 85’i, tecâvüz olaylarının % 50 si, boşanma olaylarının % 80’i alkol kullanımından kaynaklanmaktadır. Alkol kullananların çocuklarında zekâ gerilikleri ve kalp hastalıkları daha fazlaca görülmektedir.(2)

Ayrıca yapılan istatistiklere göre, ülkemizde meydana gelen trafik kazalarında her yıl ortalama olarak beşbin vatandaşımız hayatını kaybetmekte, kırkbin vatandaşımız da yaralanmakta veya sakat kalmaktadır.

Trafik kazalarına yol açan sebepler incelendiğinde; sürücülerin alkollü araç kullanmasının önemli bir yer tuttuğu ve ülkemizde alkollü araç kullanma eğiliminin arttığı, yaralanma veya ölümle sonuçlanan trafik kazalarında ise alkolün etkisinin, alınan tedbirlere rağmen % 20 ilâ % 70 arasında değiştiğini göstermektedir.(3) Bu kazalarda meydana gelen milyarlarca liralık mal kaybı da gözönünde bulundurulacak olursa, alkolün sosyal hayat bakımından ne kadar zararlı olduğu açıkça görülür.

Bilim adamları, çocukların ve gençlerin alkol ve uyuşturucuya başlamalarında aile ve arkadaş çevresi ile kitle iletişim araçlarının son derece önemli rol oynadığını söylemektedirler. Psikologlara göre, insanlarda fıtrî olarak merak ve özenme duygusu vardır. Ancak bu duygular, gençlerde daha ağır basmaktadır.

Gençler veya gençlik dönemine girmekte olan çocuklar, kendileri için zararlı olan nesneler ve fiiller hususunda yeterli derecede aydınlatılmaz ve bilinçlendirilmezlerse, diğer insanların yapıp ettikleri şeyler kötü de olsa, bu merak ve özenme duygusunun dürtüsü ile kötü ve haram olan şeylere tevessül etmeleri kaçınılmazdır. Alkol bağımlısı olan gençlerin çoğu işte bu noktada ihmal edilmeleriyle, istikballerini yitirip, felakete doğru sürüklenebilmektedir.

Gençler, alkol ve uyuşturucu alışkanlığına, genel olarak âile içerisindeki büyüklerine, kendilerinden önce bu işe bağımlı olan arkadaşlarına özenerek başlamaktadırlar. Ayrıca, içki içmeye yönelik her çeşit reklam gençleri teşvik etmekte, gazete, televizyon ve dergideki reklamlarla birlikte, sokaktaki bira afişleri, çocukları kesinlikle etkilemektedir.

Gençleri alkolizme götüren yolun önemli bir başlangıç noktasını bira teşkil etmektedir. Bira, aynen diğer içkiler gibi, alkol bağımlılığına sebep olmaktadır. İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü’ne alkolizm sebebi ile müracaat eden veya klinikte yatırılan 70 alkolik hasta üzerinde yapılan incelemelerde, bira yönünden şu hususlar tesbit edilmiştir.

A. Bira, genellikle alkolizme başlangıç teşkil etmektedir. 70 hastanın ekseriyeti içkiye bira ile başladıklarını belirtmişlerdir.

B. Bu alkoliklerin % 20’si bira bağımlısıdır. % 80’i ise, gene bira ile içkiye başlamış, daha sonra bira yeterli olmadığından, daha yüksek konsantrasyonlu içkilere meyletmişlerdir.

C. Bira bağımlılarının, diğer alkol bağımlılarından ruhî özellikler ve yan tesirler bakımından açık bir farkları yoktur. (Bira ve Alkolizm raporu, S.19) (4)

Ülkemizde alkol ve uyuşturucu kullanımının artması, her yönden zararlı olan bu maddeleri kullananların gün geçtikçe çoğalması, özellikle son zamanlarda bu felaketin ilim ve irfan yuvaları olan okullarımıza kadar girmesi, hepimizi konu üzerinde ciddî olarak düşünmeye sevketmelidir.

Fert, toplum ve devletin kurumları olarak bu tehlikeyi görmezlikten gelemeyiz. Bunun için gerekli tedbirler mutlaka alınmalı, alkol ve uyuşturucu maddeler ile mücadeleye devam edilmelidir. Yalnız polisiye tedbirlerin yeterli olmadığı hususunda hemen hemen herkes görüş birliği içerisindedir. Kahraman ve fedâkar Türk Emniyet Güçlerinin, uyuşturucu maddelerle mücadelede, zaman zaman ödüller alacak kadar başarılı olduğunu da burada kaydetmek gerekir.

Dipnotlar:

1-ULUDAĞ; a.g.e. S.147.                                                                                                                                                  2-Psikiyatri Uzmanı Dr. İsmail GÖKŞEN; “Alkol, Uyuşturucu ve Terör” (Konferans Metni; Zaman, 13.1.1996)          3-Sürücü ve Alkol; Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Daire Başkanlığı Yayını, 1994, S.3.                                           4-Prof.Dr. Alpaslan ÖZYAZICI; Alkollü İçkiler, Sigara ve Diğerleri, M.E. B. Yayını, Ankara 1993, S.66.                


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık