• 02 Kasım 2014, Pazar 10:15
ŞükrüÖzbuğday

Şükrü Özbuğday

Ahi Birliklerinin Ahlâk Eğitimi

Ahi Birlikleri, mensuplarının daha iyi yaşamasını mesleğini daha iyi yaparak geliştirmesini sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda belki bundan da daha büyük bir dikkat ve önemle üyelerinin terbiyesi, fazileti, doğruluğu, inançlarının geliştirilmesi gibi manevî konular üzerinde de duruluyordu. Birçok yabancı yazarın dikkatini çeken ve takdirlerini toplayan Türk esnafı, güzel ahlâk prensiplerini bu kurumlarda öğrenirler ve hayatlarında uygularlardı. Ahi Birliklerince taviz verilmeden uygulanan ahlâk kaidelerine uymayanlar cezalandırılırdı.

Ahilik ahlâkını meydana getiren kaideler, açık ve kapalı, dışa ve içe ait olmak üzere sınıflandırılabilir:

Kapalı ve İçe Ait Olan Emirler Şunlardır:

- Şalvar ile ilgili emir,

- Mide ile ilgili emir,

- Dil ile ilgili emir,

- Kulak ve göz ile ilgili emir,

- El ve ayakla ilgili emir,

- Hırs ile ilgili emir.

Şalvar ile ilgili emir, gayr-i meşru ilişkilerden sakınmayı; mide ile ilgili emir, yasaklanmış yiyecek ve içeceklerden sakınmayı; dil ile ilgili emir, dedikodudan, boş lâftan, iftira ve gıybetten sakınmayı; göz ve kulakla ilgili emir, görülmemesi ve duyulmaması gereken şeyleri görmekten ve duymaktan sakınmayı; el ve ayakla ilgili emir, kötülük etmekten sakınmayı; hırs ile ilgili emir, dünya nimetlerine karşı aşırı tamah etmekten sakınmayı gerektirmektedir.

Bu emirler, ülkemizde "eline, beline, diline hâkim ol" şeklinde özetlenerek bir deyim halinde kullanılmaktadır.

Açık ve İçe Ait Olan Emirler ise şunlardır:

- Cömertlik,

- Tevazu,

- Kerem (Âlicenaplık ve alçak gönüllülük),

- Merhamet ve Bağışlama,

- Realizm (uyanık olmak, dünyanın geçici zevklerine aldanmamak),

Sayılan bu emirler incelendiği zaman bunların genel bir ahlâk yapısını yansıttığı görülmektedir.

Ayrıca Ahi ahlâkında şu güzel prensipleri de görüyoruz:

- Ahinin emeğini değerlendirecek bir işi, özellikle bir sanatı olmalıdır.

- Ahi, birkaç iş veya sanatla değil, kabiliyetine en uygun olan bir iş veya tek bir sanatla uğraşmalıdır.

- Ahi, işinin ve sanatının pirlerinden, kendi ustasına kadar bütün büyüklere, içten bağlanmalı, sanatında ve davranışlarında onları örnek almalıdır.

- Ahi, kazancının geçiminden arta kalanını, bütünüyle fakir ve işsizlere yardımda kullanmalıdır.

Ahilik, işsizliğe karşıdır. Herkesin bir işi olmasını ve çalışmasını ister. Ancak; hiç kimsenin emeğinin karşılığından fazlasını almasına müsaade etmez. İşsiz kalanlara iş bulmak da, teşkilâtın vazifelerindendir.([1])

Ahilik, İslâm inancıyla Türk örf ve âdetlerini kaynaştıran bir düşünce sistemidir. Bu düşüncede insan, sistemin ortasına oturtulmuş olup, her şey onun dünya ve âhiret mutluluğu için düzenlenmiştir. Hiç bir şeye eşref-i mahlûkat kabul edilen insandan daha fazla değer verilmez. Bu anlayış, ahiliğin bütün faaliyetlerinde hâkim olan bir unsurdur.

Ahîlik, her şeyden üstün tutulan insanın dünyasında ve âhiretinde mutlu olabilmesi için onu bir bütün olarak ele almış ve "insan-ı kâmil" diyebileceğimiz bir ideal tip ortaya koymuştur, ahî ahlâkının kaidelerinden faydalanarak, insanların görgü kuralları ile içtimaî hayatı düzenlenmiştir.([2])

Türk sosyal hayatını yüzyıllarca denetimi altında bulunduran Ahî Birlikleri, tarihe karışmış bir kurum olmasına rağmen; Anadolu'nun çeşitli yerlerinde onların izini halâ görmekteyiz. Meselâ; Yâren sohbetleri, kardeşlik ve âhiretlik gelenekleri, köylerde yapılan toplantılar; bu felsefenin uzantısı olarak ortaya çıkan "imece" usulü devam etmektedir.([3])

Ayrıca, yolların ve taşıt araçlarının gelişmesinden önce, yani 1940’lara kadar, Anadolu'nun hemen her köyünde bir konuk odası vardı. Buraya gelen konuklar, yedirilir, içirilir, ağırlanır, yatıp kalkması sağlanırdı. Bu, ahilerin yerleştirdiği geleneksel Türk konukseverliğinin bir ürünüdür. Bu şekilde konuk ağırlama ve böyle konuk odaları dünyanın neresinde var? ([4])

Eğitimin amacı olan, iyi insan, iyi vatandaş, iyi üretici yetiştirilmesini kendi döneminde başarı ile gerçekleştiren Ahî Birlikleri, eğitim-istihdâm-üretim üçlüsünü en mükemmel şekilde kurmuştu. Ahîlik, eğitimi hayat boyu süren bir faaliyet olarak düşünmüş ve meslekî eğitim ile ahlak eğitimini birbirini tamamlayan unsurlar olarak ele almış ve uygulamıştır.([5])

Bugün Ahî Birliklerinin aynı yapısı ile uygulanması mümkün değildir. Ancak koyduğu evrensel ahlâk ilkeleriyle yüzyıllar ötesine ışık tutan bir sistemin, özelliklerini bilerek bunlardan kendi sosyal şartlarımıza uygun şekilde faydalanmamız mümkündür.

Dipnotlar:

[1]- EKİNCİ; a.g. makale, s. 32, 33, 34

[2]- EKİNCİ; a.g.e., s. 22

[3]- EKİNCİ; a.g. makale, s. 38

[4]- ÇAĞATAY; a.g.e., s. 140

[5]- EKİNCİ; a.g. makale, s. 38

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık