• 28 Ağustos 2016, Pazar 12:05
ŞükrüÖzbuğday

Şükrü Özbuğday

AĞUSTOS AYI VE ZAFERLERİMİZ (3)

Daha Alparslan zamanında Hicaz, Türk Hakanlığı'na bağlanmış, Mekke ve Medine mukaddes şehirleri, Fatımîler'den Türk­lere geçmiş, buralar Şiiler'den temizlenmiş, hac yolu emniyete alınmış, Türkler, Sünnî Müslümanların bir kat daha şükranını kazanmıştır.([1]) Malazgirt Zaferi, dokuz asır boyunca devam eden fetih destanının ilk mısrasıdır. Müslüman Türk'ün tarihinde bir dönüm noktasıdır.

 

Nite­kim, şair şiirinde bu gerçeği ne güzel ifade eder;

Bir sabah Malazgirt'te karşılaştı ordular,

Biri yok olmak için iki büyük ulustan.

Bir yandan Haçlı ordu, gök demire bürünmüş,

Öbür yandan tolgalar... kaftanlar gök atlastan.

 

Bir ordunun başında Romenos Diyojenes,

Birinde, Çağrı bey'in oğlu Başbuğ Alparslan.

 

Bir ordu son sözünü söyleyecekti bugün,

Biri kılıçlarını kurtaracaktı pastan.

 

Tanyeri ağarırken Malazgirt Ovasında,

Tekbirlerle başladı bir yıl sürecek destan.([2])

 

Ağustos ayında kazanılan ikinci büyük za­fer, 30 Ağustos 1922'de, Mustafa Kemal Paşa komutasındaki Türk Or­dusunun, işgal orduları­na karşı kazandığı 30 Ağustos (Başkomutanlık veya Dumlupınar) Zaferi'dir.

 

26 Ağustos 1071’de Türk Milleti, Alpars­lan'ın idaresinde Malaz­girt'te kendisine yeni bir Anayurdun kapılarını açmış, tarihin seyrini de­ğiştirmişti. 30 Ağustos 1922'de yine aynı millet, Mustafa Kemal Paşa’nın öncülüğündeki zaferi ile bu Anayurda göz dikenlere gereken cevabı ver­miştir. Böylece, hem Türk hem de dünya tarihlerinin sey­rine bir defa daha istikamet verilmiştir.

 

Birinci Dünya Savaşında güzel yurdumu­zun emperyalist güçler tarafından işgal edilme­sini kabullenemeyen Mehmetçik, Ağustos 1922'de bir kez daha milletiyle bütünleşerek, ay yıldızlı bayrağını, canından aziz saydığı vata­nını müdafaa etmiş ve düşmanı ülkemizden kov­muştur. Bu iman ordusu, kanı ve canı pahasına, Allah'a ve Rasûlü'ne bağlılığını ispat için ölüme koşa koşa gitmiş ve Kur'an-ı Kerim'in ifadesiy­le ölümsüzleşmiştir.([3])

 

Türk Ordusu, Başkomutanlık Meydan Mu­harebesi ile dünya harp tarihinde, sayısı pek faz­la olmayan imha muharebelerinin en başarılı ör­neklerinden birini kazanmıştır. 30 Ağustos Zaferi, Türk Milleti'nin taarruz gücünün sönmedi­ğini ortaya koymuştur.

 

İstiklâl Harbiyle ilgili Rusça bir eserde, Türk zaferinin değeri belirtile­rek: "Bu çok yüksek strateji, harp tarihi bilgin­lerinin gözlerini kamaştırmıştır. Büyük zaferler, çok defa kuvvetli bir adamın bir çocuğu yenme­sine benzer. Fakat, 200.000 kişilik Yunan Ordu­su, her yönden İngilizler tarafından desteklen­mekteydi. Türk Ordusu da kuvvetçe üstün de­ğildi." denilmektedir. Kesin bir mağlubiyete uğramış milletin yazarları da Türk Ordusu'nun zaferini övmektedir.

“On binlerin Dönü­şü" adlı Yunanca eserde, gurur verici şu satırlar dikkati çekmektedir: "İnsan diyebilir ki, Türk Ordusu'nu yeni bir kuvvet canlandırmış, onun asaletini ateşlemiş; sanki bir adam onlara büyük zaferin mukadder olduğunu telkin etmiştir."

 

Burada sözü edilen "Adam" Mustafa Kemal Paşa'dır ki, bu zaferle ilgi­li düşüncelerini şöyle ifâ­de etmiştir. "Her safhası ile düşünülmüş, hazırlan­mış idare edilmiş ve za­ferle sonuçlandırılmış olan bu muharebe, Türk Ordusu'nun Türk subayla­rı ve kumanda heyetinin yüksek kudret ve kahra­manlığını tarihte bir defa daha tesbit eden çok bü­yük bir eserdir. Bu eser, Türk Milleti'nin ölmez bir anıtıdır. Bu eseri vücuda getiren bir milletin ev­lâdı, bir ordunun başkumandanı olduğum için, ilelebet mesûd ve bahtiyarım."([4])

 

Dipnotlar:

 1-Türk Ansiklopedisi: "Malazgirt Meydan Muharebesi" Maddesi.M.E.B. Yayınları, Ankara 1976, c.23,s.,220-221.

2-Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu.

3-Bakara; 154.

4-Türk Ansiklopedisi "İstiklâl Harbi" Maddesi, c. 20, s. 392-393.

 

 

 

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık