);*} Kafalar karışık…
  • 11 Mayıs 2019, Cumartesi 9:54
SalihGeçer

Salih Geçer

Kafalar karışık…

Sevgili dostlar gündemimizden çıkaramadık, bitiremedik bir türlü şu seçimleri. Her gün yeni bir sansasyonel olay çıkıyor bu süreçte de karşımıza. Sanatçıların fişlendiğinin söylenmesinden, ‘hepinizi tek tek sileceğiz’ tepkisine, on binlerce hatta yüzbin civarında polisin ikamet zorunluluğu olmadığı için oyunu İstanbul’da kullandırılacağı iddiasına kadar her gün yeni bir gündemle yaşıyoruz.

Milletvekillerinden, başkanlardan, partililerden falan derken inanılmaz bir iddia ortaya atıldı. İnanılmaz derken benim gerçekten çoook ama çok şaşırdığım bir olay o yüzden böyle dedim. Bir meslektaşım, hem de Türkiye’nin en büyük gazetelerinden birisinde, en çok okunan gazetelerinden birinde herkesin tanıdığı bildiği bir köşe yazarının bir iddiası olunca, bu iddiayı ortaya atan kişi benim meslektaşım olunca birde iddia bana çok ilginç gelince sizinle de paylaşmak istedim.

Bu kıymetli haşmetli meslektaşım İktidar partisinin ve Muhalefet partisinin stratejilerini yazmış. Bunların içerisinden bu bahsettiklerimi biraz irdeleyelim istiyorum. Mesela Ak Parti İstanbul’da yüz yüze iletişimi esas alacakmış. Bu bence hem çok doğru hem de mantıklı ve sonuç odaklı bir strateji ama Ak Parti’nin sandığa gitmeyen seçmenleri tek tek ziyaret edeceklerini yazmış bu meslektaşım. Nasıl becerecekler onu? Onu geçtim, geçersiz oy veren 290 bin 276 seçmenle görüşülecek ve gönüllere girilecekmiş. Nasıl olacak o iş? Kimin geçersiz oy kullandığını nasıl belirlediler?

İstanbul’da yaşayan Kürtlerin oyu olay oldu mesela. Geçen seçimlerde tu kaka olanlar yenilenen seçimlerde ‘başımın üstünde yerin var’lara döndü. Bir gazeteci bir yazıyı kaleme alırken önce düşünür, kendi düşündüğünü mantık çerçevesinde yoğurur ve okurlarını düşündürmek için başlar kelimelerle raks etmeye. Bize böyle öğrettiler. Ama bakıyorum sorgulanmamış, merak edilmemiş, sorgulandığında ortaya çıkacak tepkiler hesaplanmamış bir yazı var ortada. Hem de dev bir gazetenin bilinen bir yazarı.

Birde milletvekilimizin tepkisini paylaşmak istiyorum sizlerle. Şu motosikletçi vekilimiz var ya, işte onun sanatçılarla ilgili bir paylaşımı vardı. İstanbul’da muhalefet partisi adayına oyunu vereceği imasında bulunan sanatçılara bu sevgili motorcu vekilimiz;

 “Yazıklar olsun nankörler! Bu ülkeyi yaklaşık 20 yıldır yöneten Recep Tayyip Erdoğan sayesinde herbiriniz milyonersiniz, lüks hayatınız ve milyonlarca takipçiniz var. İstanbul'a yapılan hizmetleri bizlerden çok sizler kullanıyorsunuz. Ekrem İmamoğlu'na sözüm yok ama fırsatı yakaladık, hadi Ak Parti'yi ve Recep Tayyip Erdoğan'ı indirelim diye birlik olan milyonlarca seveni olan, yediği kabı pisleyen ünlü nankörlersiniz. Diyeceksiniz ki sen kimsin? Ben bir motorcu parçasıyım ama nankör değilim. Ülkesine sınıf atlatan liderine sadık bir vatandaşım. Bu arada ben siyasetçi filan değilim."

İlginç değil mi? Kimse benim düşüncemi değiştirmek için beni zorlayamaz, bana düşüncesini, fikrini empoze edemez, edenin ağzının ortasına cevabı yapıştırırım ama oyunu nereye kullanacağını açık açık söyleyebilir bu beni ilgilendirmez ki, herkes tek bir kişiyi desteklemek zorundaysa bunun adına demokrasi denmez ki, hele desteklemediği için fişleniyorsa bu çok daha yanlış bur davranış olmuyor mu? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Gönüllere gireceğiz’ söylemini bunlar yanlış mı anlıyor acaba. ‘Gönlündeki biz değilsek, o gönlün içine edelim’ falan diye mi anlıyorlar da hep ayrıştırıcı, hem nefret dolu söylemlerde bulunuyorlar.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık