);*} Görmeden inanmak..
  • 29 Haziran 2019, Cumartesi 9:47
SalihGeçer

Salih Geçer

Görmeden inanmak..

Şurası bir gerçektir ki; varlık alemi sadece beş duyu ile hissedilebilenlerden ibaret değildir. İnsan, görme duyusu ile, sadece maddeleri görür. Diliyle tatları, kulağıyla sesleri, burnuyla kokuları hisseder.

Sadece gözleriyle gördükleri maddi eşyadan ibaret sanarak, büyük bir hataya düşerler.

Bu alemde gördüklerimize oranla göremediklerimiz çok daha fazladır. Hatta insan vücudunda akıl, hayal, hafıza gibi görünmeyen varlıklar, görünenden kat kat fazladır.

Behlül Dânâ hazretleri bir gün Harun Reşid’in evinin önüne oturmuş.

Resim çiziyor.

Harun Reşid yanından gelerek sorar.

-Ne yapıyorsun sen?

- Ev yapıyorum.

- Yere çizilen resimden ev mi olur?

-Öyle deme Harun bakarsın bir müşteri çıkar.

Harun Reşid şaşırarak ‘ her işi garip bununda’ der

Harun Reşid’in hanımı pencereden seyrediyor olup biteni ve farklı düşünüyor.

Diyor ki ‘ Bu Behlül’dür boş işi olmaz. Bir şeye demeye çalışıyordur. Harun Reşid anlamadı diye düşünür.

-Behlül o ev satılık mı diye sorar.

- Evet satılık.

- Peki kaça satıyorsun?

- Bir altına.

Halifenin hanımı hemen bir altını verip köşkü satın alır.

Behlül Dânâ hazretleri ,

-Hayırlı olsun’ der

Ve yere çizdiği resmi siler.

Harun Reşid olup bite bir anlam veremez. Kendi kendine söylenerek,

-Deli birdi, şimdi iki oldu der.

Fakat o gece pişman olur.

Gece Harun Reşid rüyasında Cennette gezdirirler. Bir köşkün önüne geliyor ki nefesi kesiliyor. Öyle güzel bir köşk ki. Dili tutuluyor.

-Kim kazandı bu köşkü diye soruyor. Ne yaptı da bu kadar güzel bir köşkün sahibi oldu diyor.

Yanındakiler der ki .

-Bu köşk senin hanımın.  Behlül’den satın aldı derler

Dehşetle uyanır, Harun Reşid.

–Eyvah der, Hanımı biz akılsız zannettik. Akılsız biz çıktık. O anladı biz anlamadık.

Ben şimdi rüyamı anlatırsam rezil olurum. En iyisi ben bu rüyamı gizleyeyim. Ama takip edeyim bu evden satılırsa bir tane daha alalım’ der.

Ertesi gün bakar ki Behlül Hz. yine aynı yerde resimden ev yapıyor.

Harun Reşid yanına giderek,

-Yine mi ev yapıyorsun?

-Evet ev yapıyorum.

-Bu da satılık mı?

-Evet satılık.

- Bana satar mısın?

- Evet satarım.

- Peki kaç para?

-On Bin altın.

Harun Reşid bir an duraklar. Bu istediği para hazineyi sarsacak bi rakamdır.

– Dün bir altın diyordun bugün bin altına çıkarmışsın. Bunun sebebi ne?

Behlül Dânâ hazretleri ;

‘Harun dünkü müşteri malı görmeden aldı’ der.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık