• 30 Aralık 2014, Salı 0:00
Prof.Dr. AliACAR

Prof.Dr. Ali ACAR

Sezeryan mı ? Normal doğum mu ?

Günümüzde sezeryan oranları oldukça artmıştır.Ülkemizde  güncel sezeryan oranı %50 civarındadır. Yani iki doğumdan biri sezeryan ile olmaktadır.Sezeryanın  tıbben olması gereken oranı %15 olmalıdır.Bu durumda  10 yapılan sezeryandan 3 ya da 4 ünün  endikasyonu tartışmalıdır.Bunun farklı sebebleri vardır ve bugünkü konumuzun dışındadır.

Sezeryan oranı artışı sadece ülkemize has bir durum değildir.ABD de 1970 yılında %4.5  olan sezaryan oranı günümüzde %35  civarını bulmuştur.

Sezeryan ile doğum arttığına göre Sezeryan normal doğumun yerini alabilir mi? Çocuk ve anne için daha mı uygundur?

Sezeryan bir ameliyattır.Tıbbi isim olarak batın dediğimiz karın cildi,alttaki yağ dokusu ,kas tabakası kesilmekte  sonrasında tıbbi ismi uterus  olan  rahim 3 tabakasıyla beraber  kesilmekte ve sonrasında bebeğe ulaşılıp bebek çıkarılmaktadır.Ortalama 2-3 gün hastane bakımı gerekmektedir.Hastanın kendini toparlaması  3-5 haftayı bulmaktadır.

Diğer ameliyatlarda olabilecek kesi yeri enfeksiyonu, batın içi enfeksiyonu riski mevcuttur.Ayrıca gebelerde gebe olmayana göre daha yüksek oranda görülebilen akciğer ,kalp  ve diğer organlara pıhtı atma durumu dediğimiz hayati riski bulunan emboli riski mevcuttur.Tekrarlayan sezeryanlarda çocuğu besleyen eşin(plasenta) rahim ağzına yerleşme (plasenta previa) oranı ve de anne rahmine ve iç organlara yapışma (plasenta akreata)rislki oldukça artmıştır.Bu durum hem anne hayatını hem de bebek hayatını riske eder.

Kliniğimizde geliştirdiğimiz yeni yöntemlerle Türkiye’de ki en iyi sonuçların alındığı hastanelerden biri durumundayız. Kliniğimizde bu durumdaki hastalara 20-30 ünite kan gerektiren hastalar olmuştur.Bu hasta grubunda  en iyi şartların bulunduğu  ABD de bile  tüm imkanların  sağlandığı ameliyat şartlarına rağmen belli bir oranda annenin kaybedilme riski mevcuttur.Spinal anestezi ya da genel anestezi komplikasyonları sezeryanın diğer riskleridir.

Normal doğumda beklenen komplikasyonlar sezeryane göre daha az olmaktadır.İş gücü kaybının az olması,anne ile bebeğin psikolojik bağının erken oluşması diğer avantajlarıdır.Sezeryan olan hasta için maksimum doğum sayısı üçtür.Üçüncü sezeryanda tıbben tüpler bağlanmadır,sonrası risklidir.Üç çocuğun da canlı kalacağının  ya da sağlıklı olacağının garantisi yoktur.Normal doğum, doğum sayısında sınırlama olmaması açısından da avantajlıdır.Ülkemizde nüfus artış oranındaki azalma göz önüne alındığında normal doğumun önemi daha da artmaktadır.Bu sebeplerden dolayı normal doğum ilk tercih olmalıdır.Ancak her doğumun normal yolla doğma imkanının da olmadığını bilmek gerekir.

Bebeğin kalp atışının ani düşmesi,bebeğin eşinin önde olması (plasenta previa ),bebeğin eşinin erken ayrılması (plasenta dekolmanı),çocuğun rahim kanalına inmemesi(sefalopelvik uygunsuzluk) ve bunlara benzer birçok durumda sezeryan  yapılmasının anne ve bebeğin canlı kalması ve sağlıklı  olması açısından büyük önemi vardır.

Tercihimiz normal doğumdan yana olmalıdır.Doğum süreci öncesi değerlendirmede normal doğum için proplem göstermeyenler normal doğum sürecine alınır. Normal doğum süreci ilk doğumlarda ortalama  8 saat ,sonrakilerde ortalama 5 saat civarındadır.Herşey yolunda giderse doğum mutlu bir sonla biter.Ancak bazen 1.saatte bazen doğuma 10 dakika kalan şartlar değişip sezeryan gerekebilir.Bu doğum sürecinde hasta doğum ekibi uyumu önemlidir.Bir sonraki yazımda sezeryan oranını artıran sebebler nelerdir,sezeryan oranı azaltılabilir mi? Bunun üzerinde duracağım.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık