• 09 Ocak 2017, Pazartesi 7:34
NihatBAŞBUĞU

Nihat BAŞBUĞU

FARKINDA OLMADIKLARIMIZ

 Bir adam, daha önce hiç gitmediği bir kasabaya gider…Bu kasabada içinde ağaçların ve kuş seslerinin olduğu büyük bir park vardır. Bu parkın hemen yanında da bir fırın vardır. Kasabaya yabancı adam, işte bu fırını aramaktadır…

Yabancı adam, arabasını kasabanın merkezine yakın sakin bir yerde durdurup arabadan iner…Sağına soluna bakınarak fırının yerini soracağı birini bulmaya çalışır…

İlerde park halinde olan bir araba vardır… Adam, bu arabaya doğru yaklaşır…Açık olan ön cam pencersinden içinde on-on bir yaşlarında bir erkek çocuğu olduğunu fark eder…

Adam, çocuğa; ”Oğlum, ben bu kasabanın yabancısıyım, bu kasabaya da ilk kez geliyorum. Burada içinde ağaçların ve kuş seslerinin bolca olduğu büyük bir park varmış. Bu parkın yanında da bir fırın varmış ve işte ben o fırını arıyorum…” der…

Çocuk, adama; “Amca, ben de buranın yabancısıyım ve bu kasabaya ilk kez geliyorum…” der…

“Ya…öyle mi…” der adam…

Fakat çocuk, etrafı dikkatli bir şekilde dinler gibi yaparak,adama; “Amca sağ taraftan direk giderseniz fırına ulaşırsınız…” der…

Adam, çocuğa sinirli bir şekilde, ”Ben de bu kasabanın yabancısıyım, bu kasabaya ben de ilk defa geliyorum, diyorsun; bir de sağdan gidersen fırına ulaşırsın, diyorsun; sen benimle dalgamı geçiyorsun…” der…

Çocuk, adama; “Bak amcacığım kulaklarını biraz dikkatli açarsan kuş seslerinin sağ taraftan geldiğini duyabilirsin…Nefes alırken menekşelerin kokusunun da sağ taraftan geldiğini anlarsın…Hem biraz daha derin nefes alırsan, fırından yeni çıkmış sıcak ekmeklerin kokusunu da hissedebilirsin…”der…

Çocuğun söyledikleri adamaın çok hoşuna gider ve  çocuğa karşı az önceki davranışından dolayı çok büyük pişmanlık duyar…Elini cebine atar ve cüzdanından para çıkarır ve onu çocuğa uzatır… Çocuğun garip bir hali vardır ve paraya bile bakamaz…Adam, şaşkınlık içindedir ve çocuğun hareketlerinden onun kör olduğunu fark eder…

Çocuk, adamın kendisinin durumunu fark ettiğini anlayınca; “Ben gözlerimi dört yaşında kaybettim, inşaallah siz iyi görüyorsunuz…” der…

Adamamın ne ayakta duracak dermanı ne de çocuğa söyleyecek sözü vardır…Sadece ağzından şu kelimeler dökülür: “Oğlum sen benden daha iyi görüyorsun…”

Bizler, yaşantımızdan sürekli şikayet ederiz. Hayatın acımasız olduğundan, kötülüklerin hep bizi bulduğundan, çok şanssız olduğumuzdan yakınırız. Bu şikayetlerle bazen hayatımızı kendimize zehir ederiz. Bizler her zaman şunu düşünmeliyiz; “Ben ne kadar zor durumda olsam da benden daha zor durumda olan insanların varlığını da biliyorum…”

Bize verilen değerlerin kıymetini iyi bilelim…Bazı fırsatlar hayatta bir kez veriliyor…Sağlıcakla kalın…                                                        


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık