• 24 Ekim 2016, Pazartesi 8:40
NihatBAŞBUĞU

Nihat BAŞBUĞU

ÇOCUĞUMUZUN FARKINDA OLMAK

Bu başlığı görünce çoğunuzun “Öyle şey olur mu, tabi ki farkındayız.” dediğini hissediyorum. Peki gerçekten farkında mıyız, yoksa öyle olduğunu mu zannediyoruz?

Çoğu anne babaya,”Çocuğunuzu tanıyor musunuz?” diye sorduğumda, onlar da, “Bir anne baba, çocuğunu nasıl tanımaz ki…” der. “Peki onların hangi özelliklerini biliyorsunuz?” diye sorduğumda, çocuklarının ders çalışmayı sevmediğini, çok inatçı olduğunu, çok fedakarlık yapmalarına rağmen onun bunu anlamadığını söyleyerek

çoğunlukla onlardan dert yanarlar. Onlara göre çocuğun olumsuz özellikleri nelerse onları birer birer sayarlar; fakat onun olumlu davranışlarından genellikle söz edilmez.

Her anne baba, çocuğunun okulda başarılı olduğunu görmek ister. Toplum içinde kendine güvenen, saygın bir meslek sahibi olduğunu görmek bir anne babanın en büyük mutluluk kaynağıdır. Bunları istemek de bir anne babanın en doğal hakkıdır. Çocuğumuza karşı davranışlarımızın altında hep iyi niyet vardır. Ona karşı davranışlarımız ve ona söylediğimiz sözler onun mutluluğu içindir. Bazen öyle olur ki “Ben her şeyi onun iyiliği için yaptım.” deriz; fakat ona karşı yaptığımız davranışların ve ona söylediğimiz sözlerin onu ne kadar acıttığını, onun içinde nasıl da derin yaralar açtığının farkında olmayız. Hatta bazı anne babalar, kendi davranışlarının ve sözlerinin çocuklarının bilinçaltında yaptığı tahribatla onlara ileride nasıl bir darbe vuracaklarını düşünemezler. Öyle bir zaman gelir ki bunların farkına varılır; fakat o zaman da iş işten geçmiş olur. “Keşke öyle davranmasaydım, öyle demeseydim.” demeden önce düşünerek hareket etmek, bir anne baba için ve onların çocukları için çok önemlidir. Hayatımızı keşkelerle doldurup, yaşanacak güzel günleri karartmak hangi birimize huzur verir. Zaman projeksiyon makinesi değildir. Onu, istediğimiz zaman geriye veya ileriye alamayız. Şunu asla unutmayalım: Hayat sahnesinde yaşadıklarımızın tekrarı asla olmayacaktır. Hayat sahnesinde yaşadığımız en güzel mutluluklar, ailemizle yaşadığımız mutluluklardır.

Biz anne babalar çocuklarımızın hep bizim kontrolümüzün altında olmalarını isteriz. Bizim kurallarımıza uymalarını, söylediklerimizi söylemelerini, yapılmasını istediklerimizin dışına çıkmamalarını isteriz. Hatta çoğu anne baba, çocuklarının hangi mesleği seçeceğine ve kiminle evleneceğine kadar hep kendilerinin düşünmesi gerektiğine inanırlar. Tüm bunların hepsi aslında anne babanın iyi niyetindendir; fakat çoğu anne baba çocuklarının kişiliği üzerinde nasıl bir olumsuz etki bırakacaklarının farkında olmazlar.

Peki bir anne baba olarak, çocuklarımızın bizim istediğimiz gibi olmalarını isterken onun dünyasına girip, gerçekten onu anlayabildik mi? Anne baba olarak çocuğumuzun hangi yemeği sevdiğini, hangi futbol takımını tuttuğunu, hangi sanatçıyı sevdiğini bilebiliriz. Peki onun gelişim özellikleriyle ilgili sorunlarını, hayattan beklentilerini ilgilerini, yeteneklerini, özlemlerini, hayallerini, hedeflerini, korkularını gerçekten bilebiliyor muyuz?

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık