);*} SURİYELİLER VE KANUNLARIMIZ
  • 20 Şubat 2018, Salı 7:35
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

SURİYELİLER VE KANUNLARIMIZ

Suriyelileri görünce acaba diyorum bizim kanunlar bunlara uygulanmıyor mu?

Öyle ya benim ülkemde 3.5 milyon Suriyeli yaşıyor diyorlar. Ben daha fazla olduğuna inanıyorum.

Suriyeliler ve kanunlarımız meselesi nereden aklıma geldi? Gördüğüm bütün Suriyeli kadınlar çocuklu. Bunda ne var diyeceksiniz ama dikkatimi çeken ‘küçük yaşta evlilik meselesi.’ Çocuk anneleri Suriyelilerde görebilirsiniz. Hani geçtiğimiz ay 18 yaşından küçük annelerin hem evlilikleri hem de doğurduğu çocuklar gündeme gelmişti. Hani İstanbul’da bir hastane bu işi üstlenmişti. Hani olay kamuoyu gündemine düşünce İstanbul Valisi soruşturma izni vermemişti ya…

Niye izin vermedi dediğinizi duyar gibiyim. Bende bilmiyorum. Ama böyle kanunsuz işleri, küçük yaştaki annelerin doğumlarını neden halkla paylaşılmaz, gizlenir bilemiyorum. Marifet olsa gerek. Acaba bunların evlilikleri var mı? Yoksa tecavüze mi uğradılar? Yoksa küçük yaşta anne-baba zoruyla mı evlendirildiler? İşte bu olayları halkla paylaşmazsanız daha neler görürüz. Bu konuda acaba Suriyelilere bizim kanunlar uygulanıyor mu? Yani onlarında 18 yaşından küçük olarak evlenmesi yasak değil mi? Yoksa onlar yani küçük kızlar Suriye’de evlenip öyle mi geliyorlar? Yoksa bunlar bizim ülkemizde dini nikahla kendi aralarında evlilik mi yapıyorlar? Küçük yaşta doğum yapan Suriyeli çocuk annelerinin durumunu hastanelerimiz adliyeye intikal ettiriyorlar mı? Yoksa ‘Yahu bunlar nasıl olsa Suriyeli… Biz doğumu yaptırıp işimize bakarız’ mı diyorlar?

Bunları niye yazıyorum. 2016 yılı itibariyle Suriyelilerin ülkemizde yaptıkları doğum 375 bin… 2017 rakamlarını şöyle bir bakanımız açıklasa da duysak. Yalnız 2017’de edindiğim tele rakam sadece Gaziantep’te Suriyeli doğumu 75 bin…

Yahu bunlar savaştan kaçıp geliyorlar ya, batılıların bir sloganı var hani ‘Savaş yapma, bilmem ne yap’ diyorlar ya… Suriyeliler acaba bu slogana mı uyuyorlar?

Tabi bu çocukların hepsi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı elde ediyorlar.

Savaş ortamında bunca acının içinde rahatça üreyebiliyorlarsa ne demeli bilmem?

İşte ben şehitlerimize bunlar için çok üzülüyorum. Adamlar burada çocuk yapıyorlar, bizde onların vatanını teröristlerden temizlemek için şehit oluyoruz…

Bakın bir şey söyleyeyim, biz öyle bir milletiz ki, vatanımızı istilaya kalkarlarsa işgal esteler hiçbir devlete sığınmayız.

Kadın çoluk çocuk demeden savaşırız.

Kayseri Lisesinden kurtuluş savaşına katılmak için boyunu uzun göstermek isteyen TÜRK GENÇLERİ ayaklarının ucuna bastılar ve yükseldiler. Onlar kınalı kuzulardı. Biz öyle bir milletiz ki ölürüz de bu vatandan ayrılmayız. Buraları düşmana zindan ederiz. Biz öyle bir milletiz ki, Çanakkale 1915’li yıllardan nüfusumuz ne ki demeden bildiğimiz 210 bin şehit vermişiz.

İşte bu benim gücüme gidiyor. Suriyeliler benim ülkemde dükkan açıyor, vergi yok, algı yok…. Hatta sosyal medyada bir soru sormuşlar… ‘Suriyelileri nerede hiç göremez siniz?’ diye…

Doğru cevap: Vergi Daireleri demişler. Doğru söze ne denir…

Rahmetli Cumhurbaşkanımız Bosnalılara ‘Sizde tarih yazın’ demişti. Onlar yüz binlerce şehit verip destan yazdılar. Görünen o ki, Suriyelilerin destanını da biz yazacağız.

ADALET ADALET ADALET

Evet! Bir düşünür; Adalet biterse, ülke biter diyor. Devleti devlet yapan en öncelikli kavramdır adalet… Niye adalet dedim. Hani Almanların Türkiye’deki PKK’lı ajanları, Türk asıllı Alman vatandaşı Deniz YÜCEL..

Adam PKK’lı hain. Kandilden Murat Karayılan’la röportaj yapıyor. Almanya’da yayınlıyor. PKK paçavra ve giysileriyle resimler çektirmiş. Bunun hain, provokatör olduğunu ben değil, Cumhurbaşkanımız söylüyor. ‘Ve ben burada olduğum sürece o hain gün yüzü göremez’ diyor. Cumhurbaşkanımız ilave ediyor; Alman başbakanı Merkel’e de söyledik diyor. Türkiye’de yargı bağımsız diyor. Mahkemede yargılanır, sonucuna bakarız diyor.

Sonra ne oluyor? Başbakanımız Binali Beyle, Merkel Almanya’da görüşüyorlar. Bayan Merkel, The Welt gazetesinde, gazeteci ülkemizde tutuklu Deniz YÜCEL’i gündeme getiriyor. Bizim Başbakanımız da, kısa sürede yargılanacağını söylüyor. Görüşmenin üzerinden 24 saat geçmeden 4-18 yıl arası ceza istenen bu hain Deniz YÜCEL salınıyor. Adli kontrol yasağı yok. Yurt dışı yasağı yok. Adam özel uçakla Almanya’ya gidiyor.

Şimdi soruyorum. Diyelim bu haini yargıladınız 18 yıl verdiniz. Nasıl bulacaksınız? Yoksa bulamayacağınız için beraat mi edecek? Kesin delilli birine bu hoşgörü niye? Ben bazı tipler gibi yahu bu adam gazeteci niye tutukladınız, niye bir yıl tutuklu kaldı, niye bir yıl içinde iddianame hazırlayıp kanun önüne çıkarmadınız demiyorum… Ben hakkında bu kadar kesin delil olan birini neden bıraktınız? Milli menfaatler diyorsanız adalet hiçbir menfaat altında ezilmez. Yarın ABD’de elçilikteki hainini isterse aynı şey mi olacak?

Adalete eleştiriyi adli mahkemeler kendileri yazıyorlar. Eleştirildiğiniz de de bütün hain örgütlerle aynı düşüncede oluyorsunuz.

İdamı savunanlardan biriyim. Daha doğrusu biriydim. Eskisi kadar iddialı değilim. Çocuk tecavüzcülerine idamı savunurum .

Ama bunca yanlış arasında, idamı savunmak artık benim için eskisi kadar kolay değil.

Kalın sağlıcakla…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık