• 09 Şubat 2018, Cuma 7:37
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

ŞU BİZİM DİN ADAMLARI…

Yazıma başlarken İslam’a hizmet etmiş, insanlığa hizmet etmiş, ebediyete uğurladığımız bütün din adamlarını saygı ve rahmetle anıyorum.

Benim belirteceğim konu bugünlerle ilgilidir.

Menfaat ve makamın ön plana çıktığı bir dönemdeyiz.

Diyanetten başlayıp, müftülükler, imamlar, müezzinler, din çalışanları ve onların vakıf ve sendikaları…

Altlarda lüks arabalar yaşıyorlar. İyi de bu topluma ne veriyorlar?

Şunu bunu kızdırırız diye fetva vermekten çekiniyorlar. Çarşıda dükkan kiralayıp, ayar süren kermeslerin kazancının helal olup olmadığını sordum. Öyle ya vergisi yok algısı yok, paranın nereye kimlere gittiği belli değil. Cevabını alamadık…

Söyler misiniz bu millet dinini nasıl öğrenecek?

Efendim bütün orta okulları İmam-Hatip yapıyoruz ya diyebilirler... Geçin orayı. Göreceğiz imamların kalitelerinin nasıl düştüğünü…

Siz önce şu İmam Hatiplerin ortaokul ve lise olarak içine girin. Öğretmen ve öğrencilerin durumunu kılık kıyafetini bir araştırın, iki kelimeyi bir araya getiremeyen, temiz giyimiyle öğrencisine örnek olamayan bir sürü öğretmen var.

İmam-Hatipler imam yetiştirmelidir. Seçilerek alınmalıdır. Konservatuarlar özel yetenek sınavıyla öğrenci alır siz ise önünüze geleni İmam-Hatip okullarına alırsınız. Sonra da bunlar imam hatibi bitirdi aman açıkta kalmasın diye onlara iş yaratırsınız. İmam diye aldıklarınızı haksız bir şekilde başka kurumlara geçişini sağlayıp, yeniden imam alırsınız. Çok iyi işliyor. İmam sayısı çoğalınca Özel Hastanelere devlet olarak imam atarsınız. Kulesite’nin mescidine bile kadrolu imam atarsınız. Memleketin diğer çocukları işsiz geçerken onlara kadro vermekte zorlanırsınız.

Sesleri bozuk, cemaate bir şey vermeyen sadece maaşını düşünen imamlar yetiştirirsiniz.

Biliyorum ben bunları yazınca bana büyük tepki vereceksiniz hatta beddua bile edeniniz olacak. Ama merak etmeyin benim arkamı dayadığım Yüce bir Rabbim var…

Bir partili vefat edince müftüsü kıldırır cenaze namazını. Eşitliği adaleti siz varın düşünün.

Bizlere haramı helali öğretmesi gereken din adamlarına söyleyeceğim bir hikaye var.

Hacı efendi camide namazı mazereti dolayısıyla kıldıramayacaksa o namaz için verilen akçeyi postun altına koyarmış. Namazı kıldıranın hakkı diye…

 Şimdilerde bir camide imam ve müezzin varsa paslaşarak bu işi yürütüyorlar. İkisini bir arada zor görüyorsunuz.

Maaşlarını alırken ben şu kadar gün gitmedim bu parayı iade edeyim diyeniniz var mı?

Maalesef yıllardır tamamlanamayan restorasyon faaliyetlerinin bulunduğu Sultan Selim Camiinde vaizin vaazı kesip ‘Hoş geldiniz Sayın Bakanım hoş geldiniz’ demesi, cemaate dönüp, ‘B akanımız  Numan Kurtulmuş aramızda’ demesine en çok bakanımız şaşırmıştır. Ne hallere geldik. Ey Vaiz! Allah’ın evinde makam mevki yoktur. En büyük adalet rabbimin adaletidir. Zira hepimiz ERKİŞİ veya HATUN kişi olarak ahire varacağız. Makam-mevkii, para-pul, şan-şöhret hak getire…

İşi biraz sulandıralım. General yani Paşa vefat etmiş. Hocaefendi cenaze namazını kıldıracak.

-Er kişi niyetine

Diyince, Paşanın yaveri bağırmış;

-O er değil, paya işi diye…

Durumlar böyle. Ara sıra aksayan hususları müftülerimize iletirim. 

Şimdilerde imamların en çok istedikleri yer sanayi camileri… Zira oralarda Sabah ve yatsı namazları yok… Eh buda imamlığın kolay tarafı olsa gerek.

İsterseniz biraz da Cuma namazlarından bahsedelim.

Malum sadece cemaatle kılındığı için Müslüman kardeşlerimiz Cuma günleri, haftada bir de olsa camileri dolduruyor. Zaten haftada bir gelen bu cemaati de vaaz eden hoca yakaladı mı, vay halimize diyorlar.

Cuma ezanı okunmuş, hoca kalabalığı görünce coşmuş, ezan filan aklında yok.

Neyse namazımızı kılıyoruz. Bu arada resmi dairede çalışanlar var. Doğal olarak ikide bir saatlerine bakıyorlar. Gerçi Cuma günleri mesai öğle arası namaza göre ayarlanacak ama…

Cuma namazını temel olarak biz 10 rekat biliriz. 4 ilk sünnet, 2 farz, 4 son sünnet… Ama genelde işi olan veya sıkılanlar 2 rekat farz olan sonra camiyi terk ederler. İmam Cuma günleri iki rekat farzı, namaz sureleri dediğimiz hepimizin bildiği surelerle okusa ne olur? Hem biz yanlışımızı düzeltiriz. Hem de işi olanlar için zaman temin edip onların 4 rekat son sünnetini de kılmalarını temin ederiz. Ama biz imamız hele birde hafız isek uzun bir sure ve sureden ayetler okuyup namazı uzatırız. Hatta bu konuyu Selçuklu Müftülüğümüze de iletmiştim, onlarda konuyu benimsediler. Ama benim yakınımdaki camii imamı hiç istifini bozmadı, eskiye devam etti. Buradan anlaşılıyor ki imam ‘bildiğini okuyor.’

O zaman ben imamlarımıza birkaç soru yönelteyim… Cuma namazı cemaatle kılındığı için, mazereti olan bile yani yürümekte zorlanan biri bile bir refakatçi ile camiye geliyor. Yaşlı cemaat prostatlı.. İdrara zorlanıyor. Siz bunları hiç düşünüyor musunuz hoca efendiler?

Devletin memurları Cuma günü hemide resmi elbiseleri ile camilere koşuyor. Namaz sonrası vatandaşlara hizmete koşacaklar. Siz namaz suresini uzun tutunca onların kaybettiği mesai zamanın vebali sizin olmayacak mı?

Allah rızası için cemaati sıkmayın. İsteyen gelsin der gibi bir haliniz var.

ŞU caminin içinden hele hele minberden hele hele imamdan para işlerini, söylemlerini bir kaldırsak iyi olacak. Hutbeden sonra imamın para talebini anlamıyorum.

Hangi vakıf ve dernek olursa olsun caminin içinden elini çekmelidir.

Gönlümüz ister ki, güzel sesli hitabeti yüksek nurani yüzlü insanlar bizi camiye bağlasın…

Daha yazacak çok şey var. İmamlar namaz dışında ne yaparlar falan, filan…

Yine konuyu sulandıran bir hikaye ile bitirelim. Cenaze namazı kılınacak ortada hoca yok. Cemaat Bekri Mustafa’ya namazı kıldırması için baskı yapar. O da zoraki kabul eder ve cenaze namazını kıldırır.

Sonra Bekri Mustafa tabutu açıp, meftanın kulağına bir şeyler fısıldar.

Bu sefer cemaat baskı yapar. Meftaya ne söyledin? Derler…

Bekri Mustafa dayanamaz. Meftaya

- Öbür taraftan bu dünyayı soran olursa Bekri Mustafa imam oldu dersin. Onlar bu dünyanın halini anlarlar….

İmamlık gönül işidir. Meslek değildir, olamaz. Sabah namazına kalkmayı anfarya gören, uykusu ağır olan, ilgisi ve bilgisi yeterli olmayanlar, sesi güzel olmayanlar imamlık yapmasınlar. Rabbim onların rızıklarını başka yerden versin…

Efendim ya cemaat? Merak etmeyin onları da yani bizleri de haftaya anlatacağım.

Öyle ya bu imam ve Cemaat meselesidir. Birbirinden ayrılmaz.

Kalın sağlıcakla…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık