• 22 Ocak 2018, Pazartesi 7:19
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

NALÇACI TRAFİĞİ

Yeni Numune Hastanesi tam anlamıyla açılmadı. Şimdiden bölgedeki trafik işin içinden çıkılmaz hale geldi…

Bu trafiği bu hale kim getirdi?

Valla ben getirmedim. Getirenler kendilerini biliyorlar.

Bir kere bu hastanenin bu hasta ve personel sayısı ile bu bölgede yeniden yapılması sakıncalıydı…

Bölgede çok yoğunluk yaşanacağı önceden belliydi…

Birde bizim işgüzar yöneticilerimiz işin içine girince, al sana Nalçacı trafiği.

Beşyol’dan Numune Hastanesine giden yol kapatıldı… Niye?

Ne bileyim niye…

Yetkililerimiz kapansın dedi ve kapandı. Durumun özeti.

Peki trafiğe kapatılan Hastane caddesi trafiği nereye verildi? Tabi Nalçacı’ya, Sille kavşağına…

Beşyol’dan Sille kavşağına varmadan bir trafik ışığı daha koyup sola Numune Aciline geçiş vereceklerdi… Yemedi. Zira Sille kavşağındaki yoğunluğun uzantısı Beşyol’a kadar varınca bu araya konan ışığın hükmü kalmadı. Trafik ışığı yeşil bile yansa, araçlar yürümüyor, çünkü önleri dolu…

Ne yaptılar? Yeni koydukları ışıkla sola Acile verdikleri yolu kapattılar. Gerçi ışık hala yerinde… Sille göbeğinde bir kısım yonca sisteminden vazgeçtiler… Beşyoldan gelip Sille kavşağından sola dönüşü ve Rauf Denktaş Cd. Gelip, Kuleye gidişteki sola dönüşü ve ‘U’ dönüşünü serbest bıraktılar. Sille göbeğindeki yayaların bile başı döndü. BU kavşakta kazalar da arttı.

Yani anlayacağınız Nalçacı trafiği çarşının trafiğine özellikle de Aziziye Cd’nin trafiğine döndü…

Konya’da bir moda başlamıştı hala devam ediyor.

Bir yolu ya trafiğe kapatıyorsunuz, ya da bir yolu tek yön haline getiriyorsunuz. Ne güzel çözüm değil mi?

Peki bu tek yön ve trafiğe kapattığınız yolun trafiği ne olacak? Nereye vereceksiniz? Zaten vermiyorsunuz, trafiktekiler kendiliğinden buluyorlar.

Konya bu kadar ucuz  bir şehir değil. Biz yaptık oldu zihniyetini görüyoruz. Kanunun uzmanı olmayanlar, yerleri yolları görmeden masa başında karar verirlerse işte böyle olur.

Bu arada Numuneye giriş çıkış yolarlıda Deneme-yanılma yoluyla yapılmaya devam ediyor. Baktınız olmuyor yıkıyorsunuz sonra başka yere yapıyorsunuz.

Şunu da hemen belirtelim. Numune Hastanesi tam açılmadan trafik kilitlendi dedik ya… Hastaneye gelin bir görün. Her taraf araç. Acilin oralar hastanenin bahçesi, etrafı her taraf araç. Sanırsınız ki araç sanayi açılıyor. Bunların çoğu da gelişigüzel park…

Bu arada işin birde SAĞLIK boyutu var. Bu trafikte psikolojiniz bozuluyor. Bölge adeta küfür üretim merkezi oluyor.

Ayrıca araçların egzozlarından çıkan zehirli gazlar halk sağlığını ciddi tehdit ediyor. Bu duruma mazeret olarak, Konya’nın havası zaten çok kirli, biraz daha kirli olsa ne yazar diyebilir yetkililer haklıdırlar.

Yani anlayacağınız nalçacıda zehir soluyoruz.

Bu trafik işini galiba UKOME diye bir kurum üstleniyor. Bunlar Büyükşehir Belediye bünyesindeler.

Baylar, yaptığınız iş ortada…

Anlaşıldı bu Konya trafiğini rahatlatmaktan öte içinden çıkılmaz hale getiriyorsunuz.

O kapattığınız, tek yön yaptığınız yollardan siz değil biz geçiyoruz…

Bu işi bilen bir kuruma ihtiyaç var. Allah rızası için üniversitelerden ve diğer kurumlardan yardım alınız…

Ey Belediyelerimiz? Bıkarın reklam yapmayı, inşaat yapmayı, vakıfları restore işlerini yapmayı…

Havamızı temizleyin, trafiğimizi çözün, sizden başka bir şey istemiyoruz.

Ha birde Parklara Tuvalet yapın. Nene Hatun parkı ne kadar büyük değil mi? Tuvalet olmayınca gece herkes ağaç diplerine ediyor, gündüz vatandaş oralara oturuyor. Selçuklu Belediyesi de haklı. Oraya tuvalet yapacak, tuvalete görevli koyacak…

Eee peki yaptığı bu tuvaletin reklamını nasıl yapacak… Aklıma geliyor da yazamıyorum. Reklam yoksa tuvalet de yok.

Dönelim trafik konusuna…

Eskiden bir deli bir kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış derlerdi. Şimdilerde bu işi biraz değişti… Kurk kişi kuyuya bir taş atıyor, peki kim çıkaracak? Vallahi bir akıllı bulmak bile zorlaştı.  İşte trafiğin hali. Yetkililer kılını kıpırdatmıyor. Bir fıkra ile işi bitirelim..

Öğretmen sınıfta ders anlatırken, ilgisiz bir öğrenciyi görüp,

-Ali kalk bakalım İstanbul’un surlarını kim yaptı? Der.

Öğrenci

-Valla hocam ben yapmadım. Der.

Öğretmen sinirlenip öğrenciyi de alıp doğru müdürünün odasına gider. Okul müdürü de torpille atanmayan, bir okul kökenli olmayan çok ilgili biridir ve gazete okumaktadır.

Öğretmen durumu izah eder ve öğrencinin İstanbul’un surlarını valla ben yapmadığım dediğini anlatır. İlgini çalışkan müdür (!)

-Hocam siz öğrenciye bakmayın, yapar yapar, sonra ben yapmadım derler…

Hani Konya trafiğini kim yaptı diye düşündüm de…

Valla ben yapmadım.

Kalın sağlıcakla…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık