• 12 Nisan 2016, Salı 8:51
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

MEVLANA MÜZESİ İLE İLGİLİ ŞİKAYETLERİMİZ DEVAM EDİYOR?

Konya sahipsiz diyoruz. Tepki çekiyoruz. Ama Konya’da yaşadıklarımız, gördüklerimiz bize bunun gerçek olduğunu gösteriyor.

Mevlana Müze ve Türbesi sabah 09.00’da ziyarete açılıyor ve 16.40’da ziyarete kapanıyor. Siz daha ikindi namazını kılarken veya ezan biraz uzun sürerse, ezan okunurken Mevlana Türbesi ziyaretçilere kapatılıyor.

Yahu adamlar dünyanın öbür ucundan geliyorlar, yurdun uzak köşelerinden geliyorlar. Ne için geliyorlar? Hz. PİR’i ziyarete geliyorlar. Fatiha okumak için geliyorlar, dua için geliyorlar, tövbe için geliyorlar. Beyinlerindeki şeytani duygulardan arınmak için geliyorlar.

İçinizden biz bunları biliyoruz diyebilirsiniz. Siz de, bizde biliyoruz ama sorumlular, görevliler makam ve mevki sahipleri bilmiyorlar.

İnsanda biraz vicdan olur. Konya deyince akla Hz. Mevlana gelir. Konya’ya gelirsiniz, Türbe erkenden kapalı. İkindi ezanı 16.35’te okunuyor, 16.40’ta türbe kapanıyor. Akşam ezanı 19.30’da okunuyor. Yani ikindi ile akşam arası yaklaşık 3 saat. Kısacası üç saat daha gün ışığı var. Müze 21.00’a kadar açık olsa ne olur? NE olacağını söyleyeyim. Görevliler rahatsız olur.

Mevlana Müzesi ve Türbesinin bütün yetkilileri karşınızdaki üçler mezarlığı kaçta açılıp, kaçta kapanıyor bir göz atın Allah aşkına.

Mevlana Müze ve Türbesinde kaç kişi görevli? Kaç kişinin kadrosu var, kaç kişi taşeron, yetkililer açıklarsa seviniriz.

Hz. Mevlana’ya hizmet heyecanını kaybetmiş, klasik devlet memuru, işçisi görüntüsündekilerin bu yerlerle ilişiği kesilmelidir.

Hani Konya İslam Ülkeleri Baş şehri idi. Hani bizim için Hz. Mevlana dini mistik turizmin odağıydı.

Geç vakitlere kadar Türbe açık olsa, dükkanlarda açık olsa, birde Sultan Selim Camii açık olsa (keşke)… Mevlana meydanı ışıklar içinde, insanlar inanç için toplansa.. Bu arada geç vakitlere kadar Sultan Selim Camiinde sesi muhteşem hafızlardan kur’an tilaveti dinlesek, ilahiler duysak güzel değil mi?

Kimse alınmasın, Konya tabiriyle bunları yapacak yürekli herif isterim.

Beni üzen bir olayla bu konuyu noktalayalım. Tarih 7 Nisan 2016-Perşembe Saat 17.45… Akşamı Regaip Kandili. Mevlana Müzesinin üçler mezarlığına bakan kapısında kalabalık var. Ben gidiyorum. Kapı kapalı, görünürde kimse yok. Hani bugün kandil, 16.40’da müzenin kapanacağını biliriz de acaba akşam ne zaman açılacak? İnsan fotokopi ile halkı bilgilendirir. Şu saatte açılacak diye. Bu arada benim yanıma yaşlı biri geliyor.

-Konyalı mısın? diyor.

-Evet. diyorum.

Türbe kapalı olduğundan eli boş dönenlerden…

-Bizim maddi durum pek iyi değil, ucuz bir otel bulabilir miyiz? Diyor.

Yaşlı adam, üç-dört yaşlı kadın, görüntüden engelli olduğu anlaşılan 25-30 yaşlarında bir delikanlı. Konya’ya gelir gelmez Hz. Pir’lerini ziyaret için gelmişler. Bildiğimiz kadarıyla otelleri tarif ediyoruz. Gözlerim doluyor. Ankara-Çubuk’tan geliyorlarmış. Kandil günü bir an evvel Hz. Pir’i görmek istiyorlar. Adamlardaki ruha, inanca bak, birde bizimkilere bak…

Konya Valimize de sesleniyorum. Allah aşkına konuya bir el atın… Konu sizi aşıyorsa, Kültür Bakanlığına, Başbakanımıza ulaşalım.

Hz. Pir’in türbesinde hiçbir menfaat gözetmeksizin GÖREV ALMAYA hazırım. Benim gibi Konya’da binler, onbinler vardır. Allah aşkına bu yerlerde devlet memuru zihniyetini bırakın veya görevi…

SAYIN KILIÇDAROĞLU, ARTIK KONYA’YA GELMESENİZ İYİ OLUR…

Size sayın diye hitap ettim.. Bu saygı ifadesini kullanırken hicap duydum. Terbiyem size nasıl hitap edilmesini söylüyor. Ama gel gelelim yazamıyorsunuz.

Aileden sorumlu bakana edeple alakası olmayan bir ifade kullanıyorsunuz. Sizi kurtarmak isteyen CHP’li kadınlarınız da bu çirkinliğe, edepsizliğe ortak oluyorlar. Efendim ‘Önüne Yatmanın’ anlamı şuymuş, buymuş. Yahu kıvırmayın. Biz sözlükteki anlamıyla, günlük hayattaki anlamı farklı olan ve müstehcenlik içeren yüzlerce kelime sayarız. Siz ne anlama geldiğini bilerek söylediniz. Sizi kurtarmak için CHP’li kadınlar önünüze yattılar (Tabi sözlük anlamıyla).

Sayın KILIÇDAROĞLU, sizin Konya’ya gelmenizi istemeyenlerdenim. Çünkü Hz. Mevlana’dan hiç feyz almamışsınız. Konya’ya boşuna gelip gitmişsiniz. Mevlana’yı anma törenlerinde yıllar önce size konuşma fırsatı verildi. İlk siyasi konuşmayı siz yaparak, manevi havayı bozdunuz. Şükür artık Şeb-i Arus törenlerine katılmıyorsunuz. Buna rağmen Konya’ya gelip kendinin Mevlana soyundan geldiğini iddia eden Çelebiyi ayağınıza çağırtıyorsunuz. O’da geliyor. Hz. Mevlana’yı siyasallaştırma çabalarında Konya’da da soyunan seviyesi belli insanlar var.

Sizin Konya’ya gelişinizi kimse yasaklamaz ama her Konya’ya geldiğinizde Hz. Pir’in şu sesi yüzünüze çarpacaktır. EDEP YAHUU!

SİYASİ İKTİDAR VAKIFLARI, TARİKATLARI, CEMAATLERİ KORUMAK ZORUNDA MI?

Karaman’daki cinsel istimrar olayında Ak Parti’ye de birkaç sözümüz olacak.

Toplumun çocuk istismarı ve tecavüz olayından Ensar Vakfına tepki vermesi kadar doğal ne olabilir? Bu vakıf bu öğretmene sahip mi çıkacak? İstismarı ve tecavüzü gerçekleştiren öğretmen bozuntusunu komşusu 2000 yılında şikayet etmiş. Vakfın suçu olmayabilir. Vakıf çıkar kendini savunur. Ey aileden sorumlu bakan vakfı savunmak sana mı kaldı?

Devletin içine çöreklenen bir cemaatle hala uğraşıyoruz. Kanımızı emmişler. Hala akıllanılmadı mı?

Pazar gün Hürriyet’i ve Ahmet Hakan’ı okuyorum. Gaziantep Belediye Başkanı yaparak harcadığınız Fatma Şahin hanım efendiden bahsediyor. Nerede Fatma Şahin’in aileden sorumlu bakanlığı, nerede Sema Ramazanoğlu’nun bakanlığı. Ahmet Hakan’a katılmamak mümkün değil.

Bakan Adana’da konuşuyor. Medyayı uyarıyor. Bu tür istismar ve tecavüz yazılarından toplum ve aileler rahatsız oluyormuş. Yapma be bakanım, etme be bakanım. Medya bu tecavüzcüleri, bu çocuk istismarcısı sapıkları gündeme getirmezse biz nereden bu olayları öğrenip, toplumsal tepkimizi gösterip tedbirimizi alacağız.

Ak Parti’ye de sorarlar. Yahu yüzde 50 oy aldınız. Bize bu bakanı mı layık gördünüz demek bizim hakkımızdır. Hani illa başı kapalı bir bakan olsun derseniz, neler var neler.

Bakın Konya’nın da iki başörtülü Milletvekili var. Ben başlarının kapalı olmasına hiçbir şey demiyorum. Bilakis başörtüsü serbestliği için mücadele edenlerdenim. Ama elinizi vicdanınıza koyun. Bu iki bayan milletvekili Konya’ya ne verebilir? Bir bayan milletvekili her televizyon programında öğrenci iken, başörtüsü yüzünden çektiği sıkıntıları anlatıyor. Başka bir konu yok. Biz başörtü meselesini aşalı yıllar oldu. Birileri Konya Milletvekili bu hanımefendiye anlatsa..

Kimse kusura bakmasın, Ak Parti de kadrolarını dikkatli oluşturmak zorundadır. Eğer hatır gönül gibi kriterler gündeme gelirse sonuç bu olur.

Kılıçdaroğlu’na ne kadar tepki verdiğimizi gördünüz. Ama aileden sorumlu bakanımızın, Karaman’daki iğrenç olayda adı geçen vakfı kollar nitelikte olması kabul edilemez.

Önümüzdeki günlerde cemaat, tarikat ve vakıflarla ilgili yazımız olacak.

Ak Parti iktidarına da Kabinede değişiklik yapması gerektiğini söyleyebiliriz…

Esen kalın…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık