);*} KONYA?DAKİ SURİYELİLERİN HALİ NE OLACAK?
  • 06 Mayıs 2016, Cuma 8:42
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

KONYA?DAKİ SURİYELİLERİN HALİ NE OLACAK?

Bizlerden biri oldu Suriyeliler. Yolda yürürken mutlaka Suriyelilerle karşılaşırsınız. Konya’da bir semte gidersiniz, karşınızda Suriyeliler.

Bizi en çok ilgilendiren konu Suriyelilerin DİLENMELERİ ve çocuklarının durumu, birde kıyafetleri…

Beni en çok üzen, Konya gibi bir şehirde Suriyelilerin çoluk çocuk, kadınlarıyla dilenmeleri. Bu dilenme alışkanlık mı, meslek mi, yoksa ihtiyaçtan mı?

Muhacir Pazarına gidiyorum, karşımda dilenci Suriyeliler. Yaka pazarına gidiyorum, durum aynı. Meram Tıp Fakültesine hasta ziyaretine gidiyorum, bahçede Suriyeli dilenci.

Cami çıkışları, hele Cuma namazı çıkışı çoluk çocuk dileniyorlar.  Eski Sanayiye gittim, yine dilencinin biri gidip, biri geliyor. Tabii bu arada duygu sömürüsünden istifade için bizim YERLİ dilencilerimiz de olmuş SURİYELİ…

Şems Parkına bir uğrayın, günde binlerce kişinin ziyaret ettiği türbenin etrafındaki manzaraya bir bakın. Bu arada Şems-i Tebrizi’nin civarındaki çoğunluk binalarda SURİYELİLER oturuyor. Çoğu dükkan açmış, bakkal dükkanından giyisi satan, tavuk dönerciye kadar var. Mesela bir tavuk dönerci çok büyük, 5-6 kişi çalışıyor.

Alınteriyle para kazanana bir şey demiyoruz ama bu DİLENCİLİK işine birileri DUR demeli. Yarın bu dilenen çocuklar büyüyünce sizce nasıl bir insan olur? Asalak yaşamaya, çalışmadan kazanmaya alışmış bu çocuklar büyüyünce bir EŞKİYA adayı; kanunsuz işlerin adamı olur. Daha ileri gideceğim ama kalemim varmıyor.

Dilenenler toplanıp bir belge imzalatılıp sınır dışı edileceği kendilerine tebliğ edilebilir. Birkaç bu şekilde uygulama olursa, bu dilenciliğin önüne geçilebilir.

Bakın birileri bu şekilde küçücük yaşlarda dilenirken, aynı yaştaki emsalleri sanayide ağır işlerde çalışmaktadır.

Geçenlerde aracım için Eski Sanayiye gittim. Çay söylediler, çayı getiren 7-8 yaşlarındaki çocuk Suriyeli… Biraz oturunca etraftaki araç tamir ve bakım dükkanlarında hep 7-8 yaşlarında Suriyeli çocukların çalıştığını gördüm. Bunların dilendirilmesi de, çalıştırılması da uygun değil. Bunların yerleri OKUL olmalı. Hemen yetkililerimiz kendini kurtaracak OKUL kelimesinin arkasına sığınabilirler. Zira Şemsi Tebrizi’nin oradaki eski 19 Mayıs ilkokulunda öğleden sonra Suriyeli küçük çocuklar eğitim görüyorlar. Tabii ben okulun adını eski 19 Mayıs diyorum… Zira inanılmaz bir şekilde Konya okullarının ismi katledildi. Niye mi? Oralar İmam Hatip Ortaokulu olsun diye… Tabi konu bu değil. Bu bir kanayan yara Konya için. Bu eski 19 Mayıs İlkokulunda (inatla yeni ismini, şahıs ismini yazmayacağım) mutlu azınlık misali bazı Suriyelilerin çocukları eğitim görüyor. Ya o dilenen, sanayide çalışan binlerce çocuk ne olacak? Ama dostlar alışverişte görsün diye, devlet büyükleri gelince, AB’den gelen olursa bu okulları gösterip ‘Bak biz bu çocukları eğitiyoruz’ diye kendinizi ve gelenleri kandırabilirsiniz.

Suriyelilerin sadece çocukları değil, kendileri de eğitilmeli. Trafik ışıklarını bile bilmiyorlar, haklılar görmemişler. Çoğu köylerden gelmiş, toplumsal yaşama, apartman yaşamına adapte değiller. Aşırı gürültü yapıyorlar. Şikayetler geliyor. En ufak bir hadisede kavgaya tutuşuyorlar.

Konya’daki Suriyeli sayısını tam olarak kimse bilmiyor. Bana göre 100 bini aşkın. Yetkililer bu rakamı çok küçültebilirler.

Bu arada eşli olarak gelen Suriyelilerin elinde kundaktan tut, sıralı 3-5 çocuk… Birileri onlara DOĞUM KONTROLÜNÜ de anlatmalı. Türkiye’yi ve Konya’yı rahat bulunca çocuk sayısında da artış oluyor. Bakacağı kadar değil, bakamayacağı kadar çocuk yapıyorlar. Şimdi bana ‘Sana ne kardeşim’ diyebilirsiniz. Yarın bu çocuklar büyüyüp, suç oranları artarsa görüşürüz.

Bu çok çocuk konusuna zahmet olacak ama devletimin sağlık kurumları el atmalılar. Başta İl Sağlık Müdürlüğü olmak üzere…

Bir diğer konu KIYAFET. Suriyelilerle birlikte kadınların simsiyah giyisiler içinde peçelerle, Afganistan’dan daha beter gördük. Kadınlar siyaha bürünmüş, ellerinde siyah eldiven, yüzleri, gözleri tamamen kapalı. Garip bir nesne.. Sakın bana bir yoz çıkıp, İslam böyle emrediyor demesin! Zira ne çektiysek İslam adına fetva verip, kendi pisliklerini kusup, nemalanmaya çalışanlar, en çok benim dinime zarar veriyorlar. Dinsizler, bu cahil cühela din adamı görüntüsündeki kişilerin söylemlerini alıp, İslam dinine saldırıyorlar. Nere de yazar simsiyah giyinin diye… Nerede yazar, gözlerinizi bile göstermeyin diye… Kitabımız, Kur’an-ı Kerim nasıl örtüneceğimizi, kadınların ve erkeklerin nerelerini gizleyeceğini bizlere belirtir. Bizde bunlara uymak zorundayız. Dinimiz kadınları bu kıyafetler içinde görmeyi asla kabul etmez. Biz birbirimizi yüzümüzden tanırız. Rabbimiz bizi öyle yaratmış. Birbirimizi tanıyacak bütün unsurları kapatırsak, kadın mı, erkek mi, hırsız mı, uğursuz mu biz nereden anlayacağız? İşte bazı Suriyelilerin kıyafetleri böyle. Bizim varoş dediğimiz yerlerde oturan, okula pek gitmemiş bir kurs hocasından ders alan bizim kızımız da bu kıyafetlere özenmiş. Tamamen kapanınca, çok dindar olacağını zannediyor herhalde. Tabi bu kıyafetler sayesinde nemalanan da olacaktır. Ancak birileri Allah katında en makbul kulların, böyle giyinen kullar olmadığını, dini vecibelerini ve kulluk görevlerini en iyi yerine getirenler olduğunu bunlara söylemeli..

Konya’daki Suriyelileri benim penceremden şöyle bir özetledim.

Konyalı olarak bizler bu Suriyelilerin bu hallerine üzülüyoruz. Konya’yı idare edenlerin Suriyelilerin numune misali sağladığı mutlu azınlığa yönelik imkanları bütün Suriyelilere sağlanmasından yanayız.

İnsan onuru neyi gerektiriyorsa bunlar sağlanmalıydı.

Ota çoka para harcayan belediyelerimiz bu paraları Suriyelilere harcasa neler olurdu neler… Uçuk projelerden vazgeçseler, muhtarları eşleriyle, yaşlı görünümündeki gençleri bedava gezilere götürdükleri paraları Suriyelilere harcasalar, öyle şeyler başarabilirdik ki…

Belediyeler çeşitli semtlere, konteynır kent kurslar, prefabrik kentleri kursalar, Suriyelileri bu şekilde kontrol altında tutsak, okuyacakları okusa, çalışacakları çalışsa, yardımlar tek elden ulaşsa ne olurdu?

Vallahi bildiğim şey, bunları yapsak adam olurduk adam… Esen kalın Allah’a emanet olun…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık