);*} KONYA YİNE SINIFTA KALDI?
  • 25 Aralık 2015, Cuma 9:41
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

KONYA YİNE SINIFTA KALDI?

Hz. Mevlana’yı anma törenlerinin ardından…

 

Hz. Mevlana’nın 742. Vuslat Yıldönümü, uluslararası anma törenleri ile sonlandı. 7-17 Aralık tarihleri arasında yapılan bu törenler aslında Konya için büyük fırsatlar içeriyordu. Bu fırsatların başında MANEVİ fırsatlar vardı. Ama gelin görün ki bu törenler MADDİ ve SİYASİ fırsatlar şekline dönüştü.

BU TÖRENLERİ KİM ORGANİZE EDİYOR?

Bildiğimiz kadarıyla, Konya Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İl Kültür Müdürlüğü öncülüğünde organize ediliyor. *Çeşni* olarak ta birkaç kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcisi ile üniversitelerden katılım sağlanıyor.

Aslında bütün kurumların amacı törenlerin kazasız belasız bitmesi idi. Bizde aynı dilekteydik.

Valimiz Konyalı değil. Aslında bu bir şey ifade etmiyor. Belirli bir süre sonra görevi sona erecek ve Konya’dan ayrılacak. Törenlere yaklaşımını da bu açıdan değerlendiriyorum. Valimizin bir yenilik yapabileceğini, törenlerin içeriğine müdahale edebileceğini düşünüyorum ama işin içinde süreklilik arz eden ‘Büyükşehir ve Kültür Müdürlüğü’nün oluşu ona bu fırsatı vermemiştir diyorum. Toplantıya Başkanlık etmesinin dışında, törenlerin organize ve içeriğine müdahale ettiğini düşünmüyorum.

Valimizin dikkat çeken açıklaması bu törenlerin Konya dışında da yapılabileceğidir. Bırakın törenlerin dışarıda yapılmasını, Şeb-i Arus törenlerini bile alternatif olarak hem de İstanbul Büyükşehir öncülüğünde, hem de Cumhurbaşkanımızın katılımıyla yapılıyor. Cumhurbaşkanımız Sanatçı Sami ÖZER ile birlikte tekbir getiriyor. Yani Cumhurbaşkanımız birebir törene sesiyle iştirak ediyor. İstanbul’daki alternatif Şeb-i Arus’un Konya’dakinden daha çok ilgi ve heyecan çektiği kesin… Yani Cumhurbaşkanımızın katıldığı bir alternatif Şeb-i Arus törenlerinin sadece Konya’da yapılmasının ısrarı kalmamıştır. Valimize de bu yönde katılıyorum. Yani siz Cumhurbaşkanına Konya dışındaki törenlere katılmayın diyebilir misiniz? Tabii ki hayır. O halde Valimizin törenlerin Konya dışında da yapılabilir açıklamaları da son derece doğaldır.

Siz Konya olarak bu törenleri muhteşem yaparsanız o zaman alternatiflerini tarih dışında kimse anamaz.

Gelelim Büyükşehir Belediyemize… İşte bu noktada işin SİYASİ kanadını oluşturuyorlar. Şehre gelenlere Belediyenin reklamını yapmaktan öte çok şey yaptığını düşünmüyorum.

Mevlana Meydanı yapıldığında Hz. PİR’in yakınında, bu meydanda konuşmaların yapılması, hele hele siyasi bir içerik taşıması Hz. PİR’in hiç hoşuna gitmez demiştim. Seçim akşamı Başbakanımız Konyalıya ve ülkeye teşekkür konuşmasını burada yaptı. Tabii ki bu bir siyasi konuşma idi. Yine 17 Aralık Aleaddin-Adliye tramvay hattının açılış töreni de burada Cumhurbaşkanımızın katılımlarıyla gerçekleşti. Neden şehir meydanında bu tören gerçekleşmedi? Aleaddin yakındı. Şehir meydanında yapılabilirdi. İşte Büyükşehir’in zaten açılmış Adliye-Aleaddin hattının açılışını, siyasi şova dönüştürme ve reklam dışında yaptığı bir iş olmadığını düşünüyorum. Büyükşehir Belediye Başkanımız Mevlana Meydanı yapıldığında buralarda tören yapılmaması konusunda uyarılarımıza, ‘evet buralarda tören, özellikle siyasi tören yapılmayacak’ demişti. Sadece alanın açılışı için zamanın Başbakanı Recep Tayyip ERDOĞAN’ın katılımıyla bir tören yapıldığını söylemişti.

Adliye-Aleaddin hattının gereksiz olduğunu düşünenlerdenim. Bu hat Konya için gerekli değildi. Şehir trafiğini katleden, Hz. PİR’in yakınından geçip Hazreti rahatsız eden, hatta mevcut ağaçları bile yok eden zihniyetin vebali kendilerinedir.

Adliye-Aleaddin hattının gereksizliğini taşıdığı yolcu kapasitesine bakıp anlayabilirsiniz.

Ha! Sadece Büyükşehir mi reklam yapıyor. Olur mu efendim. Selçuklu Belediyesi de reklam panolarını işgal etmiş. Yaptığı reklamı da KELEBEKLERLE ilgili. Reklam panosuna bakınca, yahu bu Selçuklu Belediyesi ne yapıyor acaba diyebilirsiniz. Özellikle Mevlana’yı anma törenlerinde böyle reklamların ne işi var? Olur mu Selçuklu Belediyesi Kelebekler Vadisi yaptı, çok ihtiyaçtı şimdide üzerine tüy diker gibi bir de Macera Kulesi yapıldığını öğreniyoruz. Yakında sizlerde reklamlarla öğrenebilirsiniz. Söylemek istediğim şey Belediyelerin Mevlana’yı anma törenlerindeki kendi reklamları ve şova dönüştürme gayretleridir.

AHMET ÖZHAN KONYA’NIN KADERİ Mİ?

Bana göre organizasyon komitesinin en önemli icracı ayağı İl Kültür Müdürlüğüdür. Ancak bir iki ufak yenilik dışında, özellikle törenlerin SEMA ayağında hiçbir değişiklik göremiyoruz. Konya’yı Ahmet ÖZHAN’a mahkum ettiler.

Tuğrul İNAÇER ve Ahmet ÖZHAN statükocu yaklaşımcıların bir ürünü olarak tezahür ediyor.

Ahmet ÖZHAN’A tepkileri defalarca bu komiteye iletildi. Hatta ben törenlerde edepsizce Ahmet ÖZHAN çıkınca YUUUUHHH mu diyelim dedim. Ahmet ÖZHAN’da ısrar edenler ne derece EDEP’li ise bizim YUH’umuz da o kadar edeplidir.

10-15 sema gösterisi yapıyorsunuz. Hepsi de Ahmet ÖZHAN ve Tuğrul İNANÇER… Yahu bu 10-15 gösteride farklı sanatçılara fırsat verilmez mi? Sizleri kim engelliyor. Bir kere Ahmet ÖZHAN sema gösterilerinin ruhuna aykırı. Bu gösteriler İslam dininin dünyaya sunumu ve bir ruhu ifade eder.

Hafız İsmail COŞAR, sanatçı Sami Özer, yine hafız Bahri DEMİRYÜREK, Konya’nın yetiştirdiği Mehmet Emin KARATAŞ’ı dünya dinleyemeyecek mi? Organize Komitesine sesleniyorum! Yazıklar olsun size… Bir törenden önce, bir de törenden sonra otel lobisinde toplantı düzenlemekle törenleri muhteşemleştiremezsiniz!

ÇELEBİ SORUNU…

Çelebi olarak bayan Mevlana’nın 22. Kuşaktan torunu Esin ÇELEBİ görev yapıyor. Bu kadar ERKEK torun varken, böyle bir Çelebi uygulamasının uygun olmadığını düşünüyorum. Mevlana’yı erkek bir torunun temsil etmesini isterim. Aman kadın düşmanı olduğumu sanmayın. Kadından ne imam, ne de evliya olur. Dinimizce pek uygun olmayacağını düşünüyorum. İsteyenlere konuyu değerlendirebilirim.

MEVLANA MÜZESİ AYRI BİR DERT…

Müzenin erkekler tuvaleti ve etrafı ile ilgili törenlerden önce yazı yazdım. Tuvalet içindeki muslukların eskiden kalma olduğunu, el kurutma havlusunun olmadığını, el kurutma makinesinin çalışmadığını söyledim. Hatta bu erkekler tuvaletinin etrafının MOLOZ yığınları ile kaplı olduğunu söyledim. Ve yine sunta bir paravanla kapatılan duvar bölümünün uygun olmadığını söyledim. Bu sunta paravanın dışını Belediye uyarılarımıza kulak asıp boyadı. Görüntü biraz güzelleşti ama türbe içinde kalan kısmı evlere şenlik. Birazcık molozlar örtülmeye çalışılmış. Müze müdürümüzün kendi odasını ve kullandığı tuvaleti resmedip birde erkekler tuvaleti ve şadırvan bölgesini resmederse, 7 yanlışı veya eksikliği  bulabilir diye düşünüyorum.

Dünya’nın öbür ucundan gelen Mevlana hayranı turistlere bunların böyle gösterilmesi koskocaman bir AYIPTIR.

Türbe içindeki bayanlar ve erkekler namazgahı bölgesinde sıkıntılar var. Kadınlar namaz için ayakkabısını giyme ve çıkarma durumunda oradan geçemiyorsunuz. Namazgah bölümündeki halılı yerden 4-5 m2’yi kaldırıp hep kadınlar hem de erkekler namazgahında daha rahat edilebileceğini ve zaten dar olan koridorun rahat geçiş vereceğini düşünüyorum.

Burada türbenin bahçesinde sivil plakalı araçlar yıkanıyor ve elektrik süpürgesi ile içleri temizleniyor. Buda sıkıntılı bir durup. Yıkanan ve temizlenen araçların plakaları bende mevcut. Bunu da anlamakta zorlanıyorum…

Sonuç: Mevlana törenleri ve türbesi ile ilgili söyleyeceğim daha çok şey var. Bir kısmını ilettim bunu bir görev addediyorum. Her türlü eleştiriye açığım. Hz. PİR in konusunda mükemmeliyetçiyim. Bu konuda taviz vermem…

Görevlileri vicdanlarıyla başbaşa bırakıyorum.

Kalın sağlıcakla…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık