• 13 Ocak 2015, Salı 8:45
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

KAR,TİPİ, BÜYÜKŞEHİR VE MERAM BELEDİYEMİZ...

5 Ocak Pazartesi geceden itibaren yoğun kar yağışı şehri yani Konya'mızı beyaza bürüdü. Aynı gün sabah namazından sonra dışarıya baktığımda Büyükşehrin ekiplerinin ana arterleri açmış olduğunu gördüm. Zira evimden 4 - 5 cadde rahatlıkla görünüyor. Ayrıca yaya kaldırımlarının da yine Büyükşehir Belediye ekiplerince aşıldığını gördüm. Bu kez yürüyen merdivenli yaya üstgeçitlerinin bile karını zamanında temizlediler. Geçen kar yağışında Büyükşehir Belediyemizi çok eleştirmiştim ama bu sefer çok faklı bir tempoda gördüğüm için memnuniyetini ifade edebilirim. Bir dostum Nalça'cıdan Beşyol, Hapishane üzerinden İstanbul caddesindeki işyerine kaldırımdan yürüyerek rahat biçimde gittiğini, yaya kaldırımlarını temizleyen Büyükşehir Belediyemizin bir övgüyü hak ettiğini belirtti. Bende katılarak aynen iletiyorum...

Büyükşehir'e katılan köyler beldeler ne söyler onu pek bilemem. Ama takdir edilmeli ki hemen her şey bir anda olmuyor. 5 Ocak Pazartesi akşamı Meram Belediye Başkanımız Fatma TORU hanımefendiyi akşam haberlerinde Konya televizyonunda izledim. Konyalı hemşerilerimizin sorularını cevapladı. Program sonunda Meram Belediyesi ekiplerinin karla mücadele için hazır olduğunu kar yağışının başladığını ifade ettiler. Ertesi günkü haberler gördüm ki hanımefendi Karın altında karla mücadeleyi denetliyor. Hem de bayan haliyle. Ertesi gün Meram Belediyesi Basın danışmanını aradım. Eve gece yarısı gittiklerini mücadelenin devam ettiğini, edebileceğini anlattı. Tabii ki bir Konyalı olarak gurur duydum...

Şehir uyurken onlar uyumuyordu. Ne güzel şey Konya'ya hizmet. Bir ibadet gibi haz almak gerekir diye düşüyorum...

Bu arada Meram Belediye Başkanımız Fatma TORU hanımefendinin kentsel dönüşümle ilgili açıklamalarını ve rakamları duyma fırsatımız oldu. Kentsel dönüşümün bir bölümü Meram Belediyesi üstlenmiş bir bölümünü de Çevre Bakanlığı. Kafamda hep ŞÜKRAN mahallesi var. Şehrin merkezinde olup en rezil yerlerden birisi. Bir kaç mahallenin birleşmesiyle geniş bir alanı kapsıyor bu mahalle. Mülteciler bu mahallede adeta kanunsuz işlerin odağı. Fatma hanım bu mahalleyi düzeltirse Şükran mah. yerine Fatma TORU mahallesi de rahatlıkla denilebilir. Bu konuyu Meram Belediyemizle Röportaj şeklinde görüşmeyi ve daha detaylı bilgi edinmek ve Konyalılara sunmak isterim.

Karatay Belediyemizin de Mevlana civarında yaptığı kentsel dönüşüm takdire şayandır.       

Konudan uzaklaştık. Konu yoğun kar yağışı idi. 6 - 7 Ocak hatta 8 ocak günleri yoğun kar yağışı Konya'yı adete esir aldı. Karın tipiye dönüşmesi, Konya'nın yıllardır görmediği bir afetin ayak sesleriydi... Tipin görüş mesafesini düşürmesi, kürtük yapması şehir içi ulaşımını da felç etti herkes adeta can derdine düştü bu bir kar yağışı falan değil bir felaketti.

Bu felaketin beş beterini 13 Mart 1971 Cumartesi günü yaşayanlardanım. Konya yine inanılmaz bit tipi olayıyla karşılaşıyor. Tipiden görüş mesafesi neredeyse sıfıra düşüyor. Araçlar yürüyemiyor. Şehir içi ulaşımı da duruyor. Bırakın aracı insanlar yürüyemiyor. Çarşı da kamuya ait PTT gibi yerlere sığınıyorlar. Haberleşme felç oluyor. Televizyon falan henüz Konya'da yok. Şehir içinde 50 yi aşkın kişi ölüyor.

13 Mart 2015 yaklaşınca her yıl olduğu gibi bu felaketi detayları ile yazacağım. Nasıl ölümden döndüğümü insanların neler yaşadığını tekrar hatırlayacağım.

Bu arada Selçuklu Belediyemiz için bir şey yazamayacağım zira eğmez. Kurban bayramından sonra bir Cuma çıkışı Belediye Başkanımıza ve ekibine iki soru sormuştum. Daha doğrusu aksayan iki hususu belirtmiştim. Ekipçe telefonumu falan aldılar.

O gün bugündür ne aradılar ne sordular. Güzel bir vurdumduymazlık örneği gösterdiler. Bende pes etmek yok bu konuları yeri gelince en üst mekanlara ileteceğim kimsenin şüphesi olmasın.

Konya böyle 40 - 50 sene de bir görür. Şükür can kaybı yok.

Karla mücadelede hepimiz ağzımızı açmışız belediyeden hizmet bekliyoruz. Belediyenin elinde binlerce makine yok. Dolayısı ile karla mücadele öncelik sırasına göre olacaktır. Tipi de karla mücadeleden ziyade öncelik İNSAN KURTARMADIR... Efendim Yazır bölgesin de, Organize Sanayi de, Büsan da şöyle oldu falan filan. Bey hekim Hastanesinin yerinin ne kadar yanlış olduğunu da gördük. Şehrin adeta dışına hastane yapanlar insanları perişan etti.

Bu arada bir konuya değinmek isterim. Kampüsler, Büyük Hastaneler, Organize Sanayi bölgeleri asalaklığı bırakıp kendi makine parklarını kurmalıdır. Yangınla mücadele de, karla mücadelede ekipleri makine parkıyla hazır olmalıdır.Bu tip yerlerin yönetim kurulları faaliyette olmalı afetlere karşı hemen müdahale edecek şekilde tertip olmalıdır.

Yine belediyelerimizde 11 Acil Servisi, gibi, Karayolları şantiyeleri gibi şehrin çeşitli yerlerinde felaketlere acil müdahale edecek küçük birimler halinde şehrin çeşitli yerlerine konuşlanmalıdır. Bu arada okulların tatil edilmesinde ilik gün geç kalındığını düşünüyorum. Mesele okul değil trafik. Allah korusun okula giden öğrencilerimiz okul yolunda kaza geçirse Karabük'teki gibi can kayıpları olsa ne yaparız. Bunun için Valilerimizi daha duyarlı olmaya çağırırız. Okul tatil oldu diye eleştirsinler ama keşke okul tatil olsaydı bu kaza olmazdı demesinler...

Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK okulların tatil edilmesine çok kızmış Efendim Rusya'da olsak hiç eğitim göremeyeceğiz demiş. Kimler Milli Eğitim Bakanlığı yapmış diyorum.Sayın Hüseyin ÇELİK'e bir çift sözüm var. Yahu Allah aşkına bir kendinize bakın! Acaba vekiller yani sizler ne kadar tatil yapıyorsunuz,daha doğrusu ne kadar çalışıyorsunuz hiç hesap ettiniz mi?

Çalışma saatlerinizin toplamı 110 güne tela kül ediyor. Yani günde 8 saat çalışsanız 365 günün 110 günü çalışmış sayılır. Yani kabaca 250 gün tatil yapıyorsunuz. Bir felaketten korunmak için okulların tatiline karışmayınız. Sonra EYVAH deseniz de çaresi yok. Siz biraz kendi tatilinizi kısaltın.

Allah bize felaketler vermesin. Karla mücadele ettiğimiz günler de, hayvanları da mutlaka düşünelim.

Sağlıcakla Kalın 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık