);*} KANI VE GENİ BOZUKLAR İŞ BAŞINDAYDI?
  • 18 Temmuz 2016, Pazartesi 8:48
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

KANI VE GENİ BOZUKLAR İŞ BAŞINDAYDI?

15 Temmuz 2016 Akşamı

 

15 Temmuz 2016 Cuma akşamı saat 22.30 sıraları yürüyüş için dışarı çıktım. Evim Nalçacı’da.. Bir dostum telefon edip, ‘ağabey İstanbul’da köprüler kapatılmış, askerler kapatmış’ dedi. Ankara’da da bazı şeyler oluyormuş. ‘Genel Kurmayın önü ambulans doluymuş’ dedi. Aklıma ilk gelen terör saldırısı oldu. Fransa’daki 84 kişinin öldüğü kamyon olayından sonra acaba yine ülkeme mi saldırıyorlar dedim. Biraz yürüdüm. Benim gibi emekli bir meslektaşım aradı. O televizyon seyrediyormuş, biraz da uyanık bir arkadaşım. Galiba birileri darbe yapıyor dedi.

Acele adımlarla eve gelip televizyonun başına geçtim. Evet! kanı ve geni bozuk bir gurup darbe yapmaya çalışıyordu. Türk Silahlı Kuvvetlerinin adını kullanıyordu. Kendilerini de YURTSEVER olarak tanımlıyorlardı.

TRT’de haber spikerine zorla okutturdukları metni görünce, bunun silahlı kuvvetlerin tamamının katıldığı bir darbe girişimi olmadığını anladım.

27 Mayıs 1960’ı hayal meyal hatırlarım. Babam rahmetli biraz siyasi olduğu için hatırlıyorum. Rahmetli Menderesin idam edildiği o zaman, ki HAYAT MECMUASI’na bende bakmıştım. Sonra 12 Mart 1971 Cuma günü verilen muhtırayı hatırlarım.

En sonda bizzat yaşadığım 12 Eylül 1980 darbesini hatırlarım. Yaşımız itibariyle darbeler konusunda tecrübe kazandık. Daha doğrusu DARBE yiye yiye darbenin ne olduğunu anladık.

15 Temmuz akşamı ortada darbe var gibi ama arkasındaki komutan veya komutanların isimleri yok. Zaman ilerledikçe olayın silahlı kuvvetler içinde bir gurup tarafından gerçekleştirilmeye çalışıldığını anladım.

KİM BUNLAR?

Eveeet! Bu darbe girişiminde bulunanlar kimler. Silahlı Kuvvetler içindeki FETULLAHÇI gurup. En önemlisi.. Ben  bile bu itlerin Silahlı Kuvvetler içinde bu kadar organize ve güçlü olduklarını hiç tahmin etmedim. Ama hemen şunu ifade edeyim. Bu darbe girişimini yapanlar hepsi FETÖ’cü değil.

Bir kere Ağustos 2016’nın ilk günlerinde yapılacak YÜKSEK ASKERİ ŞURA’da ki terfi edeceklerin belli olduğu, emekli edileceklerin belli olduğu bir ŞURA’dır. Yapılan açıklamalarda 1300’e yakın silahlı kuvvetler personelinin emekli edileceği veya Silahlı Kuvvetlerle ilişiği kesileceği söyleniyordu. Özellikle FETÖ’cülerin tasfiye edileceği belirtiliyordu. Yaklaşık emekliliklerine veya silahlı kuvvetlerden ilişiği kesileceğin 20 günlük bir süreleri kalmıştı. Bu işi gerçekleştirmeye çalışanlar kendilerinin hangi konumda olduğunu biliyorlardı.

Terfi edemeyeceklerini bilen üst rütbeliler ikbal için FETÖ’cü olmadıkları halde darbeye iştirak ettiler.

Zaten biz biliriz ki her kesimden seçilenler dahil çalışanlar dahil bir üst makama erişebilmek için her şeyi yaparlar. Yalan onlar için peynir ekmek gibidir. Bir de onların yalakaları vardır. Bu yalanları gerçekleşmiş gibi kamuoyuna duyururlar.

Darbeye iştirak eden bir diğer kesim alnı hiç secdeye değmemiş dine karşı olan ATEİST kesimdir. Bunların sayıları da silahlı kuvvetler içinde azımsanamayacak kadar çoktur. Öteden beri bunlar CUMHURİYET okurlar. Dinle alakaları olmadığı halde, inananların dini ile uğraşırlar. Bunlar en büyük duyguları sahte ATATÜRKÇÜ’lerdir. Kanları beş para etmez ama Atatürk’ün gölgesinden istifade ile yürümek isterler.

Darbeye iştirak edenlerin son gurubu ise korkunç bir RECEP TAYYİP ERDOĞAN düşmanı olan kesimdir. Bunlar Recep Tayyip ERDOĞAN’ın gitmesi için ülkelerini PKK’ya satabilirler. Hatta namusu olan değerleri bile…

İşte darbe girişiminde bulunanlar bunlardır.

15 TEMMUZ GECESİ…

Televizyonları takip ediyorum. FOX TV. Boğaz köprüsü üzerinden canlı yayın yapıyor. TRT dışındaki kanallar açık.z Sık sık NTV’ye de bakıyorum. NTV inanılmaz bir demokrasi mücadelesi veriyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’ın, eski Cumhurbaşkanımız Abdullah GÜL’ün, Başbakan Binali YILDIRIM’ın cep telefonu görüntüleriyle halka seslenişlerini duyuruyorlar. Halk sokakta. Bir ara oğlumla bende sokaktayım ama olan biten için gece yine eve dönüp televizyonun başına geçiyorum.

Gölbaşındaki polislerin özel harekat biriminin bombalandığını 17 polisimizin şehit olduğunu duyunca ve görünce gözlerime inanamıyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi F-16 ve skorsky helikopterleriyle bombalanıyor.

Emniyet Genel Müdürlüğünün Ankara’daki binası bombalanıyor.

Havalanını kapatan tanklar halkın üzerine sürülüyor.

Boğaz köprüsündeki askerler mevzi alıp başlarındaki komutanın emriyle darbeye karşı gelen halkın üzerine hedef gözetmeksizin ateş açıyor.

Kanım donuyor! Donuyor! Donuyor!

Hiçbir Türk askeri meclisi bombalayamaz diyorum. Askerler halkın üzerine ateş açıyor, yaralılar ve ölüler var.

Hiçbir Türk askeri TERÖRİST olmadıkça halkına ateş açmaz diyorum.

Çok geçmeden anlıyorum. Bunlar KANI ve GENİ bozuk neidüğü belirsizler.

Bu p.çlerin Genel Kurmay Başkanını ve Kuvvet Komutanlarını bazı üst düzey komutanları esir aldığını öğreniyorum.

Genel Kurmay Başkanımız Ütğm. Rütbesindeyken tanırım. Yiğit Türk subayıydı.

Evlatlara sesleniyorum. DUA edin diyorum. DUA edin Allah aşkına dua edin diyorum.

Bu arada telefonum sabaha kadar susmuyor. Bu konuda biraz uzman olduğumuzu bilenler telefona sarılıp benden bilgi almak istiyorlar.

Bir dostum bunu yapan FETÖ’cülermiş diyor. Bunların bu kadar güçlü olacağını tahmin edemedim diyorum.

Bu arada televizyon bir altyazı geçiyor. Diyanet işleri başkanı GÖRMEZ Camilerden sala verilmesini istiyor. Gece yarısı Konya semaları sala ve ezan ile çınlıyor. Dayanamıyorum sinirlerim boşalıyor. Ağlıyorum. Şehit haberleri geldikçe kahroluyorum. Bu olayın silahlı kuvvetler tarafından yapılmasını, halkın üzerine, polisin üzerine, meclisin üzerine ateş açılması kanıma dokunuyor.

Düşünebiliyor musunuz Genel Kurmay Başkanımızı esir alanlar ki bunlar Genel Kurmay Başkanımızın mesai arkadaşları, Hulusi AKAR paşamızın başına silah dayayıp, boğazını kemerle sıkıp, TRT’de yayınlanan bildiriye imza atmasını istemişlerdir.

Genel Kurmay başkanımız kurtulduktan bir süre sonra boğazındaki kemer izini kapatmak için kıyafet değiştirip, yaz günü boğazlı bir kıyafet giydiğini görüyoruz.

Zamanla darbecilerin gözetim altında tuttukları üst düzey subaylara neler yaptığını öğreneceğiz. Bu kanı bozuklar bakalım neler yaptılar.

DARBEYE KİM DESTEK VERDİ…

Bu darbenin ana kaynağı ABD ve CİA’dır. Mısır’da SİSİ’yi darbeyle iş başına getiren ABD, Türkiye’de de ajanları Fetullah Gülen’i iş başına getirip, ABD yanlısı bir yönetimle Türkiye ilişkilerini düzenlemeye çalışmıştır.

15 Temmuz tarihi bir tesadüf değildir. Zira 1-4 Ağustos’ta tasfiye olacağını bilenlerin en güçlü olduğu konumda bu darbeyi yapmak istemeleridir. Gazeteci Hüseyin Gülerce’nin ifadesiyle Fetullah Gülen, üst düzey komutanlarla irtibat kurup, gecikilmemesi gerektiğini, zira 1-4 Ağustos’tan sonra iş işten geçeceğini beyan etmiştir.

ABD Türkiye’deki darbe hareketini izlemiş, halkın tepki vermesiyle darbenin başarısız olacağını anlayınca gece yarısı hükümetin desteklenmesi kararını açıklayıp, darbe karşıtıymış gibi görüntü çizmiştir.

Bu arada darbeye hemen karşı koyan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’dir. Binali Yıldırım’ı arayıp destek vermiştir.

Ama bana göre diğer muhalefet partisi gecikmiştir. Halkın darbeye karşı koyup, sokaklara dökülüp, can vermeye başlaması, darbenin başarısız olacağının ortaya çıkması, geçte olsa birilerini darbeye karşı açıklama yapmaya zorlamıştır.

Aslında gizli gizli darbeye destek verip, sonucu bekleyen HAİN bir gurup darbenin başarısız olmasıyla hüsrana uğramıştır. Bunlar bu hain duygularıyla gömüleceklerdir.

Bazı üst düzey komutanlarda ikili oynamışlardır. Bir yandan darbecilere hoş görünüp ikbal beklemişler, sonucu görünce darbe karşıtı olmuşlardır.

Yazıma yarın devam edeceğim. Hepimiz sabırlı olalım. Allah korkusu yüreğimizde olsun. Esen kalın. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık