• 29 Mayıs 2018, Salı 7:34
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

HELAL OLSUN KATAR SANA…

Katar kendisine abluka uygulayan ülkelerin mallarını boykot ediyor. Katar ekonomi bakanının talimatına göre, ülkedeki dükkan sahipleri, Suudi Arabistan Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır ürünlerini derhal raflarından indirecek.

Talimatlara uyulup uyulmadığını görmek için müfettişler dükkanları denetleyecek.

Abluka uygulayan ülkelerin ürünlerinin üçüncü bir ülke üzerinden KATAR’a girişinin engellenmesi içinde önem alınacağı belirtiliyor.

İşte ülkelere zarar veren ülkelerle mücadele böyle olur. Lafla, mitingle, şunla bununla olmaz. Ya askeri güç kullanacaksınız, böyle bir şansınız yoksa bu tür uygulamaları yürürlüğe koyacaksınız. Katar devlet onurunu kurtarmıştır. Efendim ne etkisi olacak Katar’ın aldığı tavrın derseniz, karınca misali hiç değilse yolunda ölecektir.

BİZ NE YAPIYORUZ?

Evet problemli ülkelere karşı biz ne yapıyoruz. Diyelim Filistin meselesinden sonra İsrail’e tepki vereceğiz, ne yapıyoruz? Sosyal medya aracılığı ile arkadaşlar bana İsrail mallarının listesini gönderiyorlar. Bunları almayın, kullanmayın diyorlar. Liste bir hayli kalabalık. Eee ben bu listedekileri almayınca diğer ülkem insanlarının da bunları almadığına, kullanmadığına nasıl emin olacağım? Çare; Katar gibi yapmak. Bu iş baştan çözülecek. Devlet bu malları sattırmayacak. Sende amma laf söyledin diyeceksiniz, bir sürü anlaşma var, uluslar arası ekonomik anlaşmalar var falan filan diyeceksiniz… Eee o zaman konuşmayacaksınız. Lafla peynir gemisinin yürümediğini bileceksiniz. Kınamalarla, şiddetli kınamalarla, miting yapmakla hiçbir sonuç alınmayacağını sizler bileceksiniz, milletimize de anlatacaksınız. Laf dışında icraat yapacaksınız. El altından Filistinlileri silahlandıracaksınız.

İslam ülkeleri bir araya geldi de ne oldu? Hikaye…

YUNANİSTAN’A BAKIN…

Türkiye’ye karşı aldığı hasmane tutumu bilmeyen yoktur. Avrupa’nın şımarık çocuğu Yunanistan her seferinde Türkiye’ye karşı piyon rolünü gerçekleştirir. Türkiye’deki hain FETÖ darbe girişiminden sonra helikopterle Yunanistan’a sığınan Türk askerlerini iade etmemekle kalmayıp, onlara sığınma hakkı verecek kadar hain bir ülkedir. Biz terörle boğuşurken fırsatçılık yapıp Ege’de statüsü belli olmayan adacıkları, kayacıkları işgal eder. Peki biz buna karşı ne yaparız? Yine bol bol konuşuruz, Yunanistan’ı rahatsız edecek hiçbir davranış gerçekleştirmeyiz, bol bol kınarız. Yaptığımız tek şey, sınırı geçen iki yunan askerini casusluktan tutuklarız. Belki niyetimiz misilleme ve ileride takas olabilir. Ama adamların umurlarında bile değil.

ŞU 24 HAZİRAN BİR GELSE…

Ülkem seçime kilitlenmiş. Aceleye gelen bir seçim yaşıyoruz. Ülkem insanı sıkıntıda. Kutuplaşma anormal artmış. Tabii iktidar ve muhalefeti ile birlikte konuşmalar argoya dönmüş, hakaretler, iftiralar, yalanlar, gırla gidiyor. Hiç nereye gidiyoruz diyen yok. Döviz, altın almış başını gidiyor. Yine alın tersiz binlerce, on binlerce zengin yaratıyoruz.

Gelir dağılımındaki adaletsizliğin sanki yeni farkına varıyoruz. Vaatler havada uçuşuyor. Emeklilere şöyle vereceğiz, böyle yapacağız, hem iktidar hem muhalefet. Asker emeklilerinin aldığı ücret bakımından birbirlerinden adalet açısından çok farklılıklar olduğunu yıllardan beri dile getiriyoruz, dinleyen yok. Dinleseler de icraat yok.

Astsubayların emeklerine bir derece veriyorsunuz, subayların emeklilerine bunu uygulamıyorsunuz. Ben içinde olduğum için biliyorum. Her meslek gurubu kendi içindeki adaletsizlikleri bilir, dile getirir, çözüm üretilmez.

Sayın Cemil ÇİÇEK’in Meclis Başkanı iken, milletvekili emeklilerine yaptıkları yüzde yüze varan zam esnasında söyledikleri söz hala kulağımda. Efendim vekil emeklilerinin itibarı var demişti. Kimse vatandaşın onur, itibar ve gururunu onlara sormamıştı. Sayın Çiçek’in vatandaşı nasıl gördüğü bu sözlerle ortaya konabilir.

Bu ülkede en büyük sıkıntılardan birisi gelir dağılımındaki adaletsizliktir. Biri bir lokma yerken, diğeri 40 lokma yiyor. İşte bunun mutlaka düzeltilmesi lazım. Yüzdelik maaş zammı artışları çok kazanana çok, az kazanana az artış temin ettiği için sistem kendi içinde gelir dağılımını bozuyor. Makas gittikçe açılıyor. Olayı çok kazananların çözmesi gerekince, çözümsüzlük kendiliğinden geliyor.

Mesela emeklilere seyyanen dini bayramlarda 1000 lira verilecek. Adam emekli 1600 lira alıyor ona da 1000 lira. Adam vekil emeklisi 10 bin lirayı aşkın alıyor, ona da 1000 lira. Ne adalet değil mi? Az alana çok, çok alana az artış olması gerekmez mi? Olmuyor, işte olamıyor.

Neyse siyasilerin aklına vatandaşlar yeni yeni geliyor, şükürler olsun. Bakın inanılmaz bir adaletsizlikten daha bahsedeyim. Türk gencini zorunlu olarak askere alıyorsunuz, 12-15-18-20-24 ay zamanında askerlik yapmışlar. Vatana hizmet etmişler. Ceplerine komik denecek bir harçlık, aylık verilmiş. Adamın emekliliği geliyor. Devletim ona diyor ki; git askerliğini borçlan, onu da hizmetten sayalım. 18 aylık askerlik yapan birisi kabaca 7 bin lira devlete para yatırıyor. Yahu adam vatana hizmet etmiş. İşini gücünü bırakmış askerlik yapmış. Neden bu süreyi emeklilikte hiç ücret ödemeden emekliliğe saymazsınız? İşte garibanın hali.

Peki ya milletvekilleri nasıl emekli oluyor, komik vallahi komik hiç söylemeyelim.

İşte adaletsizliğin daniskası. Hiç ümitsizliğe kapılmayalım. İlahi adalet var ve zaman aşımı yok. Kimsenin yaptığı yanına kar kalmaz.

Esen kalın…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık