• 17 Ocak 2019, Perşembe 8:45
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

Haberiniz var mı?

TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİM ÖLMÜŞ…

Hani devletin malını hor kullanmama konusunda, devletin parasının çarçur edilmemesi konusunda karşımıza dikilen biri vardı. ‘TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİM’

İşte biz bundan çok korkardık. Zira devletin malı, parası söz konusu olduğunda uyarır, uyarılırdık. Zira hep Tüyü Bitmemiş Yetimin ‘HAKKI’ olurdu. Devletle ilgili yapacağımız her yanlış işte, bu tüyü bitmemiş yetimin hakkını gözetirdik.

İşte o manevi dünyamıza yerleşen, manevi bir duygu ve yaşamı ifade eden ‘Tüyü Bitmemiş Yetim’ sizlere ömür.

Peki o tüyü bitmemiş yetim ölünce ‘Hakkı’ ne olacak?

O da soru mu?

Görmüyor musunuz? O hak  çatır çatır yeniyor…

Devletin parasının ve malının ne halde olduğunu sözde görüyorsunuzdur herhalde.

Yani bir tartışma daha açmak isterim ama henüz erken derim. Ama yinede söyleyeyim;

Tüyü bitmemişin hakkını yemek helal mi? haram mı?

Helalin haramın birbirine karıştığı dönemde bu sorulur mu?

Haramın çatır çatır yendiği ve adına HELAL dendiği bir dönemi yaşıyoruz.

Babam rahmetlinin evlatları olan bizlere ‘Helal Lokma’ yedirmek için verdiği mücadeleyi biliriz.

Milli Güvenlik Dersine gidiyorum liselere…

Masaların üzerleri bıçakla öğrenciler tarafından kazınmış. Çeşitli yazılar yazılmış.

Öğrencileri ‘Tüyü  Bitmemiş Yetimin Hakkı’ ile tanıştırıyorum. Daha kaç neslin bu devletin sıralarını kullanacağını söylüyorum.

Devletin sırasını, masasını böyle hoyratça kullanınca ne zevk aldıklarını soruyorum. Hatta ilave ediyorum, ‘bir buçuk kebap yer gibi oluyorsanız kazabildiğiniz kadar, çizebildiğiniz kadar çizin, böylece mizansen olarak karnınızı doyurursunuz’ diyorum.

İlave ediyorum, ‘Sevgili öğrenciler evinizde de böyle masayı sandalyeyi sehpayı bıçakla kazıyıp bir şeyler yazıyor musunuz?’ diyorum. Çıt yok. Devletin malına bu saldırı nedendir bilinmez…

Bakın, Konya’yı örnek alın, devletin binaları atıl olarak işe yaramaz şekilde duruyor. Mevlana’nın orada iki bina, Bağ-Kur’un eski binası…

Bunlar bir iki örnek. Daha ne kadar atıl duracak belli değil.

Acaba yetkililerin bu binalar özel mülkiyetlerinde olsa böyle boş tutarlar mı? Satılan atılan devletin mallarını düşünün…

Devletin parasının en kolay harcandığı yerler devletin kuruluşları ve de özellikle belediyeler.

Ben Vakıfları ve Dernekleri de devlet statüsü gibi görürüm.

Vakıflardan, derneklerden haksız nemalanan insanları saymakla bitiremezsiniz.

Bir kısmı bu paraları yemiyor. Yani ‘ben haram yemiyorum’ diyor ama lüks deri koltuklara oturup, lüks arabalara binip, haramla oturup kalkıyorlar.

Şöyle günlük yaşantımıza bakalım. Birkaç örnek verelim kimse alınmasın…

Belediyelere bakıyoruz. Muhtarları devletin parasıyla hem de eşleriyle gezilere götürüyorlar.

Yine Belediyelerimiz gazetecileri Kudüs’e bile götürüyorlar.

Yemek, içmek cabası.

Devletin kurumları lüks arabalar alıyorlar, kiralıyorlar.

Şimdilerde de muhtarların Umre ve Hacca devlet eliyle götürülmesi hem de bin kişi olarak söz konusu…

Böyle olunca bizim mahallede muhtar aday sayısı patladı.

Niye muhtarlar? Valla onu da siz düşünün…

Siyasi partilerin seçim önceleri devletten aldıkları nakdi yardımlar. Beze, paçavraya, kağıda reklam için saçılan paralar.

Belki konu dışı, aklıma geldi. Hani şu meclisimizin çok ucuza, çok kaliteli yemek yediren lokantaları var ya… İşte biz bunları her yere istiyoruz. Bırakın millet bahçelerini, kıraathaneleri… Bize bu meclis lokantalarından lazım.

Bu işi iyi beceren ve çok ucuza yemek yediren bu lokantaları işletenler bizim buralara da gelsin.

Yine güncel bir olay; POŞET meselesi. AVM’ler poşeti 25 kuruştan satacaklar. ‘Efendim doğayı koruyacağız’ diyorlar. Laf olsun torba dolsun. Her yer, plastik, naylon, pet şişe dolu… Ama işte dostlar alışverişte görsün.

Hani sigarayı her yerde yasaklayıp, daha zararlı olan NARGİLE’yi gençlere sunan zihniyete ne demeli? Ülke nargile salonları ile doldu. Buralara özenti aldı başını gitti.

Şimdi devletimiz, belediyelere poşet yerine bez torba üretmeye yöneltti. Hani belediyelerin görevi bu ya…

Konya Büyükşehir Belediyemizde bu işe soyundu. Bir milyon bez torbadan bahsediliyor. Bu torbalar ücretsiz dağıtılacaksa hele üzerinde belediye reklamı olacaksa buna tüyü bitmemiş yetim ne yapsın…

Paraları çoğu belediye betona gömüyor. Hanımlar Lokali, Emekli Lokalleri  v.b. sosyal yerler.

Bakın ben burada bazı harcamaları yazmaktan sıkılıyorum.

Öyle bir hale geldik ki veren de memnun, alanda memnun, yiyen de memnun.

Ha bunlar helal mi?

İşte rabbim Kur’an dan bir ayeti aklıma geliyor. Hem de her Cuma hutbesi sonrası tekrar edilen bir ayet, ‘Düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.’

O zaman iyi düşünün… Devletin işi bitince, devletin mumunu söndürüp, kendi mumunu yakan Hz. Ömer’i unutmayın.

Bütün bu olumsuzlukları gören, Tüyü Bitmemiş Yetim artık nasıl yaşasın. Öldü o öldü…

O ölünce ne mi oldu? Devletin malı ‘DENİZ’ oldu.

Hepimize sağlıklar helal kazançlar diliyorum.

Esen kalın…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Songul Songul 04.08.2019 19:19

Ruhu Şad Olsun

YAZARLAR

tümü
yukarı çık