• 08 Aralık 2015, Salı 9:09
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

GÜZEL ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM?

Mevlana’yı anma törenleri haftasındayız. Hz. PİR’imizi 742. kez anacağız. 7-17 Aralık tarihinde gerçekleşecek bu anma törenleri…

Bende bu sürede olumsuz hiç bir şey yazmayacağım. Hatta olumsuz hiçbir şey düşünmek bile istemiyorum.

İçimizdeki PUTİN’lere bile bir şey demeyeceğim. Şeytana teslim olmuş teröristleri, siyasi uzantılarını bile bu sürede lanetlemeyeceğim.

Reklam için yapılanmış, az iş çok konuşma, çok reklam zihniyetini daha doğrusu PİRE KADAR hizmet, DEVA KADAR reklam yapan belediyelerimizi bile eleştirmeyeceğim.

Zira 7-17 Aralık arası Hz. Mevlana’nın hoşgörüsüne sığınıp, hoşgörüye sahip olmak istiyorum.

Dedim ya bırakın eleştiri yapmayı, olumsuz bile düşünmek istemiyorum. Bu arada internetten öğrendiğimi sizinle paylaşmak isterim. Olumsuz düşünmek, vücudun bağışıklık sistemini çökertiyormuş. Bende inanıyorum.

İsterseniz bu yazıyı biraz felsefik yazıya dönüştürelim.

Hepimizin doğum tarihi üç aşağı beş yukarı bellidir. Yani doğum tarihimizi biliriz. Ama öleceğimiz tarih yaradanımızın tasarrufundadır. Yani ne zaman öleceğimizi Allah bilir. Yaradanımız insanlara doğum tarihi belli, ölüm tarihi ise bilinmeyen bir zaman diliminde yaşam vermiş. En uzun yaşayanlar 120 yıl falan yaşıyor. Ortalama insan ömrü bana göre 65-70 arası, memlekete göre de değişiyor. Yani dünyaya kazık çakacak yok. Bize çok uzunmuş gibi gelen bu KISA ömrü iyi değerlendirmek lazım. İnsan hayatında KEŞKE kelimesi ne kadar az ise insan o kadar başarılıdır diyebiliriz.

Şu kısa ömürde, kalp kırmak, küsmek, kavga etmek, mala tapmak, ibadeti terk etmek, dini vecibeleri yerine getirmemek, hoşgörüsüz olmak iyi bir şey mi? Vallahi değmez. Kimimiz birbirimize mal için küsmüşüz, kimimiz para için harama el uzatıp günahkar olmuşuz. Ne olur hepimiz güzel düşünsek, güzel ahlaklı olsak, başkalarını rahatsız edecek davranışlardan kaçınsak ne olur.

Ama olmuyor. Kin, nefret intikam duygusu benliğimizi yiyip bitiriyor.

İnsan yaşlandıkça daha duygusal oluyor. Şükürler olsun hayatımda KEŞKEler ok az. Rabbime şükür birinci felsefemdir. Kolay kolay BEDDUA etmem. Çok sık DUA ederim. Beni yaralayan insanları da hep rabbime havale ederim. Ha! Yanlış anlaşılmasın ne dört dörtlük bir kulum nede dört dörtlük bir insanım. Sinirlenirim, üzülürüm, bazen sesimi yükselttiğim hatta küfrettiğim bile olur. Tövbe silahına sarılırım. Herkesin benim gibi düşünmesi mümkün değil. Kimi zaman bir şeyleri kafama takarım. Karşımdakilere, konuştuğum insanlara, arkadaşlarıma, dostlarıma hep pozitif enerji veririm. Felaket tellallığı yapıp, karşımdakileri karamsarlığa itmem. Yani anlayacağınız rabbimin bana verdiği ömrü iyi değerlendirmek isterim.

Evlatlarıma da her zaman şunu söylerim: ‘Ben öldükten sonra beni kötüleyecek insanların sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Üç-beş kişidir. Onların da menfaatlerine, haramlarına dokunmuşuzdur. Eğer ben öldükten sonra beni kötüleyenlerin sayısı fazla ise o zaman sizde bana Fatiha göndermeyin’ derim.

Kulum, günahkarım, ama benim bir rabbim var. Ne kadar günahkar olursak olalım elimizi açıp duaya başladık mı yanımızdadır. Rabbim ayetinde kendisi söylüyor, “Ben size şah damarınızdan daha yakınım” diye… ‘Bana dua edin, dualarınızı kabul edeyim, Bana tövbe edin, günahlarınızı affedeyim’ diyor. Böyle yüce bir rabbimiz var. Bazen birbirimizi kırıp, birbirimizin yüzüne bakacak durumda olmayız. Ama ne kadar büyük günah işlesekte biz elimizi açıp rabbimize dua ederiz. Oda kullarını hiç dışlamaz…

İsterseniz Hz. PİR’in 7 öğüdünü bir hatırlayalım:

*Başkalarının Kusurunu Örtmede GECE GİBİOL.

*Tevazu ve Alçak Gönüllülükte TOPRAK GİBİ OL.

*Hiddet ve Asabiyette ÖLÜ GİBİ OL.

*Şefkat ve Merhamette GÜNEŞ GİBİ OL.

*Cömertlik ve Yardım Etmede AKAR SU GİBİ OL.

*Hoşgörüde DENİZ GİBİ OL.

*YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN YADA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL.

Acaba bu 7 öğüde ne kadar uyuyoruz. Vallahi işimiz zor. İyi insan olmak çok zor.

Yine bir şeyi sizlerle paylaşayım: Üçler Mezarlığında hoca efendilerin kabrini ziyaret ettim. Mezarlık ziyareti çıkışında aralardan dolaşıp çıkış kapısına gelirken bir mezar taşı gözüme ilişiyor. Her halde evladı yazmış babasına; ‘ŞU YALAN DÜNYADA YALAN SÖYLEMEDİN’ diyor. Ne güzel bir söz ve ne güzel bir baba…

Allah’ım hepimizi doğruluktan ayırmasın. Beynimizden kötü düşünceleri silip, şeytana uydurmasın. Şu KISA ömrü yaraşır bir şekilde geçirelim. DUA ve SELAM ile Esen Kalın…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık