);*} BUGÜN VARIZ, YARIN OLMAYABİLİRİZ…
  • 27 Aralık 2018, Perşembe 8:18
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

BUGÜN VARIZ, YARIN OLMAYABİLİRİZ…

Evet bugün yaşıyoruz. Yarının ne olacağını kestirmek mümkün olmasa gerek.

Yeni bir yıla girmemize sayılı günler kaldı.

Kaldı kalmasına da yeni yılı görmeden aramızdan ayrılacak çok kişi olsa gerek.

Doğumla-ölüm arasında geçen süre adına ÖMÜR diyorlar.

Kimi çok genç aramızdan ayrılırken, kimi de çok yıllar hatta bazen, yüz yılı aşkın yaşıyor.

Ömür kısaltan şeylerden uzak durmak lazım.

Bunların başında stres ve sıkıntı, üzüntü geliyor.

‘Bazen aklıma hiç derdi olmayan insan var mıdır ki?’ diye geliyor.

‘Yoktur’ diyorum sonra. Zira insan kendine dert edecek bir şeyi bulur.

Bazen dertlisinizdir ama sizden çok beter dertli olanlar, keşke sizin derdiniz bende olsa der.

Hani şair demiş ya, ‘Senin derdin dert midir benim derdim yanında’ demiş.

Yine şair, ‘Dert bir değil, elvan elvan’ demiş.

Yine şair, ‘Derdimi kimlere desem, başım alıp nere gitsem’ demiş.

Yine bir şair, ‘Dertleri zevk edindim, bende neşe ne arar’ demiş.

Bu konuyla ilgili daha öncede yazmıştım.

Bir konuyla ilgili daha önce de yazmıştım.

Bir yakınımın vefatı beni yine bu konuya döndürdü.

Acaba öleceğini bilmeyen var mı? Olabilir mi?

Yaradanım, ‘Her nefis ölümü tadacaktır’ demiş.

Peki öleceğimizi bile bile nedir bu tamah, aç gözlülük, hırs, kalp kırma…

Daha güzel yaşama şansını yakalayabilir miyiz?

Üstat Necip Fazıl’ın deyişine bir bakın:

‘Verende o, alanda; Nedir senden gidecek? Telaşını görende can senin zannedecek!’

Adeta emanet bir can taşıyoruz.

Diyoruz ya, hayatın sonu için ‘Allah emanetini ne zaman alır bilmeyiz’ diyoruz.

İnsanoğlu bazen o kadar aç gözlü oluyor ki, ölümün kendisini bulacağını bilmiyor.

Yığıyor malı, gözü doymuyor.

Sanki mübarek öbür tarafa götürecek.

Bununla ilgili de bir hikaye anlatılır.

Baba zengindir, oğullarını toplar vefat edeceğini anlayınca vasiyet eder.

- Beni çoraplarımla gömün!

Birde mektup bırakır.

- Beni defnettikten sonra bu mektubu açın. Der…

Adam vefat eder. Oğulları babayı defnedecek hocaya babanın vasiyetini hatırlatıp, ‘Babamız çoraplarıyla gömeceksiniz’ der.

Hoca bu durumu kabul etmez. Münakaşa çıkar. Araya ahali girer. Hocadan yana tavır koyarlar ve ölünün çoraplarını çıkarıp, yıkayıp hoca öyle defneder.

Çocuklar eve gelip, babalarının dediği mektubu açarlar. Babaları oğullarına şöyle hitap eder;

- Gördünüz ya oğullarım, bu dünyadan bir çift çorabı bile öbür tarafa götüremedim der.

Aslında bu dünyadan öbür tarafa götüreceğiniz yaptığınız iyilikler olmalıdır.

Ya kötülüklerle yoğrulmuşsanız, kalp kırmışsanız…

Aslında insan bunları düşünmek bile istemiyor.

Gelin geç sayılmaz, hepimiz güzellikler düşünelim, güzel şeyler yapalım.

En önemlisi kalp kırmayalım.

Dinimizde de çok günah kalp kırmak.

Bazen bu hatalara bizlerde düşüyoruz.

Takıntılı kötü huylarımız var.

Kızgınlığım geçiyor, ama kırgınlığım geçmiyor vallahi…

Bu konuda kendimle mücadele ediyorum.

Olmuyor, bu kırgınlık cam kırığı mübarek.

Paraları bir araya getirsen de olmuyor işte…

Bir şeye kızıp da, kırılmışsam kötü bir huyum.

Bir söz veriyorum. İterseniz buna karar deyin…

Hani rahmetli Kayahan diyordu ya:

‘Bir yenim ettim dönemem’ diye…

Benimkisi işte öyle bir şey.

Memnun değilim bu huyumdan.

Ama kızgınlığınız hiç beklemediğiniz yerden gelirse, işte bu kırgınlığa dönüşüyor.

Yahu mübarek bu dünyaya kazık mı çakacağız,

Hepimizin sonu belli…

Kendini hiç ölmeyecek sananlara da bir hikaye gönderelim.

Biliyorsunuz pilot yetiştirilirken, yanında bir hoca ile uzun süre uçarlar. Sonra hoca, öğrencisinin yeterli seviyeye geldiğini anlayınca onu yalnız uçuşa gönderir.

Hoca, öğrencisine, yarın yalnız uçacaksın der.

Öğrenci yalnız uçuşa çıkar, hocası yerde, telsiz irtibatı var. Her şey normal, inişe geçilince öğrenci bir türlü inemez. Birkaç kez inmeye yeltenir, pas geçer başaramaz.

Yerdeki hocasını arayıp,

- Hocam ben inemiyorum der.

Hoca öğrencisine,

- İnersin, inersin korkma, şimdiye kadar kimse havada kalmadı der.

Ey insanoğlu, unutmayın dünyada kimse kalmadı, doğacak, yaşayacak ve ölecek.

Unutmayın olur mu?

Kalın sağlıcakla…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık