• 13 Mart 2019, Çarşamba 8:25
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

BUGÜN 13 MART…

Bahsedeceğim yıl 1971. 13 Mart 1971 Cumartesi. 12 Mart Muhtırasının verildiği günün ertesi.

Konya’da yaşanan bir afetten bahsediyorum. Bizzat yaşadığım ve ölümden döndüğüm iklim olayından.

Her yıl 13 Mart’ta yazmaya çalışırım. Demiştim ki; Yaşadığım ve yazdığım sürece Konya’nın yaşadığı bu afeti her yıl aynı tarihte dile getireceğim.

Geçmiş yıllarda bu konu ile ilgili yazdığım 13 Mart tarihli bir yazıyı KONYARESİM facede yayınlayarak yeniden gündeme getirdi. Geniş kitlelere olaşan bu yazım o günü yaşayan, bilenlerin yorumlarını da dile getirdi. Yıllardır irtibatımın olmadığı veya o günü yaşayıp sonra ebediyete uğurladığımız kişilerin evlatlarıyla da olsa bir haberleşme imkanı bulduk. KONYA RESİME sosyal medyadaki bu paylaşımından dolayı teşekkürü borç bilirim.

Konu Merhaba Gazetesinden Halid Şen kardeşimin de dikkatini çekmiş. Arayarak bir röportaj ricasında bulundu. Kabul ettim. Youtubede yayınlanacak bir röportajı gerçekleştirdik. Sonradan kendi anlatımıma bakınca, o günün heyecanını yaşadığımın farkına vardım. Halit kardeşimin güzel çalışmasıyla ortaya profesyonellere taş çıkartan bir söyleşi çıkmış. Bana bu fırsatı verip, ölümden döndüğüm günü ölümsüzleştiren Halid Şen kardeşime de teşekkürü borç bilirim. Halid kardeşim, o günlere ait gazete arşivlerinden 67 kişinin öldüğünü tespit etmiş. O yıllarda medya imkanlarının kısıtlı, ulaştığı yerlerin sınırlı olması sebebiyle ölü sayısının daha fazla olması gerektiğini düşünüyorum. Halid kardeşimde aynı düşüncede.

Bu kadar giriş yazısını yazınca olayı bilmeyen o yıllarda Konya’da olmayan veya yaş itibariyle olayı yaşama ve öğrenme imkanı olmayanlara Konya’daki AFET’i hatırlatalım diyorum.

13 Mart 1971 Cumartesi Konya. Öğleye kadar resmi olarak mesai var. Okullarda öğleye kadar açık…

Meram Ortaokulu son sınıf öğrencisiyim. Evimiz Konya Zindankale’de. Babam istasyonda çalışıyor. Onun eve gelişini bekliyorum. Harçlık alıp sinemaya gideceğim. Hava kapalı, hiçbir sıkıntı yok. Babam geliyor, para talep ediyorum. Babam parayı verirken, oğlum havanın durumunu hiç beğenmiyorum. Hava sanki patlayacak diyor. Yeni yeni 3-5 kar atıştırıyor. Babama kar yağsa ne olacak ki deyip harçlığımı alıp sinemaya yöneliyorum. Bize yakın Zafer’deki FERAH sinemasının filmini beğenmeyip, evimize oldukça uzak çarşıdaki öğretmen evine yakın ŞAHİN sinemasına gidiyorum. Şimdilerde yerinde iş merkezi var. 

Film seyrederken elektrikler kesiliyor. Bekliyoruz. Elektriklerin gelmeyeceğini öğreniyoruz. Sinemadan çıkınca olayın büyüklüğünü anlıyoruz. İnanılmaz bir tipi var. Göz gözü görmüyor. Tipi çok şiddetli ve fasılasız olduğu için nefes alamıyorsunuz. Bu yüzden fırtına ve tipinin şiddetinden donarak ölümlerin yanı sıra nefes alamayıp boğularak ölenlerin sayısı da fazla idi. Keşke, o devirde video imkanı olabilseydi de bu afatı görüntüleye bilseydik.

Sinemadan eve geliş hikayemi her yazımda ve Halid kardeşimdeki söyleşide teferruatlı anlattım.

O gün yaşanan bir mucize gibiydi. Her zaman rabbimin bana bir lütfu olarak düşünürüm. Hani derler ya anlatılmaz yaşanır diye. Aynen öyle, anlatırsınız, öyle bir facia yaşamayanlara inandırıcı gelmez.

Bir konuya da değinmeden geçemeyeceğim. İlk olarak evlerine sığındığım, o zaman rahmetli olmuş babamın dayısının oğlu Mehmet Toran, eşi Fatma Toran, anneleri Sıddıka Toran ve birlikte sinemada bulunduğum Niyazi Metin Toran’ın aziz ruhlarına rahmet diliyorum. Beni en çok üzen, sinemadan birlikte çıkıp, farklı yollardan evlerine ulaştığım Niyazi Metin Toran’ın Ankara DMMA öğrencisi iken, hayatının baharında bir bayram arifesinde Konya’ya gelen ve muhacir pazarı civarındaki çocuk yuvasını ziyaret edip, onlara hediyeler veren ve arkadaşının arabasıyla dönüşte Muhacir pazarı göbeğinde 1979 yılında geçirdiği feci kazada kaybedişimizdir.

Henüz 20 yaşında aramızdan ayrılan Metin kardeşime de Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. Kabirleri cennet bahçelerinden bir bahçe olur inşallah.

Tekrar ediyorum. Yaşadığım ve yazdığım sürece her yıl 13 Martta bu faciayı dile getireceğim. Rabbim bizleri böyle afetlerden korusun.

Kalın sağlıcakla…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık