• 28 Ağustos 2015, Cuma 0:00
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

BRAVO SAYIN TUĞRUL TÜRKEŞ

Seçim hükümetinde yer almayı kabul etti. Seçim hükümetini kurmakla görevlendirilen Ahmet DAVUTOĞLU, 1 Kasım 2015’de yapılacak seçim için Anayasa gereği, Meclis Başkanının belirlediği Partilere göre sayıyla partilerin kapısını çaldı. CHP ve MHP bu Anayasal Görevi ellerinin tersiyle itip, seçim hükümetinde yer almayacaklarını partilerine teklif yapılmamasını istediler. Seçim hükümetini kurmakla görevli Ahmet DAVUTOĞLU Anayasal zorunluluğu yerine getirip, partilere teklif götürdü… HDP daha önce seçim hükümetinde yer alacağını açıklamıştı. CHP ve MHP Genel Başkanları (Lider demiyorum) daha önceleri Anayasayı dillerinden düşürmezler ve sık sık tek uğraşları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’ı Anayasal çizgiye davet ederlerdi. Ama görüldü ki kendilerinin Anayasa ile alakası yok. Anayasal bir görevin yerine getirilmesine tahammülleri yok. Başkalarını Anayasaya uymaya davet edeceksiniz ama kendiniz uymayacaksınız. Sevsinler sizi…

CHP ve MHP’den görev teklif edilenlerden bir yiğit çıktı! Tuğrul TÜRKEŞ. Kimseyi iplemedi. Konu vatan olunca siyasi kimliğini, parti menfaatlerini bir tarafa bırakıp babasının oğlu olduğunu gösterdi. Bravo Sayın Tuğrul TÜRKEŞ Bravo… MHP’nin tabanı da sizden bunu bekliyordu. MHP içindeki menfaat gurupları ne kadar yaygara yaparsa yapsın, bu kervan yürüyecek.

Sayın BAHÇELİ, yine hamasi konuşmalarıyla neler söylüyor neler… Zaten bu konuşmaları dışında bir icraatı yok… Memleket yanıp tutuşurken onun derdi özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’dı…

Ülkem terörle boğuşurken sağduyu sahibi insanların düşündüğü, AKP ve MHP tabanlarının da istediği AKP-MHP koalisyonunu Sayın BAHÇELİ yok etti. Herhalde BAHÇELİ’nin düşündüğü, ‘ülke terörden yansın, yıkılsın vurulsun biz seyredelim bu şekilde AKP zayıflar, bizde fırsattan istifade ederiz’ olsa gerek… Sayın BAHÇELİ Cumhurbaşkanı ve Hükümetle DEVLETİ karıştırıyor. Cumhurbaşkanı ve Hükümet çöksün derken Devletin yıprandığını bile göremiyor. Ama PARALEL YAPI gibi, bir Tayyip Erdoğan düşmanlığı girmiş aklına BAHÇELİ’nin. Adı DEVLET olup, devletten bu kadar uzak bir Genel Başkan MHP’ye yakışmıyor.

Sayın BAHÇELİ Tuğrul TÜRKEŞ’i suçlarken üstü kapalı hakaret içeren sözlerinde Tarihi de işaret ediyor. Bizde kendisine tarihten bir demet sunalım. 90’lı yılların sonu. Rahmetli Bülent ECEVİT’in DSP’si, Mesut YILMAZ’ın ANAP’ı ve Devlet BAHÇELİ’nin  MHP’si koalisyon kuruyorlar. 1999 Büyük Depremi oluyor. Koray AYDIN MHP’den Bayındırlık Bakanı. Koray AYDIN’ı niye zikrettim: Adı daha sonra yolsuzluklarla anılıyor. Yüce Divan’da aklanıyor. Gerçi Yüce Divan’dan herkes aklandı… Daha sonraki yıllarda Bahçeli ile Koray AYDIN’ın yıldızları hiç barışmıyor. Koray AYDIN Genel Başkanlığa aday oluyor ama engelleniyor. Koray AYDIN’cı İl Başkanları görevden alınıyor. Şimdi ne oldu da Bahçeli ile Koray AYDIN kanka oldular onu bilmiyorum.

Gelelim esas konuya. DSP-ANAP-MHP koalisyonuna. Rahmetli Ecevit’in eşi Rahşan Ecevit MHP ve Bahçeliye inanılmaz hakaretlerde bulunuyor, Bahçeli’den tık yok… Koalisyon da çatlak sesler çıkınca SEÇİM gündeme geliyor. Bahçeli ‘seçim yok’ diyor. Diyor ama yine kendisini tekzip edip ‘3 KASIM 2002’de seçim var’ diyor. Aklınca baskın tarzında seçim yapacak ama AKP’nin önünü açtığının farkında değil… 3 Kasım 2002 seçimi, AKP’nin zaferiyle sonuçlanıyor. Ak Parti tek başına iktidar oluyor. Zaten iki parti barajı geçiyor. MHP, ANAP, DYP barajın altında kalıyorlar. Devlet Bahçeli, baraj altı sorumluluğunu üstleniyor ve parti genel başkanlığından ayrılacağını söylüyor. Aynı şekilde ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz ve Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Hanımefendi Tansu ÇİLLER genel başkanlıktan ayrılacaklarını söylüyorlar. Tansu ÇİLLER etek ceket giyen ve rahmetli ERBAKAN’la Ecevit hükümetinden önce hükümet olan bir Genel Başkan… Mesut YILMAZ ve Tansu Hanım verdikleri sözün arkasında durup parti başkanlığından ayrılırlar. Sözünde durmayan tek kişi Sayın Devlet BAHÇELİ’dir. ‘Taban beni istiyor’ ayaklarında mızıkçılık yapar ve kendini yeniden Genel Başkan seçtirmek için elinden ne gelirse onu yapar. Genel Başkan olabilecek kişileri pasivize eder. Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ, Meral AKŞENER ve son olarak Sinan OGAN bunlardan birkaçıdır.

Ha unutmadan söyleyelim idam cezasının kaldırılıp APO’nun idamdan kurtulmasına sebep olan kanunun altında Ecevit Hükümeti zamanında Sayın BAHÇELİ’nin de ismi ve imzası vardır. Siz onun İp atıp; ‘APO’yu asın’ diye AKP’ye sataştığına bakmayın, idamı kaldıran kendisidir.

7 Haziran 2015 seçimlerinde PKK’nın partisi ile Bahçeli’de 80 milletvekili çıkarır. Bunu bir zafer zanneder. Kendisine halkın ANAMUHALEFET görevi verdiğini falan söyler. AKP’nin kimlerle koalisyon kuracağının aklını verir, gazel okur. Ama bilir ki İstanbul gibi bir METROPOL’de bile HDP’nin oy sayısı olarak gerisinde kalmıştır. 1 Kasım 2015 yeniden seçim var. Tarih tekerrürden ibarettir. 2002 3 Kasım’ı hatırlatıp Tuğrul TÜRKEŞ’e hayırlı olsun derim.

Esen kalın…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık