• 26 Haziran 2015, Cuma 0:00
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

BELEDİYELERİN RAMAZAN ETKİNLİKLERİ VE HELAL HARAM KAVRAMI...

Belediyeler ramazan ayında etkinlik yapmayı kendilerine görev addetmişler. Bunu da gelenek haline getirmişler. Tabi bu etkinliklerin bir maliyeti olmalı bazı yıllar uçuk ücretler ödeyerek dini sohbetler yapan şahıslar getiriliyor. Maalesef belediyelerimiz en kolay para harcayan kurumlar haline geldiler.

  Bu ramazan ayında Selçuklu Belediyesi yanılmıyorsam radyocu bir sunucuya iftar programı yaptırıyor. Bu programı kon tv canlı yayınlıyor. Geçtiğimiz cumartesi günüydü yanılmıyorsam. Bu iftar programın konukları Ak Parti Konya Milletvekilleri Mehmet Ağralı ve Hüsniye Erdoğan dı. programı hayretle izledim. İftar programıyla milletvekillerinin ne alakası var?. Tabi bu insanlar bu mübarek günde siyaset yapıyorlar. hanımefendi milletvekili nin konuyu başörtüsüne getiriyor. Eski başörtülü milletvekillerine teşekkür ediliyor. Kendilerinin önünü açtığı için...

İftara çok yakın saatlerde bu iki vekilin konuşmasını izledim. Bir zamanlar birilerinin her yerde başörtüsü yasağını getirerek prim yapmaya çalıştığını görmüştük. Şimdide birileri başörtülü oldukları için prim kazanmaya çalışıyorlar. seçimlerden bir kaç gün önce yine Konya milletvekili seçilen  Leyla Usta hanımefendinin gazetelere yansıyan açıklamalarını okuyorum. Konu yine başörtüsü yok efendim Cerrahpaşa Tıpta 300 başörtülü öğrenci varmış bir gecede bu sayı 150'ye inmiş felan... Birileri bu hanımefendiye Başörtüsü meselesinin bittiğini, vekil olarak nasıl hizmet vereceklerini, projelerinin neler olduğunu anlatmalı.

Yanlış anlaşılmasın. Başörtüsü yasağına en büyük tepkiyi her platformda veren biriyim. Başörtüsünden ve baş açıklığından nemalanmaya karşıyım. Aklıma gelmişken de içimden geçeni söyleyeyim. İnşallah erken seçim olur ve özellikle iktidar partisi şu adaylarını yeniden gözden geçirir.

Konu neydi nerelere geldik...

Diyorduk ki belediyeler Ramazan etkinlikleri altında yaptıkları faaliyetlere büyük paralar ödüyorlar.

Büyükşehir belediyemiz bir ETKİNLİK BÜLTENİ broşürü yayınlamış. halka dağıtıyor. hatimli teravih ile Enderun usulü  Teravih namazı etkinlik içine dahil olmuş. Gülermisin ağlarmısın ...

Daha kötüsü belediyemizin diğer etkinlik programlarının başlama saati 22:30. Yani teravih namazı vakti. İnsanlar ya teravih namazına gidecek, yada etkinliklere katılıp teravih namazı kılmayacak. Teravih namazı saatine etkinlik koymak, teravih namazlarını da etkinlik içine almak ancak bizim belediyelere yakışır.

Gelelim işin diğer boyutuna. Belediyelerimiz  mahalle İftarları veriyorlar. Yahu siz kimin parasıyla kime iftar yemeği veriyorsunuz? Tabi bazı kamu kurumlarının da Belediyelerden farkı yok. Onlarda devletin parasıyla iftar yemeği veriyorlar.Geçtiğimiz pazartesi köşe yazımı vermek için gazeteye uğradım. Kamu kurumunun ertesi gün iftar yemeği olduğunu söylediler. Katılamayacağımı söyledim. Dedeman Otelde... Prensip kararı aldım. Daha doğrusu bu karara ,inancımı zorladı. Kamu kurumlarının, belediyelerin, kurum ve kuruluşların, vakıfların, sivil toplum kurumlarının yemekli hiç bir toplantısına katılmayacağım. Tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan parayla iftar yemeği verenlere ne diyebilirim ki... Üyelerinden  topladığı aidatla ona buna iftar yemeği veren kurum ve kuruluşlara da bir şey diyemem.

Ha! Beni şahıslar davet edip kendi ceplerinden harcıyorlarsa davete icazet ederim. Kamu kurum ve kuruluşlarının, belediyelerinde iftarlarını ilgililer  kendi ceplerinden versinler helal olsun deyip onların davetlerine katılırım.

Bu kurum ve kuruluşlar belediyeler, fakir fukaraya bir şeyler yapsın kılımız kıpırdarsa namerdiz. Ama devletimin parasıyla hakkı olmayanlara ihtiyacı olmayanlara yemek vermek ne derece doğrudur.

Eskiden  kalma siyasi bir bozukluk olan, devletin parasıyla reklam kokan bu davranışların helal-haram kavramıyla değerlendirilmesi gerekir.

Bu konuda belediyelerimiz işi iyice siyasete dökmüşler. mahalle muhtarlarına yurt içi seyahatler, gazeteci, yazar çizerlere Karadeniz gezisi v.b... Yahu siz bütün bunları kimin parasıyla yapıyorsunuz? Bu gezilere katılanlara, bu yemekleri yiyenlere ne demeli...

Şair ne güzel demiş hani yağma şiirinde... "Yiyin efendiler yiyin, aksırıncaya tıksırıncaya kadar yiyin " Müftülüğe de bir görev düşer. Acaba devletin parasını bu şeklide kullanmak helal mi? gerçi dükkan kiralayıp, kermes adı altında ticaret yapıp vergi ödemeden, kazanç temin edenlere, başkalarını mağdur eden bu ahlaka hiç ses çıkarmayıp fetva vermeyen müftülüğün buna da bir şey diyeceğini düşünmüyorum.

Konuyu bir dini hikaye ile tamamlayayım. Belki birileri daha duyarlı olur.

Hz. Ömer vefat etmiş oğlu babasının rüyasına girmesi için her gün dua etmiş. 40 gün sonra Hz. Ömer oğlunun rüyasına girmiş. Oğlu: Baba 40 gündür seni rüyamda görmek için dua ediyorum nerelerdesin?

Hz. Ömer:" Oğul! Fıratın kenarında kaybolan bir koyunun hesabını 40 günde anca verdim. Bu yüzden rüyana giremedim" der.

Allah bizi doğru yoldan helal rızıktan ayırmasın.

Esen kalın


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık